KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/1376 Esas
- Karar no
- 2025/538
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/07/2022
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyası ile müvekkilin keşideci göründüğü bonoya dayalı kambiyo takibi yapıldığını, takibe konu bonolarda sonradan müdür olan ... ile şirketle ilgisi olmayan ...'in isim ve adreslerinin yazıldığı, senetlerde lehdarların cirolarının üzerinde iptal kaşesinin bulunduğunu, düzenlenme tarihinin altında yer alan imzaların müvekkile ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile, alacağın %10′u oranında para cezasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunu, mahkemenin yapacağı incelemeyle imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılacağını, davacının icra takibini uzatmak ve sürüncemede bırakmak amacıyla ve kötü niyetle imzaya itiraz ettiğini savunarak, davanın reddini, davalı lehine alacağın %20 'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporunda davaya konu takip dayanağı olan davacının keşidecisi olduğu, 15/08/2018 keşide, 15/09/2018 vade tarihli 200.000-TL bedelli ve 15/08/2018 keşide, 15/09/2018 vade tarihli 157.700-TL bedelli bona üzerinde bulunan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, bilirkişi incelemesinin denetime elverişli ve uyuşmazlığı çözümünde hükme esas alınabilir nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; Bakırköy 6. İcra Dairesi'nin ... E.sayılı takibe senetler sebebiyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline, tarafların kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu bonoların 15/09/2018 tariihinde keşide edildiğini, mahkemece imza karşılaştırması yapılan ...'nin senedin keşide edildiği tarihte davacı şirkette hiçbir hissesi ve yetkisi bulunmadığını, yerel mahkemece davacı şirket yetkilisi isticvap edilmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davaya bonolar üzerinde bulunan imzaların davacı şirket yetkilisi ...i'ye ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davaya konu bonoların tanzim tarihleri 15/08/2018 olup, ... davaya konu bonoların tanzim ve ödeme tarihlerinden sonra 29/01/2019 tarihli genel kurul tarihli karar ile davacı şirkete ortak ve temsilci olmuştur.
Davaya konu senetlerin düzenleme tarihinde şirket yetkilisi olmayan ...'nin imzaları esas alınarak bilirkişi incelemesi yapılması ve imzaların tanzim tarihinde davacı şirket yetkilisi ...ye ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca kabule göre; imza incelemesine esas olmak üzere toplanan mukayese belgelerin tamamının tarihi, davaya konu bonoların düzenleme tarihi olan 15/08/2018 tarihinden sonra olup, bonoların düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplanmadan hazırlanan denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı alacaklının yetkili hamil olmadığını ileri sürmüş, ilk derece mahkemesince bu iddiaya ilişkin herangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Davaya konu bonoların arka yüzü incelendiğinde;
-15/09/2018 ödeme tarihli 157.700-TL bedelli bononun lehdarı ...'ün cirosunun üzerinde iptal kaşesi bulunduğu, iptal edilen lehdar cirolarından sonra ise davalı ...'ün cirosu yer aldığı,
-15/09/2018 ödeme tarihli 200.000-TL bedelli bononun lehdarı ...'ın cirosunun üzerinde iptal kaşesi bulunduğu, iptal edilen lehdar cirolarından sonra ise davalı ...'ün cirosu yer aldığı görülmektedir.
TTK'nın 686/1. maddesi hükmü uyarınca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmünde olduğundan, davaya konu her iki bonodaki lehtar cirosunun iptal edilmesi nedeniyle ciro zinciri koptuğu için, davalı yetkili hamil sayılamayacağından davanın bu gerekçe ile kabulü gerekirken yanılgılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru değildir. (Emsal Yargıtay Kapatılan 19.HD'nin 2016/13326 E-2017/3306 K.sayılı kararı) Açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, değiştirilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1376, K. 2025/538, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama