KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2020
- Dosya no
- 2020/1683 Esas
- Karar no
- 2020/1540
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/03/2020
- Numarası
- 2020/38 2020/164
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin ortak olduğu ... Ltd.
Şti adına 2016 yılında 50.000 TL KMH kredisi ile 25.000 TL ticari kredi olmak üzere 75.000 TL krediyi davalı ... şubesinde kullandığını, kredinin teminatı olarak şirket ortakları olan müvekkili ile diğer ortak ...'ın 100.000 TL'lik bir bonoyu davalı bankaya verdiğini, müvekkilinin 2016 yılı Ekim ayında ortaklıktan ayrıldığını, ancak davalı bankanın 2019 yılında diğer davalı ... şirketine yeni krediler kullandırdığını, borç ödenmeyince de takibe geçtiğini, ayrıca müvekkili aleyhine de bonoya dayalı olarak takip başlattıklarını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın menfi tespit davası olduğu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği, verilen bir haftalık sürede arabulucuya gidildiğine dair belgenin sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili, istinaf sebebi olarak; eldeki davanın menfi tespit davası olup arabulucuya tabi olmadığını, davalılara herhangi bir borçlarının bulunmadığını bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Eldeki dava, icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin değildir. Dolayısıyla eldeki dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan değildir. Mahkemece açıklanan bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/1683, K. 2020/1540, 1 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama