KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2020
- Dosya no
- 2020/1761 Esas
- Karar no
- 2020/1539
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/06/2019
- Numarası
- 2019/221 2019/565
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, taraflar arasında müvekkilinin dava dışı ... firmasından olan cari hesap alacağının davalının cari hesap borcundan düşülerek dava dışı ... firmasının cari hesap bakiyesinin kapatılmasına, buna bağlı olarak da firmaların hesapları arasında muhasebesel olarak virman yapılmasını kararlaştırdıklarını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesine rağmen davalının sorumluluğunu ifa etmediğini, davalının haksız kazanç sağlamak amacıyla kambiyo senedini icra takiben koyduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın menfi tespit davası olduğu, arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, davacı tarafa arabuluculuk tutanağını sunması için verilen sürede dosyaya sunmadığı gerekçeleriyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekili, istinaf sebebi olarak; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar etmiş, ayrıca davanın menfi tespit davası olup tazminat ve alacak niteliğinde bulunmadığını, bu nedenle arabuluculuk dava şartına bağlı olmadığını bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Eldeki dava, icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin değildir. Dolayısıyla eldeki dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan değildir. Mahkemece açıklanan bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/1761, K. 2020/1539, 1 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama