KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2019
- Dosya no
- 2019/1653 Esas
- Karar no
- 2019/1827
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/01/2019
- Numarası
- 2019/1203 Esas
- Davanın konusu
- MENFİ TESPİT
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi üzerine Dairemize gelen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı yanca açılan menfi tespit davasında, alacaklı /davalının İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile müvekkili hakkında takip başlattığını, müvekkili şirketin alacaklı görünene borçlu bulunmadığını, dava dışı ... ortak olduğu dönemde düzenlenen bu bononun fiktif işlemler yapılarak şirketi borçlandıran bir muamele olduğu ve banka kayıtları ve şirket kayıtları ile bu durumun kanıtlanacağını,
şu aşamada tedbiren icra işlemlerinin durudurulmasını talep ve dava etmiştir.Mahkemece tensiben yapılan incelemede yaklaşık ispat koşulunun yargılamayı gerektirdiği nedenle ihtiyati tedbir talebi reddedilmiştir.Davacı verilen kararı aynı gün istinaf etmiş ve İİK 72/3 madde koşulları bulunduğundan ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Uyuşmazlık menfi tespit davasında icra işlemlerinin tedbiren durdurulması istemine ilişkindir.Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir "... Kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir. (Prof. Dr. Hakan Pekcantez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof.
Dr. Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Baskı, S.714) Tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.Nitekim 6100 sayılı HMK'nin 10'uncu kısmının 1'inci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389'uncu madde başlığında "Geçici Hukuki Korumalar" olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin 1'inci fıkrasında " Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli
ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanını yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirledikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar,teminat,kararın uygulanması gibi sair hususlar da duraksamaya yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür vazedilmiştir.HMK'nin 390'ıncı maddesinde tedbir talep edenin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirteceği ve davanın esası
yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu da belirtilmiştir.Eldeki davada, Davacı yan tedbir talebinin yaklaşık ispat ve hakılılığına ilişkin dava dışı ... ile olan karşılıklı ihtarname ve cevaplarının dışında belge sunmadığı yaklaşık ispat şartını yerine getirmediği, talebin gelinen aşama itibariyle yargılamayı gerektirdiği bu sebeple ilk derece mahkemesinin tedbirin reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/1653, K. 2019/1827, 23 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama