KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Dosya no
- 2021/669
- Karar no
- 2025/356
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/11/2020
- Numarası
- 2019/605 Esas, 2020/790 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.112 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili; davacı yanın ambalaj kutusu imal edip sattığını, davalının isteği üzerine üretilen ambalaj kutuları için düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi ve bu hususta tebliğ olunan ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine davalı aleyhine Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili: müvekkilinin esasen dava dışı ...-...-... isimli firma ile çalıştığını, söz konusu firmanın "işlerinin yoğun olması nedeniyle,mağdur etmemek için imalatı başkasına yaptıracaklarını, faturanın başka kişiler tarafından düzenleneceğini" bildirdiğini,
süregelen iş ilişkisinin verdiği güven ile iş bedelinin her zamanki gibi dava dışı firmanın satış elamanı olan ...'ya elden teslim edildiğini, ancak bu şahsın parayı faturayı kesen davacılara teslim etmediğini, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece 27/11/2020 tarihli karar ile; davalının, davacının dava konusu faturadan kaynaklanan alacağını dava dışı ...'ya ödediğini, ... isimli kişinin bu parayı davacıya teslim etmemesinden kendisinin sorumlu tutulamayacağını beyan ettiği, ayrıca ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılan ceza davasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de;
toplanan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 10.131.00 TL bakiye alacağının bulunduğu, talep edilen dava konusu alacak miktarında, takip sonrası talep edilen faiz tür ve oranında fazlalık ve hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının bu borcu davacıya ödediğine dair somut delil sunulmadığı, davacıya teslim edilmek üzere ...'ya verilen ancak davacıya teslim edilmeyen paranın "ifa" olarak kabul edilemeyeceği, davacının söz konusu fatura bedelini davalıdan talep etmekte haklı olduğu,
...'nın davacıya teslim etmediği paranın tazminat, alacak vs başka bir davanın konusunu oluşturabileceği, ... hakkında açılan ceza davasının iş bu davanın sonucuna etkili olmadığı, davalı/borçlunun tespit edilen likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı/borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen dava ve takip konusu 10.131.00 TL'lik borca vaki itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takip konusu asıl alacağa, davacının talebi aşılmamak üzere, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4489 Sayılı Kanun ile değişik 2. md gereğince T.C. Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avans kredilerine uygulanan faiz oranları dikkate alınarak % 10,50 ve değişen oranlarda basit usulde ( 3095 S.K.
Md 3.) temerrüt faizi uygulanmasına, likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı/ borçlunun hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında icra-inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ile dava dışı ... arasında bir ticari ilişki olduğunu, işbu davaya esas ilişkide, davalının muhatap olduğu kişi olan ...'nın ise, ...'ta tahsilat yapma yetkisine haiz satış elemanı olarak çalıştığını, davalının, ... ile yaptığı alışverişin sonunda davaya konu faturanın davacı ... adına kesildiğini fark edip nedenini ... sorduğunda;
...'nın "siparişin yetiştirilemediğini, davalıyı mağdur etmemek adına işin davacı firmaya gördürüldüğünü ve davalının, davacı firmayla bağlantısının olmadığını, ödemenin kendisine yapılması gerektiğini" beyan ettiğini, davalının da, ...'nın açıklaması karşısında, sürekli iş yaptığı kişilere güven duygusu ile hareket ettiğini ve ödemeyi her zamanki gibi ... 'nın yönlendirdiği hesaba yaptığını, Ankara Batı 9. Asliye Ceza 2017/503 Esas sayılı dosyada sanık ... 'nın beyanında: "Müşteki bizden yaş pasta kutusu istedi.
Biz de fatura karşılığında gönderdik. Bunun karşılığında müşteki benim hesabıma para gönderdi ancak yüklü olarak 10.000,00 TL gibi bir para göndermedi. Mal verdikçe karşılığında 1.000,00'er TL, 500,00'er TL olmak üzere parça parça gönderiyordu.
Toplam olarak 10.000,00 TL civarında para gönderdi." şeklinde beyanda bulunduğunu, işbu edim borcu, fatura karşılığında davalıya teslim edildiğini, karşı edim olan para borcunun ise ...'nın hesabına parçalar halinde ve toplam olarak 10.131,00 TL göndermek suretiyle ifa edildiğini, sanık beyanından, ...' nın müvekkil taraftan ödemeyi aldığını ikrar ettiğini, ceza davasının sonucu hukuk davasına etkili olduğunu, bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiğini, asıl sorumlunun ... olduğunu, paranın davalı tarafından kendisine ödendiğini ikrar ettiğini, davalının davacıya hiçbir borcu olmadığını,
...'ya "Güveni Kötüye Kullanma Suçu"ndan dava açıldığını, belirterek; kararın kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığında inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı yan ise iş sahibidir.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibine ambalaj üretip teslim ettiğini, ancak buna karşılık kestiği fatura bedelini ödemediğini bu nedenle başlattığı icra takibine davalı yan tarafından yapılan haksız itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise işin bedelini daha önce çalıştığı ve kendisine bu iş için davacı yanı öneren firma çalışanına ödemeyi yaptığını, o kişinin ise parayı davacıya vermediğini bu nedenle de bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirterek; davanın reddini istemiş, mahkemece; davalının bu borcu davacıya ödediğine dair somut delil sunulmadığı,
davacıya teslim edilmek üzere ...'ya verilen ancak davacıya teslim edilmeyen paranın "ifa" olarak kabul edilemeyeceği, davacının söz konusu fatura bedelini davalıdan talep etmekte haklı olduğu, ...'nın davacıya teslim etmediği paranın tazminat, alacak vs başka bir davanın konusunu oluşturabileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı yüklenici tarafından davalı is sahibi tarafından sipariş edilen pasta ambalajlarının üretilerek, dosyada mübrez ambar teslim belgesi ile davalı yana teslim edildiği, ancak işin bedelinin davalı tarafından , davacıya iletsin diye verdiği kişinin bu parayı davacıya vermediğini beyan ettiği, ödemeyi ispat yükünün davalıda olduğu, yapılan iş karşılığı kesilen fatura bedelini tahsil edemediği anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/669, K. 2025/356, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama