KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2019
- Dosya no
- 2019/2135 Esas
- Karar no
- 2019/1899
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Numarası
- 2019/142 E.
- Davanın konusu
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili; davalıya ait ... logo'lu televizyon kanalında müvekkili meslek birliklerinin hak sahibi olduğu, eserin, müvekkillerinden izin almaksızın ve bedeli ödenmeksizin yayınlandığını belirterek, davalının bu eyleminin FSEK den doğan haklara tecavüz oluşturduğunun tespitine, FSEK 'in 66.maddesi uyarınca tecavüzün ref'ine, FSEK 69.madde uyarınca tecavüzün men'ine, 1.000 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminata karar verilmesini, ayrıca FSEK 77.madde uyarınca davalıya ait televizyon kanalında müvekkiline ait eserlerin umuma iletilmesinin yasaklanması yoluyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinin usulüne uygun olmayıp, davacılara açıklattırılması gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ihtiyati tedbir talebinin yasal dayanağı olmadığını ve kaldırılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece. 25.06.2019 tarihli duruşmada, davacıların tedbir talebinin kabulüne, davacı repertuvarında yer alan eserlerin davalıya ait ...
TV logolu TV'de umuma iletiminin önlenmesine, ancak davalı tarafın takdiren 330.000 TL teminatın yatırılması halinde tedbirin uygulanmamasına, aksi takdirde derhal tedbirin uygulanacağının ihtarına, karar verilmiş, karara davalı vekilince itiraz edilmiştir.Davalı vekili itirazında;
tedbir kararının yasal koşullarının oluşup oluşmadığının, davacıların kendilerinin dahi eserleri tespit edemediğini, ihtiyati tedbir kararının müvekkilinin ticari faaliyetlerine zarar verdiğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, dava değerinin 3.000 TL olup, tedbir talebinin bu tutarı güvence altına almaya yaramayan bir talep olduğunu, ayrıca bu talebin dayanaksız, taşkın ve ölçüsüz olduğunu, ayrıca ters tedbir tutarının fahiş olduğunu bildirmiştir.Mahkemece.
29.07.2019 tarihinde, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, davalının itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf sebebi olarak; ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, tedbirin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbirin ölçüsüz, taşkın ve müvekkilinin ticari faaliyetlerine zarar verici mahiyette olduğunu, dava değerinin 3000 TL olup, bu tutarı tehlikeye düşürebilecek herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, kararın dava sonucunu güvence altına almaya elverişli olmadığını, ters tedbir tutarının fahiş olduğunu belirterek 29.07.2019 tarihli ara kararın kaldırılması ve davacının ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir.
Davalı vekili; 01.07.2019 tarihinde 330.0000 TL teminatı yatırdıklarını belirterek, 27.06.2019 tarihli teminat mektubunu mahkeme kasasına sunmuştur. Dosyanın incelenmesinde, itirazın reddi kararının duruşmasız olarak verildiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, FSEK'den doğan haklara tecavüzün tespiti, ref'i, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararına yöneliktir.
HMK'nun 394/4 maddesinde itiraz usulü ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, ihtiyati tedbire itiraz edilmesi halinde mahkemece ilgililerin dinlenmek üzere davet edilmesi, gelmedikleri takdirde dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesi gerekir. Somut olayda davalı tarafça yapılan itirazın duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karara bağlandığı görülmüştür. Bu durum usul ve yasaya aykırıdır.
Hal böyle olunca, davalı vekilinin esasa dair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf talebinin kabulüne, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/2135, K. 2019/1899, 27 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama