KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2019
- Dosya no
- 2017/1690 Esas
- Karar no
- 2019/960
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2016
- Numarası
- 2015/188 E. - 2016/667 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 16/04/2015 tarihli dava dilekçesinde. Müvekkilinin örme kumaş vs. üretimi yaptığı, 08/09/2012 tarihinde taraflar arasında başlayan ticarette mal alım satımının o günkü USD üzerinden hesap edilen TL karşılığı ile düzenlenen faturalarla yapıldığı, ancak davalı tarafından bakiye bedeli ödenmeyince icra takibine geçildiğini, davalı tarafça yapılan itirazın haksız olduğunu beyanla, davalı aleyhine Büyükçekmece ....
İcra dairesinin ...E. sayılı doyasına vaki itirazın iptali, haksız ve kötü niyetli itirazda bulunan borçlu aleyhine asıl alacağın %20’ı tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili’nin 03.04.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde; icra dosyasında süresinde yetkiye ve borcu itiraz ettiklerini, müvekkiline usulsüz tebligat yapıldığı, bu hususta şikayette bulunulduğunu, bu nedenlerle öncelikle yetki itirazından dolayı davanın reddine karar verilmesini, davanın esasında ise ;
müvekkili şirket ile davacı şirketin muhtelif zamanlarda viskon likra süprem kumaş satın alındığını, müvekkilinin istediği gramaj 180 gr/metrekare iken toplar arasındaki fark sebebiyle, davacı tarafça ayıplı ve eksik olarak gönderilen gramaj 215 metrekare olduğunu, bu eksik gönderim neticesinde müvekkili şirketin 2.577,56-USD maddi kaybı oluştuğunu, ayrıca 15/10/2012 tarihli ... nolu faturada yer alan snake-leopar jakarlı kumaşlardan bir topundaki verevlik ve dar en sorunu ile topun sonunda yer alan farklı ve boyasız 4-5 kg. civarındaki kumaştan kaynaklı ise 35 kg müvekkilinin kaybının oluştuğunu,
söz konusu tarihte bu kaybın maddi karşılığının 855,40-TL olduğunu, müvekkilinin borca itirazının haklı olduğunu, hatta davacının müvekkiline borcu olduğunu, beyanla mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.11.2016 tarihli 2015/188 E. - 2016/667 K.sayılı kararıyla; mahkemelerinin ve icra dairesinin yetkili ve görevli olduğu, davanın niteliği gereğince defter incelemesi yaptırılması için Bursa talimat mahkemesine yazılan müzekkere neticesinde aldırılan bilirkişi raporunda davalı defterlerinin lehine delil vasfında olduğu, siparişlerin yazılı teyit formu ile verildiği,
defter kayıtlarına göre davalının davacıya 8667,59 TL borçlu göründüğü, davalı tarafın ise ayıplı eksik ifadan bahsettiği ancak bu hususta herhangi bir kayıtlara yansıyan delillin gösterilemediği, davalı tarafın ticari ilişkisini defterlerine yansıtarak borcunu kayıtlarında işlemesine rağmen yapılan icra takibine haksız yere itiraz ettiği, ayıp ifasını zamanında yapmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın Büyükçekmece ....
İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasında 8667,59TL borçlu olduğunun kabulü ile bu miktar üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren söz konusu alacağa ticari avans faizi uygulanmasına, 8667,59TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı uygulanmasına, fazlaya dair talebin reddine karar vermiştir.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde;
icra takibinin 8.667,59 TL asıl alacak, 7.974,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.641,69 TL takip miktarı üzerinden başlatıldığını, mahkemenin sadece asıl alacak üzerinden davayı kabul etmesine rağmen, reddedilen faiz yönünden vekalet ücretine hükmetmemesinin hatalı olduğunu, kabul ve red oranına göre yargılama harç ve gideri hesaplanmadığını, davanın kısmen kabul kısmen reddedildiğini, alacağın likit-belirlenebilir olmadığını, inkâr tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
davacının takibe konu faturalarda yer alan mallara ilişkin olarak ayıplı ve eksik ifasının söz konusu olduğu şifahi görüşmelerde bunu kabul ettiği halde iki yıl sonra takip başlatılmasının kötüniyetli olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; karanın usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürülen sebeplerin yerinde olmadığını beyanla, istinaf talebinin reddini istemiştir.
GEREKÇE
İtirazın iptali talepli davada, ilk derece mahkemesinin 19/01/2016 tarihli duruşmada, 16.641,69 TL üzerinden nispi harcı tamamlattığı, mahkemenin 01/11/2016 tarihli nihai kararıyla, davanın 8.667,59 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verdiği, reddedilen 7.974,10 TL yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmediği, ayrıca yargılama giderlerinin tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın reddedilen kısmı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi,
davanın kabul ve reddolunan kısmına göre yargılama harç ve giderine hükmedilmesine yönelik istinaf talebinin haklı olduğu kanaatiyle, istinaf talebinin kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak, hükmün diğer kısımlarının aynen muhafazası ile davalı lehine reddedilen 7.974,10 TL üzerinden nispi vekalet ücreti taktirine, yargılama giderlerinin davanın kabul ve reddolunan kısmına göre taraflara paylaştırılmasına karar verilmiştir.Davalı vekilinin, istinaf dilekçesinde; inkar tazminatı yönünden ve davacının ayıplı eksik ifasının bulunduğuna dair istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmışsa da, davaya konu takibin cari hesaba dayalı olduğu,
davacı faturalarının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TTK 23.madde ile TBK 223.maddesi gereğince süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/1690, K. 2019/960, 3 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama