KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/32
- Karar no
- 2025/108
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/10/2024
- Numarası
- 2024/312 Esas, 2024/581 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili: davacı tarafından davalı şirkete yapılacak işlerin fiyat teklifleri sunulduğunu, taraflar arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında yer alan hizmet ve ürünlerin teslimini eksiksiz biçimde gerçekleştirdiklerini, davalı yan tarafından kısmi bir ödeme gerçekleştirildiğini ancak bakiye miktarın ödemesinden kaçınmak maksadı ile davalı yan tarafından satış faturasına iade edildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini, ödeme işlemi süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını, bakiye alacak için icra takibine başlanıldığını,
icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, haksız itirazın iptalini, takibin devamını asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili: davacı tarafça yetki yönünden yetkili icra müdürlüğüne dosyanın gönderilmesi istenilmeden huzurdaki davanın açıldığını, taraflar arasında herhangi bir yetkiye ilişkin sözleşme bulunmadığını, yetkili mahkemenin Ankara Ticaret mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin olmadığını,
taraflar arasında bir takım malzemeler için davacı tarafça 21.06.2022 tarihli fiyat teklifi gönderildiğini, fiyat teklifinde yazılı malzemeler ve fiyatlarının yer aldığını, davacı tarafın bu malzemelerin bir kısmını davalıya teslim ettiğini, teslim edilen malzemelere karşılık olarak ödeme yaptığını, davacı tarafın söz konusu malzemelerin montaj ve işçiliği ile ilgili davalıya sözlü yada yazılı herhangi bir teklifte bulunmadığını,
teslim ettiği malzemelerin montajını anahtar teslim şeklinde yapmadığını,24.01.2023 tarihli fatura ile Sauna odası ve Buhar odası anahtar teslim bedeli olarak toplam KDV dahil 177.000,00 TL bedelli fatura gönderildiğini, 29.04.2023 tarihli İiade faturası ile söz konusu işlerin yapılmamış olması nedeni ile faturayı iade ettiklerini, davalı ile davacı arasında Sauna ve Buhar odası yapımı anahtar teslim işi ile ilgili yazılı veya sözlü sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından fiilen söz konusu işin yapılmasının söz konusu olmadığını,
bu nedenle dava konusu icra takibi nedeniyle borcunun bulunmadığını belirterek yetki ve esasa ilişkin itirazlarının kabulünü, davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme; davacının yerleşim yerinin Ümraniye/İstanbul olduğunu, davalının yerleşim yerinin Yenimahalle/Ankara olduğu ve genel yetki kuralı gereği Ankara İcra Dairelerinin yetki sınırında bulunduğu görüldüğü, gerek davacı gerekse davalı yönünden İstanbul İcra Daireleri'nin yetkili icra daireleri olmadığı, taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesi bulunmadığı, tarafların adresleri dikkate alındığında mahkemenin yetkisiz olduğu,
davalı tarafça yetkili olarak seçilen Ankara icra dairelerinin de genel yetkili mahkeme olduğu açık olduğundan davalının icra dairesine yaptığı yetki itirazının haklı olduğu, "itirazın iptali davaları takip hukukundan kaynaklandığından icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yetkili icra müdürlüğünde icra takibinin yapılması dava şartıdır.
Mahkemece öncelikli olarak icra takibinin yapıldığı icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı konusunda inceleme yapılması, icra müdürlüğünün yetkisiz olduğunun kabulü halinde ise, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin yetkisine ilişkin itiraz dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir."Y19HD 2016/12599: 2017/6830 Yukarıda belirtilen sebeplerle geçerli bir takipten söz edilemeyeceğinden davanın HMK 114'e aykırı olarak ikame edildiğini belirterek davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Somut olayda davacının yerleşim yerinin Ümraniye/İstanbul olduğunu, davalının yerleşim yerinin Yenimahalle/Ankara olduğu ve genel yetki kuralı gereği Ankara İcra Dairelerinin yetki sınırında bulunduğunu, böylece gerek davacı gerekse davalı yönünden İstanbul İcra Daireleri'nin yetkili icra daireleri olmadığı anlaşıldığını, taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesi de bulunmadığını, tarafların adresleri dikkate alındığında mahkemenin yetkisiz olduğunu,
öte yandan davalı tarafça yetkili olarak seçilen Ankara icra dairelerinin de genel yetkili mahkeme olduğu açık olduğundan davalının icra dairesine yaptığı yetki itirazının haklı olduğunun görüldüğünü, davacının davasının usulüne uygun yapılmış takip bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine'', karar verildiğini, mahkemenin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan kararını kabul edilmediğini, mahkemenin taraflar arasında yetki sözleşmesinin bulunmadığını kabul ettiklerini, oysa dava dilekçesi ek olarak ibraz edilen sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri belirlendiğini,
HMK 17 maddesi gereğince tacirler arasında yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, yetkili icra dairesinde takip yapıldığı gibi itirazın iptali davası yetkili mahkemede açıldığını, İİK 50. Maddesi gereğince yetkili mahkemede dava açıldığını belirterek yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek; iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur.
Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır ( bkz. Yargıtay (Kapatılan) 15 Hukuk Dairesi'nin 25/09/2018 tarih, 2018/3698 Esas, 2018/3394 Karar sayılı kararı). Eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kural olarak yazılı veya kesin delillerle ispatlanmalıdır.
4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.Somut olayda, davacı tarafından düzenlenen fiyat cetveli ve Sosyal tesisler birim fiyat teklifi icmal listesini davalı iş sahibine gönderdiği, gönderilen fiyat teklifleri ... tarafından imzalanmış olup, taraflar arasında yazılı sözleşme ilişkisi kurulmuştur.Sosyal Tesisleri birim fiyat teklifi icmal listesinde yer alan açıklamalar bölümünde.
"İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkilidir." düzenlemesi bulunduğu görülmektedir.Taraflar arasında imzalanan teklif mektubunda yetkili mahkemelerin İstanbul Ticaret Mahkemeleri hususu açıkça belirtilmiştir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde ve icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde, teklif metninde ve icmal listesindeki imzanın kendilerine ait olduğuna ilişkin bir itirazda bulunmamışlardır.
Taraflar arasında imzalanan icmal listesinde yer alan yetkili mahkeme düzenlemesi HMK 17 maddesi gereğince tacirler arasında yetkili mahkeme belirleme ilkesine uygundur. İcra takibi İstanbul adliyesinde yapılmış olması usul ve yasaya uygun olduğu ve dolayısıyla İİK 50. Maddesi gereğince İstanbul Adliyesi mahkemelerinde itirazın iptali davası açılmış olması usul ve yasaya uygundur. Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/32, K. 2025/108, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama