KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/764
- Karar no
- 2024/785
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/07/2023
- Numarası
- 2023/297 Esas, 2023/651 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.176 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yanın yaptığı itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı bulunmadığından usulden reddine dair verilen karara karşı davalı asil tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili; davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının davacı yana İngiltere'de kurulacak bir stand için whatsapp üzerinden ulaştığını, standın hangi niteliklerde olacağı ve bedeli gibi her türlü konu da whatsapp üzerinden konuşulduğunu davacıya yapılacak eserin aciliyetinin olduğunu belirttiğini, aralarında 768.000 TL+KDV olmak üzere 868.480 TL bedelle anlaştıklarını, davacının yüklendiği eser edimini yerine getirmeye başladığını, davalının ise işin yapılması için gereken bir miktar parayı yani 649.000 TL'yi davacıya ödediğini,
davacının eseri eksiksiz teslim ettikten sonra 03/10/2022 tarihli ... numaralı faturasını belirlenen bedel üzerinden düzenlediğini, davalının faturaya 8 gün içinde itiraz etmediğini, dolayısı ile bu içeriği kabul etmiş sayıldığını, davalının 25/10/2022 tarih ve ... numaralı bir 'kısmi iade' faturası düzenleyip davacıya tebliğ ettiğini, davalı tarafça davacıya bedelin yanlış olduğu veya anlaşılan miktarın bu olmadığı yönünde herhangi beyanı olmadığını, davalının yazılı bir sözleşmenin bulunmamasını fırsat bilerek kalan miktarı ödemekten haksız ve kötü niyetli şekilde kaçındığını belirterek;
itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalının şirketinin şahıs şirketi olduğunu, tebligatın vekiline tebliğ edilmediğini, tebligatın usulsüz olduğunu, 6102 sayılı TTK'nun 5/a maddesi uyarınca dava şartı olarak düzenlenen arabuluculuk sürecinin işbu davada yerine getirilmediğini, tarafları tacir olan ve dava konusu işlemin her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi açısından nispi ticari dava niteliğini haiz işbu dosyanın zorunlu arabuluculuk kapsamına girdiğini, davacının arabuluculuk sürecine başvurmadan dava açtığını, dava şartı eksikliğinden davanın usulen reddi gerektiğini,
taraflar arasında konusu fuar kurulum iş ve işlemleri olan ücret konusunda mutabık kaldıkları bir anlaşma gerçekleştiğini, ancak davalı tarafın sağlanan hizmeti aşan şekilde fahiş tutarla fatura düzenlemesi üzerine, davalı tarafından 25/10/2022 tarihinde 269.480,00-TL tutarlı iade faturasının aynı gün davacıya tebliğ edildiğini, davacı tarafça 11/11/2022 tarihinde Büyükçekmece ...
Noterliği nezdinde ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun "Fatura ve Teyit Mektubu" başlıklı 21. Maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. " hükmü gereği davacı tarafından gönderilen ihtarnamedeki itirazların süresinde olmadığından geçersiz olduğunu, bu ihtarnameye karşı cevaplarını Bakırköy ...
Noterliği nezdinde 24/11/2022 tarihli ... yevmiye numaralı cevab-ı ihtarname ile ilettiklerini, davalının davacı tarafa hiçbir borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 13/07/2023 tarihli karar ile, mahkememizin 25/04/2023 tarihli tensip tutanağının 7 nolu ara kararı ile davacı tarafa arabuluculuk son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarının yapıldığı, davacı vekili tarafından arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı,
zorunlu arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının tamamlanabilir dava şartı olmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Davalı asil istinaf dilekçesi ile, mahkemece her ne kadar usul yönünden davanın reddine karar vermişse de, davacı yana borcu olmadığını bu nedenle davanın esastan reddini ve davacı yanın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir.
Taraflar arasında şifahi olarak fuar standı yapımına dair eser sözleşmesi bulunmaktadır.18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır.
Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." düzenlemesi ile, 6102 sayılı TTK'nun geçici 12. maddesinde; "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir.
Ayrıca, 6325 sayılı HUAK'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise. "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Bu yasal düzenlemelere göre 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.
Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilir.
Somut olayda, uyuşmazlık konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olup davanın da 24/04/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A, 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının (son tutanağın) aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.
Mahkemece, 24/05/2023 tarihli tensip zaptının 7. Maddesi ile davacı yana arabuluculuk son tutanağının sunulması için 1 hafta kesin süre verilmiş, kesin süre içinde sunulmaması halinde davanın dav şartı noksanlığından usulden reddedileceği ihtarı yapılmış, tensip zaptı tebliğ edilmiş ancak davacı yan tarafından arabuluculuk son tutanağı verilen kesin süre içinde mahkemeye sunulmadığı anlaşıldığından; mahkemece yazılı şekilde arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/764, K. 2024/785, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama