KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2020
- Dosya no
- 2020/1853 Esas
- Karar no
- 2020/1804
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/03/2020
- Numarası
- 2019/476 E. - 2020/229 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01/04/2016 düzenleme tarihli, 02/05/2016 vade tarihli 25.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/115 D.İş, 2019/115 K. Sayılı ilam ile öncelikle ihtiyati haciz kararı aldığını, akabinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyası ile takip başlattığını, söz konusu takiple ödeme emri TK.21/2'ye göre tebliğ edilmiş olup, işbu tebligat bilgisi geç edindiklerini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, buna karşın davalı yanın sürekli olarak geçerliliği bulunmayan senetleri takibe koyarak haksız çıkar elde etmeye çalıştığını, davalının, müvekkiline ödemiş olduğu herhangi bir para olmadığı gibi müvekkiline vermiş olduğu bir hizmette bulunmadığını, söz konusu senedin müvekkili tarafından davalıya,
davalının ödeme taahhüdünde bulunduğu avukat ücretine karşılık teminat amacıyla verilmişse de davalının herhangi bir avukat vekalet ücreti ödemediğini, müvekkilinin, davalının belirlediği avukatla çalışamadığını, kısa süre içerisinde azlettiğini, davalının kötü niyetli olarak takip başlattığını beyanla davalı yanın müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bonoların sebepten mücerret olduğunu ve borç ikranını içerdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açmış olması nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın arabuluculuğa tabi olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık; menfi tespit davasında arabuluculuk dava şartının uygulanıp uygulanamayacağının tespitine ilişkindir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5/A. maddesinde "dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile.
"Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı ise de; menfi tespit davaları alacak davası mahiyetinde değerlendirilemeyecek olup somut olay yönünden davacı tarafın arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. (Y.19HD'nin 2020/85 Esas, 2020/454 Karar sayılı, 13.02.2020 Tarihli ilamı da aynı doğrultudadır).
Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nin 353/(1).a.4,6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/1853, K. 2020/1804, 23 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama