KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2022
- Dosya no
- 2020/1638 Esas
- Karar no
- 2022/1541
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/02/2020
- Numarası
- 2018/413 2020/103
- Davanın konusu
- İstirdat
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... çek seri numaralı çek yaprağını bilmediği bir yerde kaybettiğini, durumu ilgili banka şubesine kaybettiğini öğrenir öğrenmez bildirdiğini, 24/04/2018 tarihinde ... Bankası A.Ş. Merter Şubesinden müvekkilinin arandığını çekin doldurularak ve çek vasfına haiz şekilde bankaya ibraz edildiğinin bildirildiğini, yapılan incelemede imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, davaya konu keşidecisi ... Tic. Ltd.
Şti. olan Yapı ve .. A.Ş.
Merter şubesine ait ... çek seri numaralı 24/04/2018 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli çekin iptalini, elde edilebilirse davalılardan istirdadı ile müvekkiline iadesini, çek bedelinin kısmen ya da tamamen ödenmek zorunda kalınması halinde ödenecek miktarın ilgili davalıdan tahsil gününden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, çekin takibe konulması halinde haksız takip nedeniyle oluşacak takip miktarının asgari %20si oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin keşidecisinin davacı, lehtarının diğer davalı olduğunu, müvekkilinin son hamil olduğunu, müvekkilinin haklı hamil olması gerekmediğini, yetkili ve meşru hamil olmasının yeterli olduğunu, davaya konu çekteki ciro silsilesinin kopuk olmadığını, TTK 589. maddesi gereği senetteki ciro silsilesinin düzgün olması ve senedi devralanın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusuru bulunmaması halinde senedi ciro ile devralanın iyi niyetli ve yetkili hamil sayılacağını, davacı şirket yöneticisinin basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne uymadığını,
TTK 692/6. maddesi gereği çekte keşideci imzasının bulunmasının yeterli olduğunu, davaya konu çekin kambiyo vasfını taşımadığına yönelik itirazların yerinde olmadığını sonuç olarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ve ... Tekstil San. Tic. Ltd.
Şti. usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmaya da katılmamıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İmza itirazı mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği ve cirosunun sahte olması sebebiyle ciro silsilesi bozulduğundan temlik veren eski davalı ...
A.Ş.'nin yetkili hamil bulunmadığı, dava sırasında çek bedellerinin davacı tarafından İcra Müdürlüğü'ne ödenmiş olması nedeniyle ödenen bedellerin istirdatının gerektiği sonucuna varıldığından açılan davanın kabulüne, İİK 72/5 maddesi koşulları oluşmadığı gibi istirdat davasında tazminat ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığından davacı tarafın tazminat talebinin reddine..." karar verilmiştir. Davalı temlik alan ... A.Ş. İstinaf dilekçesinde özetle. Temlik veren ...
A.Ş.'nin davaya konu çekin iyiniyetli son meşru hamili olduğunu, temlik veren şirketin ve temlik alan şirketin, keşideci ile doğrudan doğruya ticari iş ilişkisinde olmadığından keşidecinin imza sıhhatini bilebilecek durumda olmadığını, 6102 S.
TTK 687. maddesi gereğince çekin ciranta tarafından üçüncü kişiye devri halinde üçüncü kişi iyiniyetli sayılacağından lehtarın; keşideci ile arasındaki temel ilişkiyi çek hamiline karşı ileri süremeyeceğini, Yargıtay 19. HD'nin 12.4.2004 tarihli 2004/3247 E. 2004/4260 sayılı kararın bu yönde olduğunu, müvekkilinin çek üzerindeki imzanın davacı tarafa ait olup olmadığını bilmesi ve bu hususta imza araştırma yapması mümkün olmadığı gibi araştırma yapma zorunluluğu olmadığını,
kambiyo senetlerinin özelliğinin alt ilişkinin senetten bağımsız olması olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olarak açılmış yargılama sırasında takip borcu ödenmiş olmakla istirdat istemine dönüşmüştür. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı temlik alan ... AŞ vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davaya konu çek incelendiğinde; ... Bankası Merter Şubesi'ne ait 21.04.2018 Tarihli ... seri nolu 80.000TL bedelli çekte keşidecinin davacı ..ltd Şti, lehtar ve 1.cirantanın ... ve ... Tekstil San Tic Ltd Şti olduğu çekin davalı ... Aş tarafından takibe konulduğu, takip dosyasına davacı tarafça 04.09.2018 tarihinde 101.445,97TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf, 101.445,97TL olan dava değerine göre eksik harcı tamamlamıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etmiştir. Bilirkişi raporunda, çekteki ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş olup rapor hükme elverişlidir. İmza defi, mutlak defidir ve herkese karşı ileri sürülebilir. Senetteki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş olmakla mahkemenin davanın kabulüne karar vermesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle davalı temlik alan ... AŞ vekilinin istinaf sebeplerine göre ve HMK 355.maddesine göre yapılan istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı temlik alan vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/1638, K. 2022/1541, 29 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama