İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2025/1655 K.2025/1181

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2025/1655Karar2025/1181Tarih23 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.965 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
23 Ekim 2025
Dosya no
2025/1655
Karar no
2025/1181
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/09/2025
Numarası
2025/417 Esas (Derdest
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.965 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 09/09/2025 tarihli dava dilekçesi ile; davacı ...’nun yetkilisi olduğu... Makina ve Asansör Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketi ile davalı... Ticaret Limited Şirketi arasında 16/01/2023 tarihinde depo/fabrika asansör sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile...

Ticaret Limited Şirketinin sahibi bulunduğu İstanbul İli-Arnavutköy İlçesi-Deliklikaya Mahallesi TESKOOP Sanayi Bölgesi-... ada-15 parsel nolu arsa üzerine yapılan binada 2 adet 3,5 tonluk kendinden makine daireli yük-insan asansörü,1 adet 3,5 tonluk hidrolik yük-insan asansörü ile 1 tonluk kendinden makine daireli insan asansörü olmak üzere toplam 4 adet asansörün anahtar teslimi yapım işi ve ruhsat-muayene işlerinin yapılıp kullanıma hazır bir şekilde teslimi konusunda anlaştıklarını, ilgili sözleşmede iş bedeli olarak toplam 190.000 Euro + KDV olarak kararlaştırıldığını, sözleşme ile birlikte %60 nakit,

tüm malzemeler temin edildiğinde %25 nakit, asansör montajı bitip çalışır vaziyete gelince %10 nakit ve kalan %5 bakiye ise iskan için gerekli tüm muayene onayları bitirilip yeşil etiket alınınca ödenmek üzere anlaşmaya varıldığını, bu hususun sözleşmenin 6.maddesinde ödemeler bölümünde düzenlendiğini, sözleşmenin 6.maddesinde ödemeler başlıklı bölümde “yüklenici peşin olarak aldığı bu çeklerin karşılığı olarak işverene aynı tutarda teminat çeki verecektir” hükmünün yer aldığını, sözleşmenin tanzimi ile birlikte sözleşme gereği davacıya ait şirkete iş tutarının %60 oranında avans ödemesi yapıldığını,

yine sözleşmenin 6.maddesinde yazılı olan hüküm gereğince davacının kendisine yapılan avans ödemesi karşılığında davalı şirkete aynı miktarda yani 114.000 Euro bedelli teminat senedi imzalayıp verdiğini, sözleşmede iş süresi sözleşmeyi takiben 11 ay olarak kararlaştırılmışsa da sözleşmenin imzalandığı tarihte asansör kurulumuna ilişkin inşaat işlerinin henüz başlamadığını, inşaatın geç başlamış olması ve davacıya ait şirketten kaynaklanmayan nedenlerle 2 adet asansörün kuyu yer teslimi 11/12/2023 tarihinde, diğer iki asansörün kuyu yer teslimi ise 05/01/2024 tarihinde yapıldığını,

söz konusu sözleşmenin 7.maddesinde aynen “asansör işleri kaba inşaatın peşinden gideceği için kaba inşaat taşeronundan kaynaklanan iş uzamaları süreye ilave edilir.“ hükmünün yer aldığını, sözleşme gereği yüklenici şirket EMA'nın, asansör kurulumunu bitirdiğini, yeşil etiketleri aldığını, ancak sözleşme gereğince EMA'ya yapılması gereken ödemelerden 3.ödeme olan %10 'luk dilim ve dördüncü ödeme olan %5'lik dilimin EMA'ya ödenmediğini, davacıya ait şirketin sözleşme konusu işi tüm fenni gereklerine uygun olarak elinden gelen bütün gayreti göstererek tamamladığını,

hal böyle olmasına rağmen davalı şirketin sözleşme gereği ödemesi gereken bedeli ödemediği gibi iş bitmesine rağmen teminat senedi olarak verilen 114.000 Euro değerindeki senedi de iade etmediğini, davacı şirketi adına davalı şirketin ödeme yapmasını beklerken davalı tarafından gönderilen 29/07/2024 tarihli 24265 yevmiye numaralı Bakırköy 51.Noterliği’nin ihtarnamesi ile karşı karşıya kaldığını, işbu ihtarnamede davacıda bulunan sözleşme nüshasında yazmayan 431.660,00 Euro gecikme cezası istendiğini, ayrıca sözleşme konusu işin en kısa sürede tamamlanması istediğini,

ilgili ihtarnameye cevaben 22/08/2024 tarihli ... yevmiye numaralı Bakırköy 45.Noterliği’nin cevabi ihtarnamesi gönderildiğini, işbu cevabi ihtarnamede işin tamamlandığı, gecikme cezasının kabul edilmediğini, 22 Ağustos 2024 tarihi itibariyle gecikmiş alacak olan 1.955.334,73 TL'nin ödenmesi ve işin başında alınmış olan ilk ödeme karşılığı düzenlenmiş olan teminat senedinin iade edilmesinin talep edildiğini,

henüz davalı şirket tarafından icra takibi yapılmadan önce davacının yetkilisi olduğu şirket adına İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/31 E.sayılı dosyası ile (Bakırköy 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/874 E.sayılı dosyası yetkisizlik kararı ile gönderilmiştir) menfi tespit davası açıldığını, işbu davadan sonra davalı... Ticaret Limited Şirketi tarafından ilgili senetin İstanbul 31.İcra Dairesi’nin ...

E.sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, icra dosyasına konu edilen senet incelendiğinde senet üzerinde davacı ...’nun da imzasının bulunduğunu, davacı ...'nun senet üzerine aval olarak imza verdiğini bilmediğinden sadece davacı ...’nun yetkilisi bulunduğu yüklenici şirket EMA adına menfi tespit davası açıldığını, oysa senet üzerinde şirket yetkilisi ve şahıs olarak ...’nun imzasının bulunduğunu, işbu nedenle ... adına da menfi tespit davası açma zorunluluğu doğduğunu, yüklenici şirket EMA tarafından açılan İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/31 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini,

gerekçeli kararda sözleşmenin 6. maddesinde yer alan "yüklenici peşin olarak aldığı bu çeklerin karşılığı olarak işverene aynı tutarda teminat çeki verecektir" hükmü, dava konusu 114.000 Euro bedelli bononun hukuki niteliğini açık ve net bir şekilde belirlediğini, avans tutarı ile senet tutarının birebir örtüşmesi (%100 eşitlik), senedin sözleşme imza tarihi ile eş zamanlı düzenlenmesi ve ticari hayatın olağan akışına uygunluk, bu senedin avans teminatı olarak verildiğinin objektif kanıtı olduğunu, söz konusu bononun yalnızca 114.000 Euro tutarındaki avansın teminatı olduğunu, davacının sözleşme konusu 4 adet asansörü tamamlaması,

yeşil etiketleri alması ve 09.08.2024 tarih, 324 sayılı Belediye Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün resmi tescil belgesi ile işin tasdik edilmesi karşısında, avans karşılığında öngörülen edimin tam olarak yerine getirildiğinin tespit edildiğini, toplam sözleşme bedeli 190.000 Euro olan işin tamamının bitirilmiş olması karşısında, yapılan işin değerinin 114.000 Euro avans tutarını aştığını, davalının gecikme, eksiklik, ayıp ve ödemezlik defi savunmaları, avans tutarı kadar işin yapıldığı gerçeğini etkilemediğini ve teminatın iadesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, bu nedenlerle, davacının İstanbul 31. İcra Dairesinin ...

Esas sayılı takip dosyasında takibe konulan 16/01/2023 tanzim, 30/09/2024 vade tarihli, 114.000,00 Euro bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti talebinin kabulü ile davanın kabulüne karar verildiğini, davaya konu edilen senet ile ilgili olarak yüklenici şirket EMA yönünden İstanbul 31. İcra Dairesinin ...

Esas sayılı icra takibinin durdurulmuş olması, davacı ... açısından taşınmazların satışa çıkarılmış olması ve satış işlemlerinin devamı halinde telafisi imkansız zararlar doğacağı için,bu aşamada teminatsız olarak icra takibinin davacı ... açısından da durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yerel mahkemenin 24/09/2025 tarihli ara kararı ile; icra takibinden sonra açılan eldeki bu menfi tespit davasında.

İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği, davacı vekilinin talebi takibin durdurulması isteminden ibaret olup; taleple bağlılık ilkesi gereği, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Yerel mahkemenin 14/10/2025 tarihli ara kararı ile; icra takibinden sonra açılan eldeki bu menfi tespit davasında.

İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinin durdurulmasına karar verilemez ise de borçlunun alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında icra müdürlüğünün dosyasında bulunan icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, teminatsız tedbir kararı da verilemeyeceği anlaşıldığından davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüyle, davalının İstanbul 31. İcra Dairesi'nin ...

Esas Sayılı dosyasında başlattığı icra takibi nedeniyle, alacağın %15'ine karşılık gelen 829.464,74-TL nakti teminatın veya kesin süresiz banka teminat mektubunun davacı tarafça yatırılması/ibrazı halinde icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili 06/10/2025 tarihli istinaf dilekçesi ile.

İİK nun 72/3 maddesinde her ne kadar “icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez” denilmiş olsa da açılan icra takibi ile ilgili olarak özel bir durum söz konusu olduğunu, davacı ...’nun yetkilisi olduğu ... Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davalı...

Ticaret Limited Şirketi aleyhine aynı kambiyo senedi için açılan menfi tespit davasında İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/31 E.sayılı dosyası ile davanın kabulüne karar verildiğini, teminat hukukunun temel prensibi olan "Teminat ancak ne için alınmış ise onun teminatı teşkil eder." kuralı gereğince, söz konusu bononun yalnızca 114.000 Euro tutarındaki avansın teminatı olduğunu, davacının sözleşme konusu 4 adet asansörü tamamlaması,

yeşil etiketleri alması ve 09.08.2024 tarih, 324 sayılı Belediye Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün resmi tescil belgesi ile işin tasdik edilmesi karşısında, avans karşılığında öngörülen edimin tam olarak yerine getirildiği tespit edildiğini, toplam sözleşme bedeli 190.000 Euro olan işin tamamının bitirilmiş olması karşısında, yapılan işin değeri 114.000 Euro avans tutarını aştığının açık olduğunu, davalının gecikme, eksiklik, ayıp ve ödemezlik defi savunmaları, avans tutarı kadar işin yapıldığı gerçeğini etkilemediğini, teminatın iadesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, yerel mahkemeden icranın durdurulmasına yönelik dilekçede,

teminatsız olarak ihtiyati tedbir talebi uygun görülmez ise bu kez, İstanbul 31. İcra Dairesinin ...

Esas sayılı dosyasınca satışa çıkarılan ve kıymet takdiri yaptırılan, davacı ...’na ait olan “31.629.390,00 TL değerindeki Çatalca-İnceğiz-144 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazın ve bugüne kadar icra dosyasına haciz ihbarnameleri ile gelen tahsilatların teminat olarak kabulünün talep edildiğini, taşınmazın satılması halinde davacının telafisi imkansız zarar göreceğini, menfi tespit davası sonuçlanmış olsa da ihalenin feshi mümkün olmayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması yönünde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1.maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3.maddesine göre; tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir.

Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir.

Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir.

İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa'nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasa'nın 141/3.maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya isteminin reddine karar vermesi hallerinde hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir.

Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İİK'nın 72/2 maddesi uyarınca. "Borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." hükmü düzenlenmiştir. İİK'nın 72/3.maddesinde ise "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.

Ancak, takip borçlusu göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." denilmiştir.Bunun yanında menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir kararı ancak dava konusu edilen miktarla sınırlı olmak üzere verilebilecektir.Tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından hakkında başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit talebinde bulunmuş olup,

takip alacaklısı davalı şirket tarafından başlatılan icra takibine yönelik açılan menfi tespit davasında davacı borçlu İİK 72/3 maddesi gereğince icra veznesine ödenecek bedelin takip alacaklısına ödenmemesi için ihtiyati tedbir talep edilebilecektir. İİK 72/3 maddesi gereğince icra veznesine ödenecek bedelin takip alacaklısına ödenmemesi talebine ilişkin, ihtiyati tedbir kararı verilmesi yasal bir zorunluluktur.

Yerel mahkeme, 14/10/2025 tarihli ara kararı ile icra takibinde İİK md.72/3 uyarınca icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı vermiş olup istinafa konu 24/09/2025 tarihli ara kararı ile icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbirin reddine karar vermiştir.

İİK md.72/3 uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği düzenlenmiş olup ilgili kanun hükmü uyarınca verilen icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbirin reddi kararı yerinde olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/09/2025 tarihli 2025/417 Esas sayılı dosyasının ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,2- İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/1655, K. 2025/1181, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1655
Karar No
2025/1181
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1656 K.2025/1234
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1656 K.2025/2143
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2025/1656 K.2025/1187
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1656 K.2025/1602
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1658 K.2025/1787
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/1658 K.2025/1700

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.