İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2018/1185 K.2021/337

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2018/1185Karar2021/337Tarih18 Şubat 2021Okuma8 dk · 1.619 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Birleşen Bakırköy 2 Fshhm'nin 2016/207 Esas Sayılı Dosyası

Karar tarihi
18 Şubat 2021
Dosya no
2018/1185 Esas
Karar no
2021/337
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
26/10/2017
Numarası
2016/202 2017/194
Dava
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Dava tarihi
02/12/2016
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.619 kelime·8 dk okuma·2 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacı ... San ve Tic. A.Ş vekili, müvekkilinin ... özel ve uluslararası standartlarda akıllı ulaşım sistemleri, donanım ve yazılım üreten bir firma olduğunu, davalının da aynı sektörde faaliyet gösteren tanınan bir firma olup adına "..." markasının adına tescil ettirdiğinin anlaşıldığını, ne var ki bu markanın 556 Sayılı KHK'nun 7 ve devamı maddeleri uyarınca marka vasfında olmadığını, ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığını, herhangi bir ayırt edici kelime,

unsur ve saire koymaksızın sadece mersin ve kart sözcüklerinden oluşan ibarenin tescil ettirildiğini belirterek davalıya ait "mersin kart" markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin tek başına şehir adını marka olarak tescil ettirmediğini, bu nedenle 556 Sayılı KHK'nun 5.ve 7.maddesine aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, davacının hizmet verdiği şehirlerde şehir ismini ihtiva eden bir kart kullanımına yönelik uygulamasının da bulunmadığını, haksız rekabetin söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı ...San ve Tic.

A.Ş vekili, müvekkilinin "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının da aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, davalıya ait "... kart" ibareli markanını müvekkiline ait marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, bu konuda mahkemenin 2016/202 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davalar arasında irtibat bulunduğunu bildirerek davaların birleştirilmesi ile davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; asıl davada davalı tarafın tescilli markası mersin kart ibaresinin Mersin ilinin kartıyla meşhur bir il olmaması, bu ibarenin ayırt ediciliğinin bulunması nedeniyle tescille engel bir durumun olmadığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ise davacı tarafın ... şekil markası ve davalının mersin kart ibareli markaları dikkate alındığında her iki markada da ... kart ibaresinin öne çıktığı, her iki markanın ... ve kart ibarelerini içermesi,

dolayısıyla her iki marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal bir benzerlik bulunduğunu, ortalama tüketici nezdinde bağlantı kurma ihtimalinin mevcut olduğu, markaların benzer olduğu, karıştırma tehlikesi bakımından yapılan değerlendirmede ise mal ve hizmetlerin aynı ya da benzer olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının markaları ve davalı markalarının emtia ve sınıfları dikkate alındığında, davalıya ait mersin kart ibareli markanın 9.sınıfta yer alan manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları,

bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilin manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilir elektronik yayınlar, manyetik/optik okuyucu kartlar, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri emtiaları yönünden davacı markasıyla benzer olduğundan, bu emtialar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve bağlantılı ve ilişkili olmayan sınıf ve emtialar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, kararı asıl davanın davacı vekili ile asıl ve birleşen davanın davalı vekili istinaf etmiştir.

Asıl davanın davacı vekili, istinaf sebebi olarak; mahkemenin davalıya ait markanın ayırt edicilik koşulunu sağladığına dair kararının hukuka aykırı olduğunu, mersin ve kart kelimelerinin düşük ve zayıf ibareler olduğunu, dolayısıyla KHK'nun 7/1-a maddesi gereğince ayırt edicilik vasfında bulunmadığını, il ismi ile beraber marka örneğinde yer alan ayırt edici ibarelerin, harflerin, logoların markaya bütün olarak ayırt edici değer katması halinde ancak tescil edilebileceğini, dolayısıyla davalı markasının bu vasfının bulunmadığını,

yine davalıya ait marka ile müvekkiline ait markaların tescilli olduğu sınıflar farklı olsa da tescil edilen sınıfların farklılığı, markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığı sonucunu doğurmadığını, müvekkiline ait markanın 12/03/2005 tarihinden beri tescilli olduğunu, davalının ise aynı iş kolunda davaya konu mersin kart markasını 15/02/2013 tarihinde tescil ettirdiğini, markalar arasında iltibas oluşturacak şekilde benzerlik bulunduğunu, dolayısıyla tescil edilemeyeceğini,

her iki markanın da hizmet verdikleri sektör ve hatta özgülendikleri ürünün aynı olup söz konusu markaların faaliyet alanının toplu taşımacılıkta elektronik ücret toplama ve akıllı kart sistemleri olduğunu, mahkeme tarafından bu hususun gözardı edildiğini, TPE tarafından yayınlanan tebliğe göre farklı sınıflarda yer almalarına rağmen halk nezdinde karıştırılmaya yol açacak nitelikteki ticaret ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğunu, bu konuda Yargıtay kararları bulunduğunu,

sonraki marka olan mersin kart markasının hangi mal ve hizmetlerde kullanılırsa kullanılsın ortalama bir tüketicinin bu markanın müvekkilinin önceki tarihli markası olan mersin kentkart markasıyla bağlantılı olabileceğinin düşünme tehlikesinin bulunduğunu, markaların benzer olduğunun bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu bildirmiştir. Asıl ve birleşen davanın davalı vekili, istinaf sebebi olarak; davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, asıl davada davacının ... San ve Tic.

A.Ş , birleşen davada ise ... San ve Tic. A.Ş'nin davacı olduğunu, her iki firmanın farklı tüzel kişilikler olduğunu, her iki firmanın da aynı talepli davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, her ne kadar Mersin ilinde belediye şirketi olan ...

A.Ş ile yapmış olduğu sözleşme çerçevesinde talepte bulunduğu iddia edilmiş olsa da, markanın ayırt edici özelliğinin bulunmaması nedeniyle hükümsüz olduğunun iddia edilmesi yönünden davacı firmaların talep hakkı bulunmadığını, kararın öncelikle bu yönden bozulması gerektiğini, mahkemenin birleşen davada müvekkiline ait markanın 9.sınıfta yer alan bir kısım emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar vermiş ise de, bunun hatalı olduğunu, zira her iki marka arasında karışıklık oluşturacak bir benzerliğin bulunmadığını, nitekim markaların hitap ettiği kitle bakımından oluşturduğu ilk algının benzerlik meydana getirmediğini,

bununla birlikte şehirde dava konusu markada Mersin'de bu kartı piyasaya sürmek için zaten belediyenin açtığı ihalenin kazanılması gerektiğini, hal böyle iken iki markanın da ürünlerinin aynı anda piyasada olması ve karışıklığa yol açmasının mümkün olmadığını, kısmi kabul kararının bozulması gerektiğini bildirmiştir. Davalıya ait ... + şekil markasının 15/02/2013 tarihinden itibaren 9 ve 36.sınıflarda 10 yıl süreyle tescil edildiği görülmüştür.

Birleşen davanın davacısına ait Kentkart markasının 9,38 ve 42.sınıflarda 24/12/2008 tarihinden itibaren tescilli olduğu görülmüştür. Birleşen davanın davalısına ait ... San ve Tic. Ltd. Şti + şekil markasının 12/03/2004'ten itibaren 7,9 ve 39.sınıflarda tescilli olduğu görülmüştür. Yargılama sırasında alınan 20/09/2017 tarihli ..., Yard.

Doç. ... ve ... tarafından düzenlenen üç kişilik bilirkişi heyeti raporunda; davalı ve birleşen davalıya ait olan 2013/14025 tescil numaralı ... kart ibareli marka tescilinin 556 Sayılı KHK'nun 5.ve dolayısıyla da 7/a maddesine aykırı olmadığını, bu markanın tescilli olduğu 9.sınıfta yer alan manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları, bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilin manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilir elektronik yayınlar, manyetik/optik okuyucu kartlar, bilet otomatları,

nakit para çekme makineleri emtiaları bakımından davacının mersin kart esas unsurlu 39.sınıfta tescilli olduğu "para, jeton veya kartla çalışan cihazlar ve bunlar için mekanizmalar: otomatik satış makineleri, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri.

Elektronik veya manyetik kartlar: telefon kartları, bankacılıkta kullanılan kartlar, otomatik açma-kapama kartları, sayaçlar için elektronik kartlar, elektronik biletler" ile benzer olduğu, 9.sınıfta yer alan diğer emtialar ile 36.sınıfta tescilli tüm hizmetler açısından aralarında benzerlik olmadığı,

bu nedenle mersin kart ibareli markanın tescilli olduğu 9.sınıfta yer alan manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları, bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilin manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilir elektronik yayınlar, manyetik/optik okuyucu kartlar, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri emtiaları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilebileceği, davacının kent kart markası ile davalının Mersinkart markası arasında iltibas oluşturacak şekilde görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.

GEREKÇE

Asıl dava, davalıya ait markanın ayırt edicilik özelliğinin bulunmaması sebebine dayalı, birleşen dava ise tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunması nedeniyle açılan marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplerine ilişkindir. Birleşen davanın davacısına ait Kentkart markasının 9, 38 ve 42.sınıflarda, yine ...

San ve Tic.Ltd.Şti + şekil markasının 7, 9 ve 39.sınıflarda tescilli olduğu, asıl ve birleşen davanın davalısına ait Mersin Kart markasının ise 9 ve 36.sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmaktadır.

Mersin ilinin kartıyla meşhur bir il olmadığı, bu ibarenin ayırt ediciliğinin bulunduğu, dolayısıyla tesciline engel bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından asıl davanın davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.

Asıl ve birleşen davanın davalı vekilinin istinafına gelince, her iki davacının da farklı tüzel kişilikler olmasına rağmen aynı markanın hükümsüzlüğüne dair dava açmalarında hukuki yararları bulunmadığına dair istinaf sebebi yerinde değildir.

Birleşen davanın taraflarına ait Mersin Kentkart esas unsurlu marka ile ... markasının benzer olduğu, markalarda ... ibaresinin ön plana çıktığı, her iki markanın ... ve Kart ibarelerini içermesi, aynı ve benzer kelimelerin kullanılması dikkate alındığında, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında bağlantı kurma ihtimalinin bulunduğu ve karıştırılma tehlikesinin oluştuğu, bu bakımdan davacının tescilli markaları ile davalının tescilli markası arasındaki emtia ve sınıflar dikkate alındığında, davalıya ait ... ibareli markanın 9.sınıfta yer alan manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları,

bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilin manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilir elektronik yayınlar, manyetik/optik okuyucu kartlar, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri emtiaları yönünden benzer olduğu anlaşıldığından bu yönlerden verilen kısmi hükümsüzlük kararı usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen davanın davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.

Öte yandan bu kartın piyasaya sürülmesi için belediyeden ihalenin kazanılması gerektiğine dair istinaf talebi de marka hukuku ilkeleri bakımından yerinde görülmemiştir.Hal böyle olunca usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına yönelen asıl davanın davacı vekili ile asıl ve birleşen davanın davalı vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl davanın davacı vekili ile asıl ve birleşen davanın davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Asıl davanın davacısından alınması gereken 118,60 TL (59,30x2) harçtan, peşin alınan 67,30 TL (35,90+31,40) harcın mahsubu ile bakiye 51,30 TL harcın asıl davanın davacısından alınarak hazineye irat kaydına, 3-Asıl ve birleşen davanın davalısından alınması gereken 59,30 TL harçtan, peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 27,90 TL harcın asıl ve birleşen davanın davalısından alınarak hazineye irat kaydına,

4-Asıl davanın davacısı ile asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/02/2021

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/1185, K. 2021/337, 18 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1185
Karar No
2021/337
Tarih
18 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1186 K.2021/115
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2018/1187 K.2021/297
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1190 K.2021/141
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1190 K.2021/62
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1193 K.2021/135
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1193 K.2021/212

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.