KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2019
- Dosya no
- 2017/2133 Esas
- Karar no
- 2019/2314 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/12/2016
- Numarası
- 2015/224 E. - 2016/232 K.
- Davanın konusu
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
Karar Metni
1.568 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ... markasını 2003/03729 ticaret markasıyla, ...sayılı qp şekil markasını tescil ettirdiğini, müvekkilinin ... markasının Türkiye de kullanılması, satımı, dağıtımı, ithali veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılması konusunda tek yetkilisi olduğunu, Bakırköy 2 FSHHM' nin 2015/127 D.iş sayılı dosyasında davalıların adresine gidildiğini, müvekkilinin ... adını ve amblemini taşıyan 393 adet giyim ürünü ile 24 adet çanta-kemer aksesuar bulunduğunun tespit edildiğini,
tespit üzerine davalının müvekkilinin markası ile satıştan bir süre vazgeçtiğini ancak kış sezonunun başlaması ile müvekkilinin markasını taşıyan bir çok taklit ürünü mağazasında satmaya devam ettiğini, davalının müvekkiline ait tescilli markaya tecavüzünün ve bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, tecavüzün ve markanın ihlalinin men'ine, tedbiren el konulan ürünlerin imhasına, 10.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından Bakırköy 2 FSHHM 2015/127 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitte müvekkilinden dava konusu ürünlere ilişkin hiçbir örnek alınmadan, inceleme yapılmadan bilirkişi tarafından fotoğraflar üzerinden rapor hazırlandığını, tespit raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin sahte ve taklit ürün ticareti yapmadığını, müvekkilinin sattığı ürünlerin gerçek ve orjinal ürünler olduğunu, davacının uğradığı maddi ve manevi zararlarını ispatlamak zorunda olduğunu, söz konusu ürünlerinden dolayı davacının nasıl bir zarara uğradığını anlamadıkların davacının tüm iddialarının ve soyut olduğunu,
haksız ve hukuka uygun olmayan davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/12/2016 tarihli 2015/224 Esas-2016/232 Karar sayılı kararıyla.
Davacı tarafın davasının kabulü ile davalı tarafın davacı tarafa ait tescilli ... ve ... şekil markasına yönelik davalının satışa sunduğu ürünlerde marka kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespiti ve menine, davalı tarafın ... markası ve qp şekil markasını kullanımının engellenmesine, söz konusu ürünler üzerinde markasal kullanımın sökülmek suretiyle giderilmesine, sökülmek suretiyle markasal kullanım giderilemediği takdirde ürünlere el konulmasına, el konulan ürünlerin masrafı davalıdan alınmak suretiyle imha edilmek suretiyle tecavüzün giderilmesine,
B.K ve hakkaniyet gereği davacı taraf markasının değeri, davalı tarafın kullandığı ürün adeti ve delil tespiti dosyasındaki markasal kullanım hususları dikkate alınarak 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafa ait markanın değeri, davalının kullanımının niteliği dikkate alınarak 12.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili davacı tarafa ödenmesine,
fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, hüküm kesinleştikten sonra yurt çapında yayın yapan beş büyük gazeteden birinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hükmün ilanına, karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından süresinde ibraz edilen istinaf dilekçesinde;
hükme esas alınan değişik iş dosyasının delil olarak kabul edilemeyeceğini, ürünlerin örneklerinin bile incelenmeden fotoğraflar üzerinde inceleme yapıldığını, tespit esnasında 531 parça ürünün tek tek incelenmediğini, bilirkişinin birkaç ürün üzerinde yaptığı incelemeyi genele yayarak görüş bildirdiğini, tazminat yönünden de, bilirkişinin 2014-2015 yıllarına ait net satış hasılatları üzerinden dava konusu markaya ait ne kadar satış yapıldığı,
ne kadar satış hasılatı elde edildiği bilinmeden varsayımlar üzerinden yapılan hesaplamalar ile rapor tanzim edildiğini, BK 50. madde hükmü değerlendirilmeden karar verildiğini, ürünün tamamı satılmış olsa dahi 10.000TL bedelin elde edilmesinin mümkün bulunmadığını, davacı yan tarafından ispat edilmiş zarar bulunmadığından manevi tazminat taktirinin de yerinde olmadığını, manevi tazminatın fahiş belirlendiğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.Davacı tarafa ait marka kayıtlarından, 2003/03729 sayılı 03, 14, 18, 20, 21, 24, 25,
28.sınıflarda 25.02.2003 tarihinde tescil edilen markanın 13.12.2012 tarihinden itibaren on yıl müddetle yenilendiği, ... sayılı qp şekil markasının 03, 14, 18, 20, 21, 24, 25, 28.sınıflarda 05.10.2011 tarihinde tescil edilen markanın on yıl müddetle geçerli olduğu, 2014/93874 şekil markasının 03, 14, 18, 20, 21, 24, 25, 28, 35.sınıfta tescil edilen markanını 03.06.2014 tarihinden itibaren on yıl müddetle geçerli olduğu sahibi adına geçerliliğini koruduğu gelen kayıttan anlaşılmıştır.
Bakırköy 2. FSHHM'nin 2015/127 D.iş sayılı dosyasının yapılan incelemesinde.
28.08.2015 tarihinde iş yerinde delil tespiti yapıldığı, tespit sonucunda ... ve ... tescil nolu ... ve qp ibareli şekil markasının giysiler, ayak ve baş giysileri yönünden tescilli olduğu, söz konusu markaların 8 adet erkek üst, 2 adet eşorfman altı, 20 adet eşorfman alt üst, 8 adet elbise, 115 adet kot pantolon, 5 adet mont, 5 adet şişme yelek, 324 adet boxer, 23 adet kemer, 20 adet gömlek, 1 adet çanta üzerinde birebir kullanıldığı, kullanımın herhangi bir lisans sözleşmesine dayanmadığı, izinsiz bir kullanım olduğu beyan edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davalı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, alınan 03/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda; defterlerin davalı tarafın kurucu ortağı olduğu şirketin sahibi lehine kati delil vasfında bulunmadığı, dava konusu markaya yönelik ürün ve satış hasılatının kayıtlarda görünmediği,
davalı tarafın kurucu olduğu şirketin mali tablolarında görülen net satış hasılatı üzerinde emsal lisans sözleşmesi kapsamında 2014 ve 2015 yılı için toplam 29.037,14 TL olarak lisans bedeli söz konusu olabileceği, dava konusu markaların kullanımı tespit edilemediğinden maddi tazminatın B.K 50 madde gereğince yapılmasının uygun olacağı beyan edilmiştir.Nispi harcın 1.536,47 TL olduğu, 1/4'ünün 384,12 TL olduğu, davalı vekilinin 31,40 TL maktu harç yatırdığı 352,72 TL harcın eksik olduğu görülmüş, noksan harç tamamlatıldıktan sonra istinaf incelemesi yapılmıştır.
GEREKÇE
Davacı vekilinin tescilli markalarına dayanarak markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi talepli dava açtığı,Bakırköy 2 FSHHM 2015/127 D.iş sayılı dosyasında davalı adresinde yapılan tespitte, iç ve dış giyim ürünleri ile, kemer ve çanta ürünleri üzerinde , etiketlerinde davacı markalarının iktibas suretiyle kullanıldığının tespit edildiği, bilirkişi tarafından ürünlerin bizzat görülerek fotoğraflandığının anlaşıldığı, davalı vekilinin tespit raporunun delil olarak değerlendirilemeyeceğine yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı,
davacı vekilinin maddi tazminat talebinin dava tarihinde yürürlükte olan 556 Sayılı KHK 66/2-c maddesine göre markanın bir lisans sözleşmesiyle hukuka uygun şekilde kullanılmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanmasını talep ettiği, bilirkişi tarafından davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı ancak davaya konu markalardan elde edilen kazancın tespit edilemediğini beyan ettiği, davacı tarafça emsal olarak sunulan lisans sözleşmesinde net satış cirosunun %5 'inin lisans bedeli olarak ödeneceğinin kabul edildiği ve Monaco-Monte Carlo'daki dükkan için imzalanan sözleşmenin sunulduğu,
delil tespiti 27/08/2015 tarihli olup davanın 18/11/2015 tarihinde açıldığı, dosya içerisinde bulunan tedbir infaz tutanağından dava tarihine kadar ihlalin devam ettiğinin anlaşıldığı, ihlal süresinin 2 Ay 22 gün olduğu, KHK 66/son maddesi de göz önüne alındığında davalının ihlal süresi içerisinde elde ettiği kazanç tespit edilemiyorsa da, TBK 50/2 maddesi gereğince hükmedilen maddi tazminat tutarı ve manevi tazminat miktarının yüksek olduğu kanaatiyle, davalı istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına,
hükmün diğer kısımlarının aynen muhafazası ile 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/2133, K. 2019/2314, 31 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama