KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2018
- Dosya no
- 2018/2990 Esas
- Karar no
- 2018/2128
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Numarası
- 2017/706
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin 43 ve 44.sınıflarda tescilli "...'den beri hizmetinizde" , "..." , " pera " markalarının sahibi olduğunu, davalının ise müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla "..." markasını kendi adına tescil ettirdiğini, bu durumun karıştırılma ihtimalini ortaya çıkardığını, ayrıca davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiğini belirterek davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 1.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminata, ayrıca davalı adına tescilli markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi, markanın kullanılmasının önlenmesi ve davalıya ait internet sitesinin tedbiren erişime kapatılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın hükümsüzlük talebiyle açılmış olduğu, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçeleriyle markanın ve internet sitesinin kullanımının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekili istinaf sebebi olarak, davalının müvekkili adına tescilli markayı kullandığını, davalının önceye dayalı kullanım iddiası bulunmadığını, kararın yasal dayanağının bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davacıya ait markaların celbi için TPMK'ya yazılan yazıya cevabın gelmediği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbirin reddi kararına yöneliktir. Davacının markalarının ...'den beri hizmetinizde,...ve ...şeklinde olup ... şeklinde tescil edilen markanın coğrafi yer belirttiği, davalı markasının kullanımına ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, halbuki davalının markasının da "..." şeklinde olup karıştırılma riski değerlendirilmesinin markanın bütün unsurları dikkate alınarak bütünsel açıdan yapılması gerektiği gözetildiğinde, davacı vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Hal böyle olunca usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına yönelen davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/2990, K. 2018/2128, 12 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama