KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2020
- Dosya no
- 2020/64 Esas
- Karar no
- 2020/105
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/04/2019
- Numarası
- 2019/71 2019/416
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, çekte tahrifat yapıldığını, paraf ve düzeltmelerin müvekkilince yapılmadığını belirterek müvekkilinin çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın ticari dava olduğu ve arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğu, tarafların ara bulucuya başvurmadan dava açıldığı gerekçeleriyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekili istinaf sebebi olarak; mahkemenin dilekçeyi incelemeden acele bir şekilde karar verdiğini, kararın kaldırılması gerektiğini, davanın takipten sonra açılmış menfi tespit davası olup icra takibinin iptalinin de istendiği, bu konuların arabuluculuk kapsamında çözülecek işlerden olmadığını bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.Eldeki dava, icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin değildir. Dolayısıyla eldeki dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan değildir. Mahkemece açıklanan bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/64, K. 2020/105, 24 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama