KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/1065 Esas
- Karar no
- 2025/527
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2022
- Numarası
- 2021/850 Esas, 2022/937 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;kendisinin ... müdürlüğünde çalışmaktayken davalı şube müdürü ... ile şube yetkilisi ... tarafından 28/12/2021 günü saat 14.00-17.00 sıralarında kendisini şube müdürünün odasına aldıklarını, tarafına baskı ve tehdit altında 120.000,00 TL'lik senet imzalattırdıklarını, 25/12/2021 düzenleme ve 31/12/2021 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senedin ödenmemesine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:davacı hakkında, davalı müvekkilinin yöneticisi olduğu şirket adına suç duyurusunda bulunulduğunu, suç duyurusunda da belirttikleri üzere davacı ... davalı müvekkilinin yetkilisi olduğu firmada plasiyer olarak çalışmakta olup, işi öncelikle sabahları et, tavuk vb. barkod numaraları belirli olan malları firmanın sahip olduğu araçlara yükleyerek,
kendi bölgesindeki müvekkili firma ile iş yapan yerlere ulaştırmak olduğunu, ancak davacının bu şekilde 3 aylık süre içerisinde 120.000,00 TL haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilin tüm iyi niyetine ve çözüm odaklı olmasına rağmen davacı bu iyi niyeti suistimal edip kötü niyetli olarak söz konusu senedin kendisine zorla, tehditle, şantajla imzalatıldığını iddia edip işbu davayı açmış olduğunu, davacının iddia ettiği gibi tehdit ve şantajla zorla imzalattırıldığını söylediği senedin iptalini istediği işbu davanın reddini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"...Bononun zor ve tehdit altında imzalatıldığı iddiası davacı tarafça ispatlanamamıştır. Davacı yan bononun tehditle elinden alındığını, davalı ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını ileri sürerek dava açmıştır. Senedin tehditle alındığı, tanık dahil her tür delil ile ispat edilebilir, bedelsizlik iddiası ise ancak yazılı delil ile ispatı mümkün olan bir husustur.
Davacı yan senedin tehdit ile alındığı iddiasını ispat için savcılık dosyasına dayanmış ancak davacı vekili tarafından 20/12/2022 tarihli duruşmada soruşturma dosyasının takipsizlik ile sonuçlandığı bildirilmiştir. Her ne kadar duruşmada davacı tarafça hazır edilen tanık dinlenilmiş ise de davacı yanın dava dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı görülmekle dinlenen tanık beyanı hükme esas alınmamıştır.
Bono nakden düzenlenmiş olup davalı lehtar bononun iş karşılığı verildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda davacı bu iddiasının aksini ispat yükümlülüğü altında olup yazılı delil ile ispat zorunludur. Ancak davacı yan iddiasını ispata yarar hiçbir delil sunamamıştır. Bu nedenle;-Davanın REDDİNE, "Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf isteminde;Dosya kapsamına sunulan delillerin yazılı delil başlangıcı olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, sunulan kamera görüntüleri, şirket banka hesaplarının araştırılması ile elde edilecek deliller ve ve sair diğer deliller yazılı delil başlangıcı kapsamında olduğunu, mahkemece tanık beyanlarının dikkate alınmamasının eksik inceleme olduğunu,Davalı yanın 3 aylık süre içerisinde 120.000 TL'lik haksız kazanç sağladığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Kabul anlamına gelmemekle birlikte,
davalı işveren bünyesinde "..." sıfatı ile çalışan işçinin 120.000 TL meblağ ile haksız kazanç elde etmiş olmasının görev tanımı bakımından da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 3 aylık süre içerisinde bu meblağdaki haksız kazancın davalı işverence fark edilmemesi ve sözde fark edilmesi üzerine "..." olarak senet imzalatılmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Davalı yanın bononun iş karşılığı verildiğini iddia ettiğini, Müvekkili ile davalı yan arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, davalı yanın beyanları açıkça çelişikili ve mesnetsiz olduğunu,Savcılık dosyasının dikkate alınmadığını,
dosyanın celp edilmediğini,Müvekkilinin ...
Şti bünyesinde yaklaşık bir sene önce plasiyer piliç ve mamul satıcısı olarak çalıştığını, Müvekkilin çalıştığı dönemde 120.000,00 TL açık bulunduğu, bu açık nedeniyle kendisine 120.000,00 TL değerinde zorla, baskı ve tehdit altında senet imzalatıldığını, eylemleri firma müdürü olan ... ve firma yetkilisi ... gerçekleştirdiğini, ilgili soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verilmişse de itiraz edildiğini,dosya sonucunu beklememesinin eksik inceleme olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı, zorla senet imzalatıldığı gerekçesi ile menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili tarafından sunulan bono sureti incelendiğinde; keşidecinin davacı, lehtarın ise dava dışı ...
Şti olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya yansıyan delil durumuna göre senedin takibe konulduğuna dair herhangi bir delil, belgeye rastlanmamış olup delil olarak dayanılan İstanbul Anadolu CBS 2021/254552 soruşturma sayılı dosyasında davacının davalılar hakkındaki şikayeti hakkında KYOK kararı verilmiş, karara karşı itiraz reddedilmiştir.
Dairemizce dosyanın istinaf incelemesi sırasında taraflara muhtıra gönderilerek bononun arka yüzünün de sunulması için kesin süre verilmiş ise de; muhtıra gereği yerine getirilmemiş, senedin arka yüzü sunulmamıştır.
Bu durumda dosyaya yansıyan senede göre davalıların senette hamil yahut ciranta konumunda olmadıkları, takip dosyasına da rastlanmadığı anlaşıldığından mevcut delillere göre davalıların husumeti bulunmadığından davanın husumetten reddi gerekirken esas hakkında değerlendirme yapılması yerinde görülmemiş, bu husus kamu düzenine ilişkin olmakla resen dikkate alınmıştır.Açıklanan nedenle HMK 355., 353.1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1065, K. 2025/527, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama