KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2022
- Dosya no
- 2020/1410 Esas
- Karar no
- 2022/1199
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/12/2019
- Numarası
- 2017/546 2019/573
- Davanın konusu
- Tecavüzün refi, Tazminat
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ...
TV’de yayınlanan “...” adlı dizi filmin yapımcısı olduğunu, dizinin ikinci yönetmenliğini müvekkilinin üstlendiğini, müvekkilinin bölüm başı ücretinin net 10.000 TL olduğu, 52.bölümden sonraki ücretinin 12.500 TL’ye çıkarıldığını, davalı yapım şirketinin dizinin son 10 bölümü için müvekkiline herhangi bir telif ücreti ödemediğini, bu sebeplerle davalının mali ve manevi haklarına tecavüz devam ettiğinden 5846 sayılı Kanun'un 66. Ve 67. Maddelerine göre Tecavüzün Refine ve tüm yurt içi ve yurt dışı her türlü medya platformlannda yayımlanmasının tedbiren derhal durdurulmasına,
şimdilik 122.500 TL olmak üzere 5846 sayılı Kanunun 68 maddesi uyarınca üç katı tutarda hesap edilecek Telif ücreti alacağına, Borçlar Kanunun’un genel hükümleri dairesinde 5.000 TL manevi tazminatın, 5846 sayılı kanunun 70 maddesinin 3. Fırkası uyarınca davalının, müvekkilin telif haklannın ihlalinden temin ettiği kardan müvekkile düşecek payın hesap ettirilerek belirtilmesinin ardından arttırılmak üzere asgari 1.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunduğunu davacının son 10. bölüm çekimlerini müvekkiline teslim edip dizinin Tv’de yayınlanmasıyla mali hakların müvekkiline devredildiğini bu nedenle mali hakların ihlaline ilişkin bir durumun söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının tecavüz ve buna bağlı taleplerinin yerinde olmadığını, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, manevi tazminat talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"....Tüm dosya sunulan bilirkişi raporu ve izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; davaya konu “...” isimli dizi filmin FSEK m.5 anlamında sinema eseri olduğu, davacının bahse konu eserin yardımcı yönetmeni davalının ise yapımcısı olduğu, taraflar arasında dizi filminin eser niteliği ve tarafların eser üzerindeki hak sahipliği noktasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın yönetmenlik ücret alacağından kaynaklandığı, davalının delil vasfına haiz ticari kayıtlara göre davacının bölüm başı ücretinin 12.500,00 TL olduğu ve dava tarihi itibarı ile davacının davalıdan 122.500,00 TL alacaklı olduğu,
taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bulunduğu, dizinin sözleşme gereği çekimi yapılarak teslim edildiği dikkate alındığında uyuşmazlıkta FSEK 68 in uygulanma imkanı bulunmadığı, davacının ref talebinin yerinde olmadığı, davacının FSEK 70 e dayalı talepleri yönünden ispata yarar delilin sunulmadığı gibi TBK haksız fiile ilişkin hükümleri kapsamındaki manevi tazminatın da şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının yönetmenlik ücret alacağına ilişkin talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ref talebi, FSEK 70 e dayalı maddi tazminat ve TBK kapsamındaki manevi tazminat taleplerinin reddine..." dair karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Telif ücret alacağı yönünden avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğunu, Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuattan kaynaklanan hukuk davalarının TTK 4/1-d md gereğince ticari dava niteliğinde olduğunu, Yargılama giderlerinin HMK 326 maddesine uygun şekilde paylaştırılması gerekirken %50 oranında paylaştırılmasının yerinde olmadığını, HMK 110 md gereğince tek dilekçe ile talepte bulunulmuş ise de telif ücret alacağının tamamen kabul edildiğini, bilirkişi incelemesinin bu talep için yapıldığını,
yargılama giderlerinin büyük kısmının bilirkişi ücretinden oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını, avans faizi ve yargılama giderleri yönünden talep gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekil istinafa cevabında; taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, davacının ikinci yönetmen olarak mali ve manevi hakalrı kullanma yetkisini müvekkili şirkete devrettiğini, müvekkilinin tüm harçtan sorumlu tutulmuş olması, maddi tazminat, ref ve manevi tazminat talepleri reddedilmiş olmasına rağmen yargılama giderlerinin hukuka aykırı paylaştırıldığından söz edilemeyeceğini, davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, eser sahipliğine dayalı mali ve manevi haklara tecavüz edildiği iddiası ile tecavüzün refi, telif ücret alacağı, FSEK 70/3.maddesi gereğince tazminat ve genel hükümlere göre manevi tazminat hükmedilmesi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilinin istinaf istemi; faiz ve ve yargılama giderlerine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davanın TTK m. 4/1-d hükmü uyarınca ticari dava olduğu, davacının dava dilekçesinde avans faiz talebinde bulunduğu gözetilip avans faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmiş olması doğru olmamış davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Davacı vekilinin yargılama giderleri yönünden istinaf istemine gelince; harçlandırılan dava değerinin 128.500TL olduğu, mahkemenin 122.500TL'lik kısmı kabul ettiği, kabul oranının; %95,33 olduğu dikkate alınarak yargılama giderlerinin buna göre paylaştırılması gerekirken %50 oranda paylaştırılması yerinde görülmemiş, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin de kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/1410, K. 2022/1199, 30 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama