İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2020/1681 K.2022/1486

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2020/1681Karar2022/1486Tarih22 Eylül 2022Okuma10 dk · 1.924 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Eylül 2022
Dosya no
2020/1681 Esas
Karar no
2022/1486
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/11/2019
Numarası
2016/443 2019/1099
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.924 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı ... Ltd. Şti. asıl davada dava dilekçesinde.

Şirketin muhasebe işlemleri için muhasebe müdürü davalı ...'ye 12/03/2015 tarihinde vekaletname verildiğini, ancak vekilin bazı hatalı işlemlere yöneldiğinin tespit edilmesi üzerine 14/10/2015 tarihinde azledildiğini, söz konusu azil namenin 15/10/2015 tarihinde bizzat kendi imzasına tebliğ edildiğini, azledilme durumunun Türkiye genelinde yayın yapan ulusal gazetelerde ilan edilerek üçüncü kişilerin bilgisine sunulduğunu, azledilen vekilin müvekkilinden habersiz olarak şirket adına ...

Bank İkitelli Şube Müdürlüğünden, ... Bankası Beylikdüzü Şube Müdürlüğünden ve ...

Bankası Hadımköy Şube Müdürlüğünden çek karnesi aldığını ve bu karnelere ait çekleri imzalayarak irtibat içinde bulunduğu kişiler eliyle piyasaya arz ettiğinin öğrenildiğini, azledilen vekil hakkında sahtecilik eyleminden dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 20I5/39744 soruşturma sayılı dosyası ile takibat başlatıldığını, soruşturma dosyasındaki ifadeler incelendiğinde suç nitelikli eylemler ile müvekkiline ne denli zarar verildiğinin anlaşılacağını, ...

Bankası’ndan alınan çeklerden ... numaralı olan 40.000 TL bedelle doldurulup bankaya ibraz edilmesi üzerine menfi tespit talebiyle dava açmak gerektiğini, takibe konu çekin müvekkil şirket yetkilisinin imzasını içermediğini, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, sahtecilik iddiasının mutlak def'ilerden olduğunu ve herkese karşı ileri sürülebileceğini, yetkisiz kişi ile yapılan işlemin müvekkilini sorumluluk altına sokmayacağını, davalı lehtarın iyi niyet savunmasında bulunamayacağını, HMK m. 208/4 gereğince sahte imzanın sahibi ...'nün de davalı olarak gösterildiğini,

HMK m. 209 gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, çekin ciro silsilesi bilinmediğinden diğer cirantalara karşı davalı sıfatı ile dava açma hakları veya dahili davalı olarak davaya dahil etme haklarını saklı tuttuklarını beyanla, davalı ... Ltd.şti.’nin lehtar ve hamili göründüğü ...

Bankası Beylikdüzü Şubesinin 15.01.2016 keşide tarihli, ... nolu ve 40.000 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine ve davaya konu çekin müvekkiline teslimine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Asıl davanın davalıları ... Ltd. Şti.'ye davaya cevap vermemiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı ... Ltd. Şti. Birleşen davada dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddialarını tekrar etmiş, ayrıca çekin takibe konulduğunu sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceğini belirterek dava konusu 1/01/2016 tarihli 40.000- TL bedelli çekten dolayı davalı ... Ltd Şti şirketine müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Birleşen dosya davalı ... Ltd.

Şti. cevap dilekçesinde özetle; imzanın çek keşide etmeye ve imzalamaya yetkili olan ...’ye ait olduğunu, her ne kadar davaya konu çekin tanzim ve ibraz tarihi 15.01.2016 olarak görünse de davalı şirket tarafından takibe konu 02.06.2015 tarihinde tahsilat makbuzu karşılığında teslim alındığını, yani çekin keşide ve teslim alınma tarihinin davacının ...’yü azletmeden önceki tarihe ait olduğunu, TTK'da "Çekte vade olmaz, Çek görüldüğünde ödenir" düzenlemesine rağmen, uygulamada ve ticari teamülde, “vadeli Çek” diye bir kavramın olmadığını,

uygulamada keşideciler çekin üzerine düzenleme tarihi olarak ileri gelecek olan Çekte vade uygulamasını fiilen bir tarihi yazarak gerçekleştirmekte olduğunu, hamilin de çeki bu Şekilde kabul ederek esasen çekin üzerindeki vadeyi kabul etmiş olduğunu, olayda da görüleceği üzere çek üzerindeki tarih ileri torihli olarak atılmış olup, o dönemde ... İnş. Ltd.

Şti odına çek keşide etmeye ve imzalamaya yetkili olan ... tarafından keşide edildiğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, vekillikten azledilen kişinin azil işleminden sonra çek yapraklarının elinden alınmış olması gerektiğini, azil edilen kişi çek yapraklarını istenilmesine rağmen vermemesi halinde ise yasal yollara başvurulması ve bankalara söz konusu azil konusunda bir bildirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin söz konusu ilişki de Çekin meşru hamili olmakla birlikte iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre;

"davacının davalılardan ...’ye 12.03.2015 tarihli ve Büyükçekmece ...

Noterliğin ... yev. numarası ile vekalet vermiş olduğu, iş bu vekaletnamenin incelenmesinde; davacının davalı ...'ye "milli ve yabancı bankalar ile özel finans kurumları nezdinde adına her türlü hesap açmaya, açılacak hesaplar ile bu güne kadar açılmış mevcut hesaplardan dilediği miktarda para çekmeye, çek karnesi talep etmeye, almaya, evrakları tanzim ve imzaya, çekleri ciro etmeye bankalarda açılan kredi hesaplarını tanzim ve imzaya" yönelik geniş yetkiler verildiği, davalı ...'nün C.

Savcılığında şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde davacı şirkette müdür olarak görev yaptığını şirket yetkililerinin vekaletinin kendisinde mevcut olduğu bu vekaletnameye istinaden ... Bank, ... Bank ve ... Bankta hesap açarak şirket adına çek aldığını, bu 3 bankadan almış olduğu çekleri şirket adına ve çoğunlukla kendi ticari ilişkilerinde kullandığına dair ifade verdiği, davacı tarafından 14/10/2015 tarihli Büyükçekmece Noterliğinin ... Yev.

Numarası ile davalı ...'nün azledildiği ve bu hususun gazetede ilan edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... duruşmalara katılamamış, davaya cevap vermemiştir. Bu nedenle çekteki imzanın davalı eli ürünü olup olmadığı konusunda inceleme yapılamamış ise de davalı soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde davacı şirket adına aldığı çekleri kendi ticari ilişkilerinde kullandığını kabul etmiştir.

Dava konusu çekin incelenmesinde çekin keşide tarihinin 15/01/2016 tarihi olduğu çekin azilname ve ilandan sonra keşide edildiği anlaşılmış, davalı ... şirketi vekili ise davaya konu çekin davalı ... azil edilmeden önce davalının çek tanzim etme yetkisi var iken ileri tarihli olarak çekin düzenlendiğini savunmuştur. Çek ödeme aracı olup ticari hayat içinde ileri tarihli olarak keşide edilmesi mümkündür.

Çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğinin iddia eden davalı vekilinin iddiası ispat ile yükümlü olduğu, davalı vekilinin talebi doğrultusunda ...'a yazılan müzekkereye verilen cevapta gönderilen çek teslim bordrosunun 22/07/2015 tarihli olduğu, söz konusu evraktan çekin davalı ...'nün çek tanzim yetkisi varken henüz azledilmeden önce dava konusu çeki keşide ettiği" gerekçesiyle davacının çekin yetkisiz temsilci tarafından keşide edildiği defisini ileri süremeyeceği kanaatiyle davalılar ... ve ...

Tic. Ltd. Şti.’ye yönelik açılan davanın reddine, davalı ...'nün soruşturma ifadesinde davacı şirkete ait çekleri kendi ticari ilişkilerinde kullandığını kabul etmesi, davacının ticari defterlerinde dava konusu çekin kaydına rastlanmaması nedeniyle davalı ... yönünden davanın kabulüne, kötü niyet tazminatının (hükümde sehven icra inkar tazminatı olarak yazılmıştır) yasal şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafın ileri tarihli çek keşide edildiğini ve çekin keşide edildiği sırada vekilin azledilmemiş olduğunu ileri sürdüğünü, dava dışı bankanın kayıtlarının delil olarak sunulduğunu, ancak bu delillerin bu iddiayı ispatlamaya yeterli olmadığını, zira İİK 169/a maddesi gereğince resmi evrak ya da borçlu imzasının içeren belge ile ispatı gerektiğini, bankaların resmi kurum olmadığı gibi sunulan belgenin de resmi makamlarca düzenlenmiş bir belge olmadığını, bu konuda Yargıtay 12. HD nin kararları bulunduğunu, çek tevdi bordrosundaki imzanın borçluya ait olup olmadığının borçluya sorulması gerektiğini,

inkar halinde imza incelemesi yaptırılması gerektiği, Yargıtay'ın bu yönde kararları olduğunu, bir başka Yargıtay kararında ileri tarihli çek savunmasının tarafların müşterek imzasını taşıyan bir belgeyle kanıtlanması halinde kabul edilebileceğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunda da sunulan kayıtların ileri tarihli keşide edildiği hususunu ispatlamaya yeterli olmadığının belirtildiğini, ayrıca ileri tarihli çek savunmasının bu hususu incelemeye yetkili icra hukuk mahkemesince de kabul edilmediğini,

İstanbul 14. İcra HM nin 2016/122 E - 2018/184 K sayılı kararının kesinleştiğini ve bu kararda davalının ileri tarihli çek savunmasının değerlendirildiğini ve yerinde olmadığının kesinleştiğini, dolayısıyla bu kararın mahkemeyi bağlayacağını, alacağın varlığının genel hükümlere göre ispat edilemediğini, zaten bu konuda bir iddia veya savunmanın da bulunmadığını bildirmiştir.

TALEP

İş bu dava dosyası istinaf incelemesi için dairemizde beklediği sırada birleşen dava davalısı ... Ltd. şirketi vekili 20/11/2020 tarihli dilekçesi ile mahkemenin 04/05/2016 tarihli tensip zaptının 11. Maddesinde HMK'nun 209.

Maddesi uyarınca tedbir kararı verildiğini, ancak mahkemenin yargılama sonunda davayı müvekkili yönünden reddettiği halde tedbirin kaldırılması yolunda bir hüküm kurmadığını, ayrıca talep etmelerine rağmen davacı aleyhine de tazminata hükmedilmediğini, belirterek mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına takibin devamına ve yasa gereğince müvekkili lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesini istemiş, dairemizce 25/11/2020 tarihli ara karar ile bu aşamada söz konusu talebin reddine,

ihtiyati tedbir ile ilgili talebin ise istinaf incelemesi sırasında esas karar ile birlikte değerlendirilmesine karar verildiği görülmüştür.Banka tarafından gönderilen çek teslim bordrosunun 22/07/2015 tarihli olduğu ve birleşen dava davalısı ... Tarafından 4 adet çekin bankaya tevdii edildiği görülmüştür.

Davacı şirketin davalı ...'yü 12/03/2015 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği, 14/10/2015 tarihinde ise azlettiği, azilnamenin ... tarafından 15/10/2015 tarihinde tebliğ alındığı görülmüştür.28/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda; "davacının ...'ye 12/03/2015 tarihli vekaletname verdiği, vekillikten 14/10/2015 tarihinde vekilin azledildiği, bu hususun gazetede ilan edildiği, senedin keşide tarihi dikkate alındığında keşidenin azilden sonra gerçekleştiği, bu haliyle davaya ve takibe konu senedin yetkisiz temsilci ile tanzim edildiği, bu durumun senedin hükümsüzlüğüne dair mutlak bir def'i olduğu,

senette imzası bulunan diğer cirantaların kambiyo senedinin mücerretliği ilkesinden yararlanamayacağı, kambiyo senedinin altında bulunan ilişki nedeniyle senet alacaklısının bu hususu ispat etmesi gerektiği, somut olayda bu tür bir ispat vasıtasına rastlanılmadığı" yolunda görüş bildirildiği görülmüştür.04/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda.

"Dava konusu çekin ileri tarihli olduğunun davalılar tarafından delillerle ispatlanması gerektiği, ispat edilemediği için davalı ...'nün vekaletten azledildikten sonra çek'in keşide edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, Çekin keşide tarihinin vekalet azlinden sonraki tarihi taşıması,

azlin Noterden yapılması ve gazetede ilan edilmesi ile çekin yetkisiz temsilci eli ile tanzim edilmiş olduğunun anlaşılması nedeniyle çek'in “yetkisiz temsilci tarafından keşide edilmiş çek” olarak yorumlanması gerektiği ve bu nedenle davacının sorumlu tutulamayacağı, davacının çek nedeniyle sorumlu olmaktan kurtulsa dahi imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca, çek üzerinde imzası bulunan (avalist, ciranta gibi) diğer kişilerin sorumluluklarının devam edeceği" yolunda görüş bildirmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, İİK'nın 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.Asıl ve birleşen davanın davacısı dava konusu çekin vekillikten azledilen kişi tarafından düzenlendiğini iddia etmiş, davaya cevap veren birleşen davanın davalısı ise davanın reddini savunmuştur.Mahkemece verilen karar asıl ve birleşen davanın davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, ayrıca birleşen davanın davalısı tarafından 20/11/2020 tarihli dilekçe ile dairemizden talepte bulunulduğu görülmüştür.

İstinaf incelemesi istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl ve birleşen davanın davacı vekilinin istinafının değerlendirilmesi: davacı tarafın asıl davanın davalısı, ...'yü 12/03/2015 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği, vekilin 14/10/2015 tarihinde azledildiği ve azilname üzerinde bu hususun adı geçen davalıya 15/10/2015'te tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu çek, 15/01/2016 keşide tarihlidir. Keşide tarihi itibariyle vekilin vekaleti sona ermiştir.

Ancak dosya içeriğinde bulunan 20/07/2015 tarihli çek teslim bordrosunun incelenmesinde dava konusu çekin birleşen davanın davalısı tarafından bankaya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu husus dava konusu çekin ileri tarihli düzenlendiğinin ispatlamaya yeterlidir. Asıl ve birleşen davanın davacı vekilinin bu hususlara yönelen istinaf sebebi yerinde değildir.

Her ne kadar icra hukuk mahkemesinde ileri tarihli çek savunmasının kabul edilmediği ileri sürülmüş ise de icra hukuk mahkemeleri dar yetkili mahkemeler olup, bu mahkemelerce reddedilen kararlar kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir. Ayrıca alacağın varlığının ispat edilemediği ileri sürülmüş ise de somut olayda ispat külfeti davacı tarafta olup, bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir.

Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde asıl ve birleşen davanın davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Birleşen davanın davalı vekilinin talebinin değerlendirilmesi: birleşen davanın davalı vekili, dosya istinaf incelemesi için dairemizde beklediği sırada göndermiş olduğu 20/11/2021 tarihli dilekçesinde, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve müvekkili lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir. İhtiyati tedbir kararı HMK'nın 209.

Maddesi uyarınca verilmiş olup yine HMK'nın 397/2 maddesinde ihtiyati tedbir kararının etkisi aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine karar devam edecek hükmü bulunmakla birlikte söz konusu bu talepler İstinaf talebi mahiyetinde olup, davalı vekilinin bu dilekçesi istinaf süresi dolduktan sonra verildiği gibi harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından talebin reddine dair karar vermek gerekmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Asıl ve birleşen davanın davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Birleşen davanın davalı vekilinin 20/11/2020 tarihli dilekçesindeki taleplerin süresinde ve usulüne uygun bir istinaf talebi bulunmadığından REDDİNE, 3-Asıl ve birleşen davanın davacı vekilinden her iki dava için ayrı ayrı alınması gereken (80,70x2=)161,40TL harçtan peşin alınan 108,8 TL'nın mahsubu ile 52,6 TL'nın asıl ve birleşen davanın davacısından alınarak hazineye irat kaydına, 4-Asıl ve Birleşen davanın davacısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.22/09/2022

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/1681, K. 2022/1486, 22 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Birleşen Dava
  7. Cevap
  8. İstinaf
  9. Talep
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1681
Karar No
2022/1486
Tarih
22 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/1681 K.2022/1055
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/1682 K.2022/1090
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2020/1684 K.2022/1481
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/1689 K.2022/1218
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2020/1692 K.2022/1477
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2020/1710 K.2022/1461

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.