KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2020
- Dosya no
- 2017/6309 Esas
- Karar no
- 2020/1863 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL(KAPATILAN) 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/04/2017
- Numarası
- 2016/29 E. - 2017/55 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
İSTANBUL(KAPATILAN) 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ tarafından verilen 13/04/2017 tarihli kararına karşı, davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine istinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Müyap ile davalı arasında 12/11/2012 tarihli Meslek Birlikleri Lisans Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davalı şirketin ödemesi gereken 2014 ve 2015 yıllarına ait mail hak bedeli alacağı için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlattığını, davalının borca mesnetsiz yere borca itiraz ettiğini, beyanla itirazın iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde ;müvekkilinin davacıya icra takibine konu miktarda borcu bulunmadığını, icra takibine konu rakamların nasıl belirlendiği anlaşılmamıştır, ayrıca davacı taraf ile yapılan sözleşmeyi noter vasıtasıyla fesh ettiğini, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI; İstanbul(Kapatılan) 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/04/2017 tarihli 2016/29 Esas-2017/55 Karar sayılı kararıyla; "Davacının davasının KABULÜ ile davalının İstanbul ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, -Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıdan alınmasına," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU;Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; icra takibine konu edilen rakama ilişkin müvekkiline tebliğ edilmiş bir ödeme rakamı veya ihtarı veya faturası ,yani likit, belirlenebilir ve tespit edilebilen bir ödeme talebi bulunmadığını,sözleşmede fatura tanzim ve tebliğinin zorunlu olduğunun düzenlendiğini, takibe konu rakamların nasıl saptandığının anlaşılamadığını, -bilirkişi raporunun hatalı eksik ve yetersiz olduğunu,-bilirkişinin sadece davacı meslek birliği tarafından tutulan hesap hareketi dökümü üzerinden hesaplama yaptığını,
akademik kariyer sahibi bir hukukçu bilirkişi tarafından dosyanın incelenmesi gerektiğini,-Rekabet Kurulu'nun 4 meslek birliği hakkında rekabeti sınırlayıcı eylemlerinden dolayı soruşturma açtığını, bu soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiğini, -cari hesap kat edilmeden takibe geçilemeyeceğini, cari hesap detaylarının taraflarınca bilinmediğini,-davacı meslek birliği dahil meslek birliklerince müvekkili aleyhinde icra takipleri yapıldığını, talep karmaşası yaşandığını,
davacı taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı cevap vermemiştir.
DELİLLER. İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının Müyap, borçlusunun ... İnş olduğu, 10.052,62 TL asıl alacak, 902,09 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 10.954,71TL alacak yönünden açıldığı, takibin cari hesap ve faturalara dayalı olduğu, 02/09/2015 tarihli borçlu vekilinin itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişinin 26/12/2016 tarihli raporunda : "davacı tarafça davalı şirkete düzenlenmiş irsaliyeli faturaların 09/06/2014 tarihli 4.246,80 TL+KDV olmak üzere 5.011,22 TL ve 22/06/2015 tarihli 4.652,38 TL+KDV olmak üzere 5.489,81 TL bedelli hak kullanım bedeli faturaları olduğunu, sözleşmenin 7.3 maddesine göre ÜFE+TÜFE/2 oranına göre artış ve 7.6 maddesine göre %2 gecikme faizi uygulandığı,
icra takip tarihi itibariyle davası meslek birliğinin davalı şirketten 10.052,62TL fatura bedeli, 902,09TL faiz olmak üzere toplam 10.954,71TL alacağı olduğu sonuç ve kanaatine vardığımı," şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.Cevap dilekçesi ekinde davalı tarafça sunulan 11 Kasım 2015 tarihli fesih ihtarından, davacının davalı meslek birliğine ve diğer meslek birliklerine, sözleşmelerin 31/12/2015 tarihi itibarıyla feshedildiğinin bildirildiği görülmüş, tebliğ şerhinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
İtirazın iptali talepli davada, davacı tarafça 2014 yılı ve 2015 yılı lisans kullanım bedeli alacağının takibe konu edildiği, taraflar arasında 12/11/2012 tarihli lisans sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 2014-2015 yıllarında geçerli olduğu ve sözleşmenin 8.2 maddesi gereğince sözleşmenin sona ermesinden en geç bir ay önce sözleşmenin feshedildiği bildirilmezse aynı şartlarla bir yıl yenileneceğinin kabul edildiği, yine sözleşmenin 7.3 maddesinde her yıl ödenecek mali hak bedelinin bir yıl önce ödenen bedele (ÜFE+TÜFE)/2 oranında artış yapılarak belirleneceğinin kabul edildiği,
bilirkişi tarafından taraflarca sözleşmede 2012 yılı için belirlenen bedele sözleşmede öngörülen artış uygulanarak KDV hariç 2014 yılı için 4.246,80 TL, 2015 yılı için 4.652, 38 TL hesaplandığı, KDV dahil edildiğinde takibe konu 10.052,62TL miktarınca davacının alacaklı olduğunun hesaplandığı, hesaplamanın sözleşme hükümlerine uygun olduğu kanaati ile davalı vekilinin asıl alacağa yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Takip tarihinden önce, davalı borçlunun cari hesap ve fatura alacağı yönünden temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından,
takibe kadar işlemiş faiz talebinde bulunulamayacağı, bu kısma yönelik davanın reddi gerektiği, işlemiş faize yönelik istinaf başvurusunun haklı olduğu kanaatiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/6309, K. 2020/1863, 6 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama