KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Dosya no
- 2022/39
- Karar no
- 2026/167
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/09/2021
- Numarası
- 2018/543 Esas, 2021/700 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.705 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasında yapılmış .......işine ilişkin sözleşme gereği işin geç tesliminden dolayı davacı yüklenicinin hakedişinden kesildiği ileri sürülen gecikme cezasının ve kur farkından dolayı uğranıldığı ileri sürülen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece kısmen kabul kararı verilmesine üzerine davalı işsahibi idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili; davalı idarenin 17/11/2016 tarihli ihalesi kapsamında, müvekkiline ihale edilen ...işine ilişkin taraflar arasında 12/01/2017 tarihli sözleşme imzalandığını ve müvekkilinin sözleşme konusu malları (....) temin etmeyi ve montajını yapmayı üstlendiğini;
davalıdan kaynaklanan sebepler yüzünden işin yapımında gecikme olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, ayrıca işbu işlemler nedeniyle sözleşmede ek süre verileceğinin belirtilmesine rağmen bu taleplerinin davalı tarafça reddedildiğini, gecikmenin davalının kusurundan kaynaklandığı halde davalının haksız olarak müvekkiline 28 günlük gecikmeye istinaden 149.100 Euro gecikme cezası uyguladığını,
ayrıca Ödeme Emri Belgesi'nin düzenlendiği 20.10.2017 tarihinde ödeme yapılmayıp 01.12.2017 tarihinde ödeme yapılması nedeniyle müvekkilinin 129,521,78 Euro kur farkı zararına uğradığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle cezai şart bedeli adı altında yapılan 149.100 Euro kesinti ve kur farkından dolayı oluşan zarar 129.521,78 Euro olmak üzere toplam 278.621,78 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle; müvekkili idarenin ihalesi kapsamında davacıya ihale edilen ........... işine ilişkin taraflar arasında 12/01/2017 tarihli sözleşme imzalandığını ve 19/01/2017 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, sözleşme ile üstlenilen işin yapımındaki gecikmelerin tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle de gecikme cezasının sözleşmenin 34.1 ve 34.2 nolu maddesi hükümlerine istinaden haklı olarak uygulandığını, davacının ek süre talebinin, ileri sürdüğü olayların müvekkilinden kaynaklı olmaması nedeniyle uygun görülmediğini,
sözleşme konusu işlerin tamamlanması neticesinde 20.12.2017 tarihli Ödeme Emri Belgesi'nin düzenlendiğini, sözleşmenin 12.2.3 nolu maddesi hükmüne göre, ihalenin Türk Lirası haricinde bir fiyatla istekli üzerinde kalması halinde, Ödeme Emri Belgesi'nin düzenlediği tarihteki TC.
Merkez Bankası Alış Kuru Türk Lirası cinsinden hesap edilerek ödeme yapılması gerektiğini, bu nedenle davacının kur farkı zararına uğradığına ilişkin iddiasının sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan kök ve ek raporun hükme esas alındığı, taraflar arasında ...işine ilişkin 12/01/2017 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşme gereği davacı tarafça üstenilen işin tamamlanarak davalı idareye teslim edildiği, işin geç tesliminden dolayı her ne kadar davacı taraf hakediş alacağından gecikme cezası kesilmiş ise de, benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, malların gümrükten çekilebilmesi için düzenlenen teşvik belgesinin davacıya geç teslim edildiği,
bu nedenle jeneratörlerin fabrika testlerinin ve montajının geciktiği, işin geç tesliminin davalı idarenin kendi kusurundan kaynaklandığı, dolayısıyla davacı taraf hakediş alacağından yapılan 149.100 Euro gecikme cezası kesintisinin davacıya iadesinin gerektiğinin anlaşıldığı, 149.100 Euro'nun iadesi için ihtarname ile verilen süre bitimi olan 26/12/2017 (temerrüt) tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.2.3 nolu madde hükmüne uygun olarak, davacı alacağının 20/10/2017 tarihli ödeme emri belgesi tarihi itibariyle TL'ye çevrildiği,
bu nedenle kur farkı zararının talep edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının yatırım teşvik belgesine ilişkin olarak talepte bulunması üzerine bir gün içinde gerekli belgeleri kendilerine verdiklerini, yatırım teşvik belgesi kapsamında eşya getirmek isteyen davacının gecikmesinde müvekkilinin kusurunun olmadığını, davacıdan kaynaklı nedenlerle makinenin testlerine zamanında başlanamadığını, kaldı ki gecikme süresi müvekkilinden kaynaklanmış olsaydı dahi gecikilen sürenin makul olup olmadığının bilirkişilerce değerlendirilmediğini, faize, faizin türüne ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini beyan ederek kaldırma kararı verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Davacı taraf, taraflar arasında yapılmış sözleşme gereği işin geç tesliminin idari prosedürden kaynaklandığını ve herhangi bir kusuru bulunmadığını ileri sürerek işin geç teslimi iddiasıyla hakedişden kesilen gecikme cezasının iadesi ile kur farkından kaynaklanan zararın tazminin istemiştir.
Davalı taraf, davacının süresi içinde edimini yerine getirmediğini ve bu nedenle gecikme cezası kesintisinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, kur farkından kaynaklanan zararın reddine, ancak gecikmenin idareden kaynaklanması nedeniyle gecikme cezası olarak kesilen tutarın iadesine karar verilmiştir.
26/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ve 04/08/2021 tarihli ek raporda özetle; taraflar arasında 12/01/2017 tarihli ...işine ilişkin sözleşme imzalandığı, alımı yapılan.......... testleri ve kesin kabul muayeneleri sonucunda uygun olarak değerlendirildiği ve kesin kabulünün yapıldığı, malların gümrükten çekilememesi nedeniyle teşvik belgesinde düzeltme yapıldığı ve davacıya teşvik belgesinin 15/08/2017 tarihinde teslim edildiği, bu süreçte davacının 215 gün kaybettiği, kaybedilen bu süre sebebi ile jeneratörlerin fabrika testlerinin ve montajının geciktiği, gecikmenin davalı idarenin kendi kusurundan kaynaklandığı,
başka bir anlatımla davalının, sözleşmenin imzalanmasından sonra tek taraflı olarak yaptığı değişiklikten dolayı meydana gelen gecikme yüzünden davacıya gecikme cezası tahakkuk ettirmesinin hukuken yerinde olmadığı, dolayısıyla davalı idare tarafından davacı alacağından kesilen gecikme cezanın haksız olduğu ve 149.100 Euro'nun davacıya iadesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.2.3 nolu madde hükmüne göre, 20/10/2017 tarihli ödeme emri belgesi tarihi itibariyle davacı alacağının TL'ye çevrildiği, bu nedenle davacının davalıdan iddia ettiği gibi kur farkı zararı alacağına hak kazanamadığı,
dolayısıyla kur farkı zararının tazminine yönelik tazminat alacağının bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olay ele alındığında;Taraflar arasında yazılı sözleşme ilişkisi bulunduğu, davacının işi 28 gün gecikme ile teslim ettiği, idare tarafından bu nedenle davacının hakedişinden 149.100 Euro kesinti yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, sözleşme gereği işin geç tesliminin davacının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının kusurundan kaynaklanmaması halinde geç teslimden dolayı davacı alacağından yapılan cezai şart kesintisinin iadesinin istenilip istenilemeyeceği ve ödeme tarihi itibariyle oluştuğu iddia olunan kur farkının talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Davacı yan, her ne kadar sözleşmede KDV'nin davalı tarafından davacıya ödeneceğinin taahhüt edildiği, ancak sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşme konusunu oluşturan cihazlar hakkında yatırım teşvik belgesinin olması nedeniyle KDV'den muaf olarak bu ürünlerin alınacağı, dolayısıyla KDV için kendilerine ayrıca bir ödemenin yapılmayacağının bildirildiğini, bu durumun sözleşmede idare tarafından değişiklik yapılması anlamına geldiğini iddia etmiş ise de,
taraflarca imzalanan Sözleşmenin "Sözleşme Bedeline Dahil Giderler" başlıklı 7.maddesinin 7.1.1 numaralı alt maddesi "Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin Ödenecek her türlü vergi (KDV hariç), resim, harç giderleri sözleşme bedeline dahildir" şeklinde olup, KDV hariç vergilerin sözleşme bedeline dahil olduğu ve bunlar için ayrıca bir ödeme yapılmayacağı anlaşılmaktadır.
Söz konusu hükmün mefhumu muhalifinden, KDV tutarının sözleşme bedeline dahil olmadığı ve KDV bedelinin ayrıca ödeneceği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu hüküm genel nitelikte bir hüküm olup, KDV'nin davacı yükleniciye ödenmesi için vergi mevzuatına göre öncelikle davalı idarenin KDV borçlusu durumuna getirilebilmesi gerekir.
Davalı idarenin bahsi geçen sözleşme kapsamında yatırım teşvik belgesine haiz olduğu ve KDV muafiyetinden yararlanacağı, dolayısıyla yatırım teşviki kapsamında alacağı mal ve hizmetler için satıcının -dolayısıyla olayımızda yüklenicinin- KDV'li fatura düzenleyemeyeceği ve davalıdan KDV talep edemeyeceği açıktır. Sözleşmenin 7.1.1.
Maddesi genel nitelikte bir düzenleme olduğundan, somut olayda KDV muafiyetini doğuran herhangi bir nedenin varlığı halinde, yükleniciler ile mal ve hizmet satıcılarına herhangi bir talep hakkı vermeyeceği ortadadır.
Söz konusu durum sözleşmenin ilgili maddesinin değiştirilmesi niteliğinde kabul edilemez.Yüklenici, her ne kadar sözleşme konusu ürünlerin motorlarını Avrupa'dan ithal ettiklerini, gümrük vergisi ödememelerine karşılık KDV ödemekle yükümlü olduklarını belirtmiş ise de, yüklenici bir tacir olup "basiretli tacir" olarak hareket etmek durumundadır.
Dolayısıyla, idare ile sözleşme akdederken, sözleşmedeki genel hükümlerin yanında, o somut olaya ilişkin olarak davalı idarenin teşvik belgesi kapsamında eseri teslim alıp almayacağını araştırması ve ayrıca bu durumu öngörmesi gerekir.
Davacı yüklenici, somut olayda basiretli tacirden beklenen araştırma ve öngörme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden, sözleşme sonrasında davalı idarenin yatırım teşvik belgesindeki vergi muafiyeti ve istisnalarından faydalandığının ortaya çıkması durumunda bunun sonuçlarına katlanması gerekir.Diğer yandan, Sözleşme imza tarihi 12.01.2017 olup, davalı idare sözleşmeye göre montajı ve satışı yapılacak ürünlerin yatırım teşvik belgesi kapsamında olduğunu sözleşmenin imza tarihinden bir hafta sonra 19.01.2017 tarihinde davacıya yazılı olarak bildirmiştir.
Davacı ise, yatırım teşvikinden faydalanmak için idareye yaklaşık 6 ay sonra 18.7.2017 tarihinde başvurmuş ve davada bahsi geçen süreç başlatılmış, bu sürecin sonunda yatırım teşvikinden faydalanarak ürünlerin motorunu KDV ödemeksizin getirebilmiştir. Davacı yüklenicinin gecikme cezasına esas toplam gecikme süresi 28 gündür.
Basiretli tacir olması gereken davacı, sözleşmenin imzalanmasından bir hafta sonra durumu öğrenmesi üzerine -olayımızda olduğu üzere 6 ay beklemeyerek- makul bir sürede davalıya başvurarak yatırım teşvikinden faydalanmak için gerekli süreci başlatsaydı 28 günlük gecikmenin meydana gelmeyeceği açıkça anlaşılmaktadır. Zira davacının sebepsiz olarak beklediği süre yaklaşık 6 ay, gecikme süresi ise 28 gündür.
Bu nedenlerle, gecikmede davalı idarenin kusurunun bulunmadığı, gecikmenin davacının kusurundan kaynaklandığı, kaldı ki davalı idarenin davacıyı yatırım teşvikinden faydalandırmak gibi bir yükümlülüğünün de olmadığı, davacının basiretli tacir olarak yatırım teşviki kapsamındaki ürünlerin montaj ve satışının KDV den muaf olduğunu bilmesi gerektiği gibi, davalı idarenin yatırım teşviki kapsamında bu ürünleri satın alıp almayacağını da araştırma gerektiği göz önüne alındığında, gecikme cezasının iadesi yönündeki talebin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı hatalı bulunmuştur.
Ancak söz konusu eksiklik yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Dairemizce de hüküm kurulabileceği anlaşılmıştır.Mahkemece, geç ödeme iddiasından kaynaklı kur farkından dolayı talep edilen zarar hakkında bilirkişi raporuna da atıfla, talebin reddine karar vermiş, söz konusu karar taraflarca istinaf edilmemiştir.
Bu nedenle yeniden kurulacak hükümde de, ilk derece mahkemesi kararında olduğu üzere talebin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 723,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 26.075,69 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 25.352,69 TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 128.564,,67 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE, 2-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2022/39, K. 2026/167, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama