KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Dosya no
- 2023/1674
- Karar no
- 2023/1176
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/06/2023
- Numarası
- 2022/670 Esas (Derdest
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, taraflar arasında İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ... Mah. ... ada ... parsel üzerinde imal edilen ...
Misafirhanesi projesinin mobilya ve dekorasyon işlerinin davacı şirket tarafından yapılması konusunda 01.03.2021 tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereğince, yüklenici olan davacı tarafından tüm edimler eksiksiz ve tam olarak yerine getirildiğini, cari hesap ekstresi gereği usulüne uygun şekilde faturalar kesilmek suretiyle davalı tarafa gönderildiğini, ancak davalı tarafça cari hesap ekstresi gereği 660.757,97 TL tutarında alacağın ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek,
itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili sunmuş olduğu dilekçe ile, 20.06.2023 tarihli celsede yeni duruşma gününün 14.11.2023 günü saat: 15:20'ye bırakılmasına karar verildiğini, ancak yeni duruşmanın 5 ay sonraya verilmesinin mağduriyete sebebiyet verdiğini, davacı şirketin alacağının tahsilinin imkansız hale gelmemesi amacıyla davalı aleyhine öncelikle teminatsız ancak mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ivedililikle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece.
İİK'nın 257 ve 258.maddeleri gereğince ihtiyati haciz talebinde bulunan davacının talep dilekçesindeki iddiaları ve alacağının varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmekte olduğu, mevcut delil itibariyle yakın ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, davacı şirketin haklı alacağına istinaden Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyasından asıl alacak miktarı olan 660.757,97 TL için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı takip borçlusuna usulüne uygun ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafça haksız bir biçimde icra takibine, borca ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, davalı takip borçlusu tarafından borca ve ferilerine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olmasından mütevellit karşı taraf aleyhine dava ve takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini,
20.06.2023 tarihli duruşma akabinde bir sonraki duruşma tarihinin 14.11.2023 gününe ertelenmesinin usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece, duruşma tarihinin öne alınması talebinin gerekçesiz reddinin usul ekonomisi ve adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu belirterek, davalı ile davacı şirket arasındaki sözleşmesel ilişki neticesinde davacının davalı taraftan faturaya ve cari hesap ekstresine dayanan 660.757,97 TL tutarında haklı alacakları itibariyle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Somut olayda, davacı yüklenici faturaya dayalı cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine girişilen icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olup, davacının iddiaları dışında alacağın varlığını ispat edecek yaklaşık ispat vasıtaları dosyaya sunulmadığından mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Öte yandan, davacı vekilince mahkemenin 20/06/2023 tarihli duruşmada bir sonraki duruşmanın 14/11/2023 tarihine bırakıldığını, bunun usul ekonomisine aykırı olduğunu belirtmiştir.
Duruşma günü mahkemelerin iş yüküne ve duruşma defterine uygun olarak mahkeme hakimi tarafından belirlenmektedir. Bununla birlikte, duruşma günü verilmesine ilişkin ara kararı HMK'nın 341.maddesi kapsamında istinaf yoluna başvurulabilecek kararlardan değildir. Bu nedenle, Dairemizce bu hususta bir istinaf incelemesi yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2023/1674, K. 2023/1176, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama