KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Dosya no
- 2022/1048 Esas
- Karar no
- 2024/631
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/03/2022
- Numarası
- 2019/294 Esas 2022/33 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çiya tohumlu paketlenmiş ekmek ürünlerini 2012 yılından beri kullandığını, davalının piyasada müvekkilin bu alanda tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç elde etmeye yönelik eylemlerde bulunduğunu, bu nedenle davalının ürün ambalajı ile müvekkil şirketin tescilli ambalaj şekli markalarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını, müvekkilin ambalajında olduğu gibi benzer yazı karakteri kullanmak ve ana markayı kırmızı ve sarı renklerle çerçevelemek gibi hususların hiçbir teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını,
tüm bunların kötü niyetli olarak ürünü taklit etmek amacıyla yapıldığını ve tüketicileri bu yolla aldatmayı hedef alan faaliyet olduğunu, bu fiillerin tecavüz haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin önlenmesine, giderilmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının markalarını taklit ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı markaları ile müvekkil markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunamadığını, davacı markaları ile untad premium ciya tohumlu kekikli omega-3 dengeli beslenmeye yardımcı ibaresinin birbirinden bağımsız ve gerek emtia tasarım şekilleri, renkleri ve gerekse kullanılan ibareler yönünden birbirinden tümü ile farklı iki ayrı marka olduğunu, tasarımlar ve markalar arasında benzerlik olmadığını, haksız rekabet iddialarının kabul edilemez olduğunu, davaya konu markaya ve tasarıma ilişkin ... numarası ile başvuruda bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; tasarım hususunun uzmanlık gerektiren hususlardan olması sebebi ile dosyanın 4 ayrı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi raporların tamamında marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz olmadığı yönünde görüş bildirildiği sadece tedbire ilişkin aldırılan19/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda, haksız rekabet oluşturduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkemece tasarım hususunun uzmanlık gerektiren alanlardan olması sebebi ile tasarım yönünden bilirkişi raporları doğrultusunda tasarım hakkına tecavüz olmadığı yönünde görüş bildirildiği,
taraf ürünleri mahkemece de karşılaştırılarak değerlendirildiğinde, uzun yıllardır ... markaları adı altında unlu mamüller alanında üretim ve satış faaliyetinde bulunan davacının tasarımları ile, davalının davaya konu tasarımı karşılaştırıldığında, ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açacak bir benzerliğin olmadığı, davacının mor renk kullanımı yönünde herhangi bir tekel hakkı elde etmediği,
kaldı ki her ne kadar taraf ürünleri MOR renk bakımından kısmi olarak benzese de ürünlerin bulunduğu ambalajların tasarımları ve ürünler üzerinde bulunan tarafların esas unsurlu markaları olan ... ve ... markaları bu şekilde bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ortalama tüketici nezdinde bir karışıklığa sebebiyet vermediği, bu sebeple tek başına renk benzerliğinin haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili dava vekili istinaf dilekçesinde; -Mahkemece bildirilen görüşlerin aksine, müvekkiline ait "..." ibareli mor renkli ambalaj markaları altında üretilen ekmek ambalajı ile, davalının taklit kullanımı arasında ayniyet derecesinde benzerlik olduğunun açık olduğunu,-Davalının birçok renk seçeneği varken taklit kullanımında teknik hiçbir zorunluluktan kaynaklanmamasına rağmen, mor rengin aynı tonunu kullanmasının davalının taklit ürününü müvekkilinin ambalaj markasına benzetme amacını gözler önüne sermekte olduğunu, -Çiya tohumunun renginin mor veya eflatun olmadığını, binlerce renk varken,
müvekkilinin seçip tescil ettirdiği renklerin ve ambalaj kompozisyonunun kullanılmasının iyi niyetle açıklanabilecek bir durum olmadığını, -Halihazırda çiya tohumu içeren ekmek ürünleri için piyasada değişik ambalajların var olduğunu, -Davalının mor renk ambalaj seçiminin yanında ambalaj üzerinde yer alan ibarelerin renkleri ve yazı tiplerinin de birebir aynı olduğunu,-Somut olay ile birebir örtüşen Yargıtay kararlarında ambalaj üzerindeki renklerin, görsellerin yerleştirildiği konumun iltibas için yeterli görüldüğünü, -Kabul anlamına gelmemekle birlikte tüketiciler tarafından iki markanın birbirinden farklı olduğu tespit edilebilse dahi,
tüketici nezdinde müvekkili ile davalı arasında ekonomik bir bağ olduğu yanılgısının oluşabileceğini,-Davalının, basiretli tacir ilkesi gereği, ürün ambalajını belirlerken piyasada aynı kategorideki markaları göz önünde bulundurması gerektiğini, bunu göz önünde bulundurmadığı takdirde TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümleri gereğince sorumlu olacağını, -Dosyada alınan 19/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkilinin ..., ..., ... no'Iu tescilli üç boyuılu ambalaj markalı ürünlerine, davalı tarafindan TTK 54 vd. gereği haksız rekabet oluşturulduğu görüş ve kanaatine varıldığını,
ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tasarım ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve giderilmesi talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince alınan tüm bilirkişi raporlarındar marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz olmadığının tespit edildiği,
haksız rekabete ilişkin 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer verilmemiş olması karşısında, davacının marka ve tasarım hakkına dayanarak haksız rekabet hükümlerine dayanamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1048, K. 2024/631, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama