KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2019
- Dosya no
- 2019/2510 Esas
- Karar no
- 2019/2451
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/05/2018
- Numarası
- 2017/460 2018/538
- Davanın konusu
- Alacak (Finansal Kiralamadan Kaynaklanan
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, finansal kiralama konusu malın iadesi davasıdır. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, taraflarca takip edilmeyen davanın 07/02/2018 tarihli duruşmada HMK'nun 150.maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve davanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar vermiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; mahkemenin hükmün 2.bendinde bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesi şeklinde karar oluşturduğunu, oysa peşin alınan harcın fazla olduğu anlaşılırsa bunun istek üzerine geri verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
GEREKÇE
Yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar esasa dair bir karar değildir. Bu itibarla alınacak harç maktu harçtır. Nitekim mahkemece de maktu harç alınmasına karar verilmiş, ancak maktu harcın peşin harçtan mahsubu ile artan 2.525,73 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesi şeklinde hüküm kurulmuştur.
Harçlar Kanunu'nun 31.maddesi uyarınca peşin alınan harç, işin hitamında ödenmesi gerekenken fazla olduğu anlaşılırsa yatıran tarafa iade edilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece artan harcın talebi halinde davacıya iadesi şeklinde karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/2510, K. 2019/2451, 11 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama