KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2023
- Dosya no
- 2022/44 Esas
- Karar no
- 2023/1613
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/03/2020
- Numarası
- 2018/658E, 2020/297K.
- Davanın konusu
- İstirdat
Karar Metni
1.289 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...' nın ... Ltd. Şti.' nin yetkilisi ve leasing sözleşmesinin kefili olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan borçtan dolayı temerrüte düşüldüğünü ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ...
Esas sayılı dosyaları ile davalı şirket tarafından takibe geçildiğini, ayrıca İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016/729 Esas sayılı dosyası ile malın iadesi davası açıldığını, müvekkiline ait tüm mallara ve banka hesaplarına haciz işlemi uygulandığını, icra dosyalarına borç toplamlarının müvekkili tarafından yatırıldığını, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016/729 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda belirtilen toplam 17.068,33-USD borç tutarından fazlasının tahsil edildiğini, açıklanan nedenlerle;
müvekkili şirketin borçlu olmadığı paranın cebri icra baskısı altında ödemiş olduğundan dolayı ödenen paranın akdi faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında Mardin ... Noterliği' nin 19/07/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama ve Gaziantep ...
Noterliğinin 27/03/2013 tarihli ... yevmiye numaralı Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesinin akdedildiğini, davacının borçlarını ödemeyerek temerrüte düşmüş olması sebebiyle Beşiktaş ... Noterliği' nden 06/11/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine icra takipleri başlatıldığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"...Her ne kadar davacı yanca, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/729 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalının dava tarihi itibariyle toplam 17.068,33-USD belirtilmiş ise de; mahkememizce anılan dosya ve içeriği rapor getirtilerek incelenmiş, bilirkişinin ihtarname tarihi itibariyle davalının 16.191,30-USD kira alacağının bulunduğu,
temerrüt tarihinin 10/01/2016 olduğunu, temerrüt tarihi ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/729 esas sayılı dosyasının dava tarihi olan 11/07/2016 tarihleri arasındaki 183 günlük süre için yıllık %50 temerrüt faizi oranı uygulanacağını, 16.191,30-TL üzerinden davalının yıllık %50 faiz hesabı ile 4.115,29-USD faiz talep edebileceğini tespit ettiği görülmüştür.
Yukarıda izah edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin 18 maddesi ile sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar vadelerinde ödenmeyen yabancı para cinsinden kira borçları için yıllık %40 oranında, sözleşmenin feshedildiği tarihten sonra ise yıllık %50 oranında gecikme faizi uygulanacağı sözleşmede açıkça kararlaştırılmıştır.
Buna göre davacının dayandığı bilirkişi raporunda, her bir kira dönemi için vade tarihin itibaren yıllık %40 oranın faiz uygulanacağına dair sözleşme hükmüne uygun hiçbir hesaplama yapılmadığından hatalı bulunmuştur.
Kaldı ki anılan raporda sadece kira borcu açısından değerlendirme yapılmış, sigorta ve masraf borları değerlendirmeye alınmamıştır.Yukarıda yapılan tüm tespitler çerçevesinde, dava dışı asıl borçlu şirketin, davacı tarafından yapılan tüm ödemeler sonucunda davalıya halen 11.979,39-USD temerrüt faizi borcunun bulunduğu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil davacının TBK'nun 589 maddesi uyarınca bu borçtan sorumlu olduğu, icra dosyalarına yapılan ödemenin mevcut borç karşılığında yapıldığı, davacının istirdat isteminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Bilirkişilerin hatalı hesaplama yaptıklarını, alacaklı/davalı tarafından dahi herhangi kabul gördüğü beyanları üzere bir alacak kalmamasına rağmen raporun sonuç kısmında müvekkilin halen 11979,39 USD borçlu olduğunu düzenlediklerini, 06/11/2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile çekmiş olduğu borç ihtarnamesinde belirttiği 16.191.30 USD kira , 1.364.16 USD gecikme faizi 629.62 USD sigorta ve 204.49 TL masraf olarak talep edildiğini, bu ihtarnameden sonra müvekkil tarafından 16/11/2015 tarihinde 3238.26 USD ve 31/12/2015 tarihinde 3238.26 USD kısmi ödeme yapıldığını,
borcunun 10.000 USD'nin altına indiğini, davalının 10/01/2016 tarihinde feshettiği sözleşme nedeni ile İstanbul ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında müvekkilden feriler ve temerrüt faizi hariç olmak üzere 27.247.50 USD borç bakiyesi sigorta için 1.888.92 USD ve masraf için 412.98 TL paranın hatalı bir şekilde bilirkişilerce tespiti yapıldığnı,Bilirkişilerce raporda İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında müvekkilinden feriler ve temerrüt faizi hariç olmak üzere 2.7247.50 USD Borç bakiyesi sigorta için 1.888.92 USD ve masraf için 412.98 TL para hatalı bir şekilde bilirkişilerce tespiti
yapıldığını, İstanbul ... İcra dosyasındaki alacak kalemleri ve miktarı bambaşka olduğunu, bu hususun dahi bilirkişilerin özensiz ve dikkatsiz davranarak yanlı rapor tuttuklarını gösterdiğini, sözleşme gereği temerrüt faizi sözleşme içerisinde %40 sözleşmenin feshi tarihi itibariyle %50 olarak yabancı para üzerinden hesaplanacağı düzenlendiğini,
Sözleşmenin feshi ile ihtarnamenin çekildiği tarih arasında 2 aylık bir süre bulunmakta olup bu süre zarfında ihtarnamede belirtilen alacak miktarına müvekkilin ihtar ile sözleşme fesih tarihleri arasında yatırmış olduğu yukarıda değinilen kısmi ödemeler mahsup edildiğinde yaklaşık 12.000 usd civarı bir alacak söz konusu olacağını, sözleşmenin feshinden sonra ise bu alacağa taraflar arasındaki leasing sözleşmesi gereği % 50 oranında temerrüt faizi işletileceğinden alacak her halükarda 18.000,00 usd civarını geçemeyeceğini,
nitekim taraflar arasındaki leasing sözleşmesinden kaynaklı İstanbul 3.Asliye ticaret Mahkemesindeki 2016/729 esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda da davalı şirketin müvekkilden olan alacağının rapor tarihi itibariyle tüm feri ve temerrüdüyle birlikte 17.068.33 USD olacağının tespit edildiğini, fazla para tahsil edildiğini,İstinafa konu bir diğer hususun ise raporda da görülen ... nolu sözleşmeye ait kira hesabı hareketleri belgeleri incelendiğinde bilirkişilerce yapılan tespitin yanlış olduğuna ilişkin olduğunu,
bilirkişilerin hesap hareketlerinin başladığı 16/05/2013 tarihinden 26/02/2018 tarihine kadar bütün dönemler için % 40 olan temerrüt faizini tamamını toplamış ve rapora konu etmiş olduklarını oysa temerrüt faizi müvekkilin temerrüde düştüğü tarih olan ihtarname tarihi 06/11/2015 tarihinden itibaren hesaplanıp talep edilebileceğini, bilirkişilerce bu husus göz ardı edilmiş ve hesabın ilk açılış tarihinden itibaren yapılan tüm gecikmelere temerrüt faizi olarak hesaplanmış olduğunu,
İhtarname tarihine kadar taksitlerde yaşanan gecikmelere ilişkin olarak davalı tarafından işletilen gecikme faizi takip eden bir sonraki taksit üzerinden müvekkilinden tahsil edildiğini, raporun özensiz olduğunu, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/729 esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan ve davalı tarafından da kabul edilen bilirkişi raporu doğru ve eksiksiz hesaplama içerdiğinden bu raporun göz önünde tutularak hesaplanan bedelin iki icra dairesinde yatırılan bedelden mahsubu ile fazla ödenen paranın ödenmesi yönünde karar verilmesini, gerekli görülmesi halinde ise yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, istirdat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta, mahkemece alınan kök bilirkişi raporundaki faiz hesaplaması incelendiğinde; faiz vadelerinin hesap hareketinin başladığı 16.05.2013'ten itibaren 26.02.2018'e değin yapıldığı, ek raporda ise takip tarihlerine kadar faiz hesabı yapıldığı görülmektedir.
Ancak davalı yanca 06.11.2015'te ihtarname keşide edilmiş ve ihtarname tarihi itibarı ile 1.464,16USD gecikme faizi olduğu belirtilmişken ihtarnamedeki tutarından fazla faiz hesaplaması yapıldığı, keza ödemelerin öncelikle borcun ferilerinden mahsubu gerekirken ana paradan mahsup edildiği, davacının rapora itirazlarının da değerlendirilmediği görülmektedir.
Dosyada 27.03.2013 Tarihli tadilat sözleşmesi örneği mevcut ise de ek/tadilat ödeme planı olup olmadığına ilişkin evraklara da dosyada rastlanmamıştır. Davacı İstanbul 3.ATM' nin 2016/729 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna istinaden borcu ödendiğini ileri sürmüş ve muhtelif tarihlerde ödeme yapmıştır.
Bu durumda ihatraname tarihi esas alınarak bu tarihten sonraki ödemelerin ve muaccel hale gelen taksitlerin açıkça belirtilmek sureti ile borç, faiz miktarının belirlenmesi ve davanın istirdat davası olduğu da dikkate alınarak dava tarihi itibarı ile istirdadı gereken tutar olup olmadığı yönünde hesaplama yapılması için finans ve bankacılık işlemleri yönünden uzman yeni bir bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması gerekirken eksik incelemeye dayalı rapora göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinafının kısmen kabulüne, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/44, K. 2023/1613, 3 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama