İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1739 K.2024/916

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2022/1739Karar2024/916Tarih16 Mayıs 2024Okuma9 dk · 1.875 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Mayıs 2024
Dosya no
2022/1739 Esas
Karar no
2024/916
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
06/07/2022
Numarası
2021/409 Esas, 2022/137 Karar
Davanın konusu
Markaya Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi, Ticaret Unvanının Terkini
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.875 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin 1995 yılından itibaren ayakkabı ve terlik üretimi yaptığını, Türkiye ve dünyanın birçok ülkesine ihracat gerçekleştiren ve sektörünün en çok bilinen ve tanınan markalarından birisi olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkili şirketin TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın maliki olduğunu, müvekkilinin bu markayı iş yerlerinde, reklam panolarında, reklam ve tabela vasıtalarında kullandığını, bu bağlamda sektöründe bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, ancak hal böyle iken, davalı şirketin müvekkilinin tescilli "..." ibareli markasını ticari unvanında kullandığını,

davalının müvekkilinin şirketin markasını kullanarak haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunu, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkili adına tescilli "..." ibaresi markadan doğan haklara tecavüzün önlenmesini, men'ini, tecavüz teşkil eden tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, internet ve sosyal medya üzerindeki kullanımların durdurulmasını, verilecek hüküm özetinin ilanını, talep ve dava etmiştir. -Davacı vekili 30/03/2021 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile;

dava dilekçesindeki taleplerine ek olarak davalı şirketin ticari ünvanındaki "..." ibaresinin TTK madde 46 hükmü uyarınca ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ticari unvanında geçen "..." ibaresinin, şirketin kurucu ortakları olan ... ile ...'ın isimlerinin ilk ikişer harfinden alınarak oluşturulduğunu, ayrıca müvekkilinin gıda üzerine faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin iş yerinde "..." ibaresinin ön planda olmadığını, müvekkili şirketin gıda alanında "..." olarak tanındığını, tüm tabelalarında, ambalaj, basılı evrak ve reklamlarında "..." kullandığını, müvekkilinin işletme adı olan "..." ibaresi ile tanındığını, taraflar arasında "..." ibaresi dışında başkaca hiçbir benzerlik bulunmadığını, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

"..davalının tescilsiz markasal kullanımlarının unlu mamuller hizmetlerinde olduğu, davacının markasının ise "ayakkabı-terlik" emtiasında tanınmış kabul edildiği, söz konusu ürün ve hizmetlerin hitap ettikleri tüketici kitlesinin birbirlerinden oldukça farklı olduğu ve bu tüketicilerin yanılgıya düşerek mal ve hizmetler arasında bağlantı kurmasının mümkün görünmediği, bu itibarla fiili durumda davalının, davacının markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlayarak şöhretini sömürmesi, itibarına zarar vermesi ya da ayırd edici karakterini zedeleyecek sonuçlar doğurması ihtimalinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Aynı şekilde davalı ticaret unvanının davalı marka haklarına tecavüz oluşturması için gerekli olan ve aranan "sınıfsal benzerlik" kriterinin somut olayda gerçekleşmediği; zira davalının ticaret unvanını unlu mamuller hizmetlerinde kullandığı, davacının tescilinin ve tanınmışlığının 25.sınıfta olduğu, bu itibarla davalının ticaret unvan kullanımının davacı markanın işlevlerine zarar verici mahiyette kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle unsurları oluşmayan marka hakkına tecavüz iddiasından kaynaklanan davacının davasının reddine" şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davacı vekili istinaf isteminde özetle.

Tecavüzün tespit'i, men'i ve unvandan terkin talepleri müstakil dava niteliğinde olmadığından iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Bilirkişi raporunun hükme esas alınmama gerekçeleri açıklanmadığını, bilirkişi raporunda müvekkil markasına tecavüz edildiği ve davalının ticaret unvanından terkin edilmesi koşullarının oluştuğu belirtildiğini, Müvekkili markasının ve davalının ticaret unvanı ayırt edilemeyecek düzeyde benzediğini, davalının ticaret unvanında kullandığı "..." ifadesinde yer alan "..." tali nitelikte olup iki ifadenin benzerliğini ortadan kaldırmadığını, Müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu,

Müvekkilinin kuruluş tarihi olan 1995 yılından itibaren ayakkabı ve terlik üretimi yapmakta olduğunu, 2003 yılından bu yana “...” ibaresini marka olarak ... sayı ile tescil ettirdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde “Tanınmış Marka” olarak da kayıt altına alındığını, Davalının ''...'' isimli tescilli markayı ticari unvanında kullandığını, unvanı TTK ve Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine aykırı olarak oluşturduğunu, ... ibaresini müvekkili şirketin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullanmaya devam ettirdiğini, ... ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, tescil yönünden derdest dava olduğunu,

Müvekkili markasına açık bir tecavüz oluştuğu gibi bu durumun TTK 55/a-4 md gereğince haksız rekabete yol açtığını, Yargıtay 11. HD., E. 2015/9915 K. 2016/4605 T. 25.4.2016:"Davacıların adlarına 20. sınıftaki emtialar yönünden tescilli ''...'' ve '' ... ...'' ibareli markaları mevcut olup, davalı tarafından da ''...' ibaresi alan adı olarak kullanılmaktadır.

556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. Maddesinine bendinde; işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturacağı düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, davalı taraf mobilya işiyle ilgili faaliyet göstermekte olup kullanılan alan adı da ticari etki yapan bir kullanımdır.

Bu durumda davacıların tescilli markalarına tecavüzün kabulü yerine, yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir." şeklinde olduğunu, İlk derece mahkemesi yargılamasında müvekkili şirketin tanınmış marka tescili ve tanınmış marka hakları dikkate alınmadığını, Yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatlarınca sabit olduğu üzere, müvekkili şirket ile davalının ana faaliyet alanlarının farklı olması tanınmış markanın hukuki koruması açısından fark yaratmadığını, korumanın, sadece belli faaliyet alanları ile sınırlı olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1913 E. 2021/1928 T.

Sayılı 03.03.2021 tarihli içtihadının dikkate alınmasını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/1885 E. 2015/1161 K. no'lu 08.04.2015 tarihli kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2007/11-965 E., 2007/961 K. Nolu kararının dikkate alınmasını, davalı şirketin müvekkili şirkete ait "..." markasının kullanımından haksız olarak yarar elde edeceği, müvekkili şirketin menfaatinin zedeleneceğini Davalının müvekkili şirkete ait markadan doğan haklarının ihlali ve haksız rekabet oluşturan fiileri somut olarak ortaya konulduğunu,

Davalının "..." İbaresini kullanması ve birbirinden bağımsız sektörlerde faaliyet göstermesi müvekkile zarar verecek nitelikte olfuğunu, müşteri zihninde tanınmış marka olan ... firmasının öncülüğünde bir grup şirket olduğu fikrinin oluşacağını, SMK 6/5 hükmü ile tanınmış markanın sulandırılmasının önlenmesi amaçlandığını davalının kullanımının tanınmış ... markasını sulandıracağını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

İNCELEME Türk Patent ve Marka Kurumu'nun cevabi yazısına göre davacının ... markası “Ayak giysileri (terlikler)” emtiası için tanınmış marka olup davacının 25 ve 35 sınıfta ... esas unsurlu pek çok markası mevcuttur.

Davacı şirketin 14.10.1994 tarihinde sicile tescil olunduğu, faaliyet alanının; her türlü deri kaçucuk vb mamulden yapılı her türlü ayakkkabı ,terlik imal dikimi, çanta cüzdan ithal ihracatı , şirketin kousuna giren malların depolanması, satılması, kiralanması..vb alanları içerdiği ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmıştır. Davalı şirket 22.07.2020 de tescil olunduğu faaliyet alanını fırın ürünleri imalatı, tatlı tuzlu hafif dayanıklı pastane ürünleri...

Vb alanları içerdiği ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.

Bilirkişiler marka vekili ... ve bilişim uzmanı ... raporda; "https://...com.tr/ uzantılı internet sitesinin davalıya ait olduğu alan adı sorgu sonuçları ile sabit olduğu, anılan internet sitesinde “...” ibaresinin site adında ve logoda (... ibaresi ile birlikte) ve ticari unvan adında geçtiği / kullanıldığı, ayrıca davalının sosyal medya hesaplarında da benzer kullanımların olduğu yukarıda yapılan tespitler ile ortaya konulduğu, davacı adına tescilli olan “...” markası ile aynı ibarenin davalı tarafından ticari etki yaratacak şekilde, bir grup markası gibi kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği.

Davacının “...” esas unsurlu markası tanınmış marka olarak tüm sınıflarda korunmakta olduğundan, daha sonraki bir tarihte kurulan davalı şirket unvanından “...” ibaresinin kullanılması tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği ve davalı şirket unvanından “...” ibaresinin terkini şartlarının mevcut olduğunun kabul edilebileceği" hususlarını tespit etmişlerdir. Raporda.

Davalı alan adı olan www...com.tr 27.07.2020 de oluşturulduğu, ... hesabında içeriğinde "..." "..." "..." şeklinde yazılı, olduğu görümüştür. Davalı vekilince, Av. ...'den alınan Nisan 2022 Tarihli Mütalaa dosyaya sunulmuş, tetkikinde.

"Adana Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile tescilli “...” şeklindeki ticaret unvanında yer verilen “...” ek unsurunun davalı tarafça marka işlevi görecek şekilde herhangi bir kullanımına dosya kapsamında rastlanmadığı, tecavüz iddiasına konu edilen ve dava dilekçesinde yer verilen ... sicil numaralı ticaret markasının “...” sözcüğünden ibaret olmayıp tescile konu olduğu hâliyle şekil unsuruyla bir bütün teşkil ettiği, bu nedenle davalı şirket adına tescilli ticaret unvanı ile karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için, sadece sözcük unsuruyla sınırlı bir araştırma ile yetinilmemesi,

aynı zamanda tecavüz iddiasına konu markanın tescil edildiği bütüne uygun olarak şekil unsuru yönünden de benzerlik ve karıştırılma iddiası bakımından incelemeye tâbi tutulması gerektiği, davalının ticaret unvanının ek unsurunu teşkil eden “...” ibaresinin 6102 sayılı TTK’nın 18., 39. ve 40. maddeleri çerçevesinde yasal ve meşru bir hakka dayalı olduğu,

dava konusu edilen marka hakkına tecavüz ve karıştırılma ihtimali ile tanınmışlık iddiasına yönelik olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 28/01/2022 tarih ve ... sayılı yazısı ile bildirilen resmî değerlendirme neticesinde, davacının söz konusu iddia ve itirazlarının yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiş olduğu nazara alındığında, davalıya ait ticaret unvanı ile davacıya ait markanın tescil kapsamı bakımından herhangi bir tecavüz ve/veya karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı" hususlarını bildirdiği görülmüştür.

GEREKÇE Davacı ... markasının tanınmış marka olduğunu, davalının ... şeklindeki kullanımının markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüzün tespiti, meni, refi ile davalının ticaret unvanından ... ibaresinin terkinini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacının ... esas unsurlu pek çok markası mevcut olduğu gibi ... markası tanınmış markadır.

Davalı, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, ... ibaresinin önplanda kullanılmadığını, ... isimli kullanım olduğunu ileri sürmüş ise de; bilişim uzmanının da bulunduğu bilirkişi raporunda; davalının internet sitesinde ve sosyal medyada ... şeklindeki markasal kullanımları tespit edilmiş, www...com.tr alan adının da 27.07.2020'de tahsis edildiği belirlenmiştir.

Bu durumda davacının ... tanınmış markası olmasına rağmen davalının ... şeklindeki markasal kullanımları nedeni ile grup şirketi izlenimi verilerek ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı kurulabileceği ve karışıklığa neden olacağı, bilirkişi raporundaki tespitlerin de bu yönde olduğu dikkate alındığında davacının markaya tecavüzün tespiti, meni, refi talebinin kabulü gerekirken reddi yerinde görülmemiştir.

Davacı, ... ibaresinin ticaret unvanından terkinini de talep etmiştir.

Tarafların faaliyet alanları farklı ise de; davacının ... unvanı ile 1994 yılında kurulduğu, davalının ise 22.07.2020'de ... unvanı ile sicile tescil edildiği, her iki ticaret unvanının çekirdek unsurunun ... olduğu, davalının basiretli tacir olarak iltibas yaratmayacak ticaret unvanı seçmekte özenli davranması gerekirken davacı şirketin grup şirketi izlenimi oluşturacak şekilde unvanda ... ibaresini tescil ettirmesinin yerinde olmadığı, unvan terkini koşullarının da oluştuğu dikkate alındığında davalının ticaret unvanından ... ibaresinin terkinine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince davanın kabulüne dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere.

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 06/07/2022 gün ve 2021/409 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Davanın KABULÜNE, - Davalının internet sitesindeki ve sosyal medya hesaplarındaki ... ibareli kullanımlarının davacının ... markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve men'ine, -Davalı şirketin ticari unvanındaki ... ibaresinin ticaret sicilinden TERKİNİNE, -Masrafı davalıdan alınarak hükmün tirajı en yüksek 3 gazeteden biri ile ilanına,

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; - Alınması gereken 427,60-Tl harçtan peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, - Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden markaya tecavüz yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince 25.500TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ticaret unvanının terkini yönünden AAÜT gereğince 25.500TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; -İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine -İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 156,50-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 377,20-TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1739, K. 2024/916, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  8. İstinaf İstemi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1739
Karar No
2024/916
Tarih
16 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1742 K.2024/1128
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1760 K.2024/1263
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1773 K.2024/946
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1780 K.2024/626
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1786 K.2024/620
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1788 K.2024/945

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.