KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2026
- Dosya no
- 2026/463
- Karar no
- 2026/470
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/01/2026
- Numarası
- 2026/82 Esas (Derdest
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında akdedilmiş bulunan 19.06.2023 tarihli “İşçilik Sözleşmesi ve Şartları” kapsamında, davacı tarafından fiilen yerine getirilen inşaat ve imalat işlerinin, güncel inşaat maliyet bedelleri esas alınmak suretiyle yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilmesini, işbu davanın HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, şimdilik 1.000.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz (avans faizi) ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin her türlü dava, talep, ıslah ve artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla;
dava konusu İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan tapuda 0 ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerine tapu kaydına şerh verilmek suretiyle ihtiyati tedbir konulması kararı verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkemenin 25/04/2025 tarihli ara kararı uyarınca; idarenin yetkisini kısıtlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin olanaklı olmadığı ve dava dilekçesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere ilgili satış işlemi için yürütmeyi durdurma kararı verildiğinden davacılar vekilinin ihtiyati tedbir isteminin HMK'nin 389. maddesinin gerektirdiği unsurları karşılamadığı kanaatiyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 30/01/2026 tarihli ara karar ile; HMK'nin 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin sadece "uyuşmazlık konusu şey hakkında" verilebileceği, davalının taşınır ve taşınmazları dava konusu olmadığından, davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalının borca aykırı davranışının devam ettiğini, alacağın tahsil kabiliyetinin ciddi biçimde tehlike altında olduğunu, bu nedenle geçici hukuki koruma kararının yargılamanın sonunda hükmedilecek alacağın kağıt üzerinde kalmaması için zorunlu olduğunu, eldeki davanın para alacağı davası olduğunu, para alacağının güvence altına alınmasında ihtiyati haczin kural olacağını, HMK 389’daki “uyuşmazlık konusu şey” sınırlaması, para alacağının teminatı için değil;
tespit niteliğindeki uyuşmazlıklar bakımından tipik tedbirler için olduğunu, uyuşmazlıkta uygulanması gerekenin ihtiyati haciz olduğu için, gerekçenin konuyu karşılamadığını, İhtiyati haczin borçlunun dava konusu olmayan malvarlığı değerleri üzerine konulacağını; amacının para alacağının tahsilini güvenceye almak olduğunu belirterek ihtiyati reddine dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir degisme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceginden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın dogacagından endise edilmesi hallerinde uyusmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "Aynı Yasa'nın 390/3 maddesinde, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandıgı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılıgını yaklasık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Davacı ile davalı arasında 19/06/2023 tarihli inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı, davalının otel inşaatında yaptığı yaptığı imalat bedellerine ilişkin açtığı alacak davasında taşınmaz üzerine davalıdır şerhi ve ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece davanın alacak davası olduğu, taşınmazın dava konusu olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya muhteviyatı ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kesin ispat aranmamakla birlikte davanın esası yönünden tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispatı aranmalıdır. İhtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu şey hakkında verilebileceği, davalının taşınır ve taşınmazlarının dava konusu olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2026/463, K. 2026/470, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama