KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2019
- Dosya no
- 2017/1579 Esas
- Karar no
- 2019/738
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/11/2016
- Numarası
- 2016/268 2016/901
- Davanın konusu
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
1.045 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko poliçesi ile sigorta edilen ... plakalı aracın 26/01/2013 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı bulunduğu iş makinasının çarpmasına maruz kalarak ağır şekilde hasarlandığını, olayın meydana gelmesinde karşı tarafa ait iş makinasının tam kusurlu olduğunu müvekkili tarafından yaptırılan ekspertiz sonucu 6.068,00 TL hasar tespit edildiğini ve bu tutarın 25/05/2013 tarihinde sigortalıya ödediklerini belirterek bu tutarın ödeme tarihi olan 25/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...
A.Ş vekili 2919 sayılı KTK'nun 85.maddesi uyarınca aracın işletilmesinden doğan zararlardan işletenin sorumlu olduğunu, müvekkilinin kanun gereği ve teminat amaçlı malik olup her türlü kullanma, işletme, fiili hakimiyet ve faydalı Finansal Kiracıya ait olduğunu, Finansal Kiralama Sözleşmesinin 23.maddesinde kiracının sorumlu olduğu yolunda düzenleme bulunduğunu ayrıca Yargıtay 17.HD'nin kararları uyarınca müvekkilinin sorumlu olmadığını ayrıca kaza sonrasında dava konusu iş makinasının Finansal Kiracı şirkete mülkiyetinin devredildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.Davalı ...,
iş makinasını park etmeye çalıştığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve araca çarptığını ve tazminat talebini kabul etmediğini bildirmiştir.Davalı .... vekili, kazaya karıyan iş makinasının müvekkilince trafik sigortasının yapıldığını, kazanın meydana geldiği yerin karayolu olmadığını, bu yerin belediyeye ait şantiye içerisinde kaldığını yine sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulmadığını bildirmiştir.Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının sigortalısına ait araca davalıların sürücü, malik ve sigortacısı olduğu aracın çarptığı ve kaza sonrası 6.040,00 TL'lik hasar meydana geldiği,
hasar bedelinin davacı tarafından sigortalısına ödenmesi nedeniyle davacının alacağa halef olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 6.040,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden 01/12/2014, diğer davalılar yönünden ise 20/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, kararı davalılardan ... A. Ş. vekili istinaf etmiştir. ... A. Ş. vekili istinaf sebebi olarak; işletenin dava dışı ...
A.Ş olduğunu savunduklarını ancak mahkemenin bu savunmayı dikkate almadığını, uzun süreli kiralama şeklindeki ilişkilerden malikin sorumlu olmayacağını, finansal kiralama sözleşmesinin niteliği itibariyle kira bedelleri ödenmeden mülkiyet devri sağlamayan bir sözleşme türü olduğunu, burada malik olmalarının kanunen sorumlu olmaları anlamına gelmediğini, dava konusu finansal kiralama sözleşmesinin tescil edilmediğini bildirmiştir.Kaza tespit tutanağında,
davalı sürücü ...'in 26/01/2013 tarihinde Başakşehir Belediyesi yol bakım şantiyesi içerisinde iş makinasını park edeceği sırada durduramayarak ... plakalı kamyona çarptığını beyan ettiği ve imzaladığı görülmüştür.Davalı tarafından sunulan 08 Kasım 2010 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesiyle kazaya karışan iş makinasının ... A.Ş'ye kiralandığı görülmüştür. 17/01/2014 tarihinde kazaya karışan iş makinasını davalı ... Sözleşmesi tarafından dava dışı ... İnşaat A.Ş.
17/01/2014 tarihinde devredildiği görülmüştür.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, kazanın iş makinasının sürücü ...'in kusurundan kaynaklandığı, araçtaki hasar nedeniyle parça ve işçilik bedeli toplamından kurda değeri düşüldüğünde toplam zararın 6.040,00 TL olduğu görüş bildirildiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, davacı ... tarafından ödenen tutarın rücuen tahsiline ilişkindir. Mahkemece verilen karar davalılardan ... A.Ş vekili istinaf etmiştir. Davalı ... şirketinin istinaf talebi işleten sıfatlarının olmadığına yöneliktir.
Dairemizce HMK'nun 355.maddesi uyarınca istinaf sebebi ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda 2918 Sayılı KTK hükümlerine göre trafik kaydı, işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü de yoktur.
KTK'nun 3.maddesinde "işleten: araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı kanunun 85.maddesinde ise, "bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, müotorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, davalı ... şirketi tarafından kazaya karışan aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş'ye kiralandığı, finansal kiralama sözleşmesinde kiracıya malı alım hakkı da tanındığı gözetildiğinde 2918 Sayılı Kanunun 3.maddesi gereğince bu sözleşme ile aracın işletenlik sıfatı artık dava dışı kiracı olan ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş'ye geçmiştir.
Buna göre davalı ... şirketinin işletenlik sıfatı bulunmadığından hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Nitekim Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin kararları da bu yöndedir. (Yargıtay 17.HD 2014/9628 Esas - 2014/9473 Karar, 2015/1081 Esas - 2017-8061 Karar, 2016/14752 Esas - 2017/8558 Karar)Hal böyle olunca ...
A.Ş vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, istinafa gelmeyen diğer davalılar hakkındaki hüküm de aynen korunmak suretiyle, istinaf edilmeyen hususlar ile kazanılmış haklar gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/1579, K. 2019/738, 5 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama