KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2022
- Dosya no
- 2022/1351 Esas
- Karar no
- 2022/2170
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/05/2017
- Numarası
- 2014/623 E. - 2017/573 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 18/09/2012
Karar Metni
1.271 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, 8 adet dorse alımı yönünde sözleşme ilişkisi kurulduğunu,davacı şirket tarafından 10 adet çekin davalı şirkete verildiğini, 2 adet dorsenin teslim edildiğini, 6 adet dorsenin ise teslim edilmediğini, buna göre bedelsiz kalan 8 adet çek nedeniyle müvekkilinin davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".... davacının toplam 144.000 TL ödeme yapıldığı, davacının temel ilişkide davalıya borcunun ise 90.000 TL olduğu, bu durumda 54.000 TL'nin fazla ödendiği ve iadesi gerektiği, ... nolu çekten de borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, gerekçesiyle davacının davalıya toplamda 270.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, buna göre;
borç karşılığı verdiği çekler ile ilgili ..., ... ve ... nolu çekler bankaya iade edildiğinden bu çekler ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, ... ve ... nolu çekler ile ilgili tedbir kararı olmakla, bu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, ..., ..., ..., ... ve ... nolu çeklerden dolayı 180.000,00 TL ödeme yapıldığı, 90.000,00 TL ödemenin tenzili ile toplam 90.000,00 TL çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine..." karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın taraflar arasındaki 8 adet dorse alımına ilişkin sözleşmenin davalı yanca gereği gibi yerine getirilmemesi nedeni ile 10 adet çekten 8'i yönünden menfi tespit talebi ile açıldığını, dava konusu çeklerin bir kısmının yargılama sırasında ödenmiş olması nedeni ile fazla ödenen kısım için istirdat talep edildiğini, mahkemenin bu talebi karara bağlamadığı gibi gerekçe de zımnen reddedildiğini, mahkemenin mevcut bir icra takibi olmadığı için İİK 72/6 maddesinin uygulanamayacağına karar vermesinin hatalı olduğunu,
dava konusu ... nolu çekin ödendiği banka tarafından bildirilmiş olmasına rağmen ödenmemiş kabul edilerek rapora aykırı karar verildiğini kararda hatalı değerlendirme yapıldığını, gerekçenin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kısmen kaldırılarak hükme bağlanmayan istirdat taleplerinin kabulü ile yanlış tespit edilen fazla ödeme miktarının mevcut deliller kapsamında 90.000,00 TL olarak tespiti ve istirdatına, bu taleplerimizin kabulü ile değişecek olan yargılama giderleri ve evkalet ücreti tutarının yeniden belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalıya TK 35 maddesine göre istinaf dilekçesi tebliğ edilmiş,
istinafa cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE Davacı, taraflar arasındaki dorse satış sözleşmesine istinaden 360.000TL bedel karşılığı olarak davalıya 10 adet çek verdiğini, 2 adet dorsenin teslim edildiğini, 6 adet dorsenin ise teslim edilmediğini, bu nedenle 8 adet çek yönünden borçsuzluğun tespitine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında borç ödendiğinden davanın istirdata dönüştüğünü beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının delil olarak sunduğu fiyat teklif formu, çek teslim tutanağı vb belgeler yönünden davalı adına isticvap davetiyesi gönderilmiştir.
Davalı talimat mahkemesindeki duruşmaya katılmadığından HMK 171 maddesi gereğince vakıalara ikrar etmiş sayılmalıdır.Dosya kapsamında toplanan delillere göre; taraflar arasında her biri 45.000TL olan 8 adet dorsenin satışı hususunda anlaşmaya varıldığı, satış bedeli olan 360.000TL'nin karşılığı olarak davacı tarafça 10 adet 36.000'er Tl bedelli çek teslim edildiği, dorselerden 2 adedinin davacıya teslim edildiği sabittir.Mahkeme, taleple bağlıdır.
Davacı 10 adet çekin 8 adeti (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu çekler) yönünden menfi tespit talebinde bulunulmuş ve 288.000TL üzerinden davasını harçlandırmış olmakla ..., ... nolu çekler yönünden hüküm kurulmayacaktır. Banka cevabi yazısına göre; dava konusu çeklerden; ..., ..., ... nolu toplam 108.000TL bedelli 3 adet çekin ödendiği, ..., ... nolu çeklerin ödenmediği, ..., ..., ... nolu çeklerin ise iptal edilerek keşideciye iade edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda toplam satış bedelinin 360.000TL olduğu, davacının 2 adet dorse yönünden 90.000TL ödemekle yükümlü olduğu; bakiye 270.000TL yönünden borçlu olmadığı, davacının toplam 72.000TL bedelli 2 adet çeki dava konusu etmediği, davanın 288.000TL üzerinde açıldığı dikkate alındığında davacı tarafça ödenen dava konusu toplam 108.000TL bedelli çekten dorse bedelinin 18.000TL'lik bakiyesi mahsubu ile 90.000TL fazla ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece 90.000TL yönünden borçlu olmadığının tespiti kararı verilmekle yetinilmiş ise de çek bedelleri yargılama sırasında ödendiğinden İİK 72/6 md gereğince istirdat kararı verilmesi gerektiği; davacı vekilinin yargılama giderlerine yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı, buna göre davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönü ile kabulüne, İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına,
taleple bağlı kalınarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair karar verilen karar Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 28/04/2022 tarih ve 2020/8418 E. - 2022/3575 K.sayılı ilamı ile bozulmuştur.Yargıtay Dairesi bozma ilamında.
"Dava konusu çeklerden, ... seri nolu, 15.12.2012 tarih ve 36.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 15.02.2013 tarih ve 36.000,00 TL bedelli, ... çek numaralı, 15.03.2013 tarih ve 36.000,00 TL bedelli, 3 adedinin davacının elinde iptal edilmiş olarak bulunduğu gerekçesiyle bu çekler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de kural olarak çekin ödeme vasıtası olması nedeniyle davacının elinde olup iptal edilmiş olması bu çekin ödendiğine karine oluşturmaktadır.
Bu durumda söz konusu çeklerin satım sözleşmesi gereğince keşide edilmiş olması nedeniyle ve satıma konu malların da bir kısmının davacıya teslim edilmediğinin sabit olması hususu da değerlendirilerek davacının iddiaları da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken mahkemece iptal edilen çekler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." gerekçesine yer vermiştir.
Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında işaret edildiği şekilde yeniden değerlendirme yapılarak davanın menfi tespit ve istirdat istemleri yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1351, K. 2022/2170, 21 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama