KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Dosya no
- 2023/143 Esas
- Karar no
- 2024/1124 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/12/2022
- Numarası
- 2021/260 Esas - 2022/886 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya 22/10/2014 tarihli 36.000-TL bedelli çek verdiğini ve sonra çek bedelini davalıya ödediğini ancak davalının çeki iade etmediğini, borcun kalmadığına dair 09/03/2015 tarihli sözleşme imzalandığını, ayrıca davalı tarafından müvekkiline bir adet 36.000-TL bedelli teminat senedi verildiğini, sözleşme yapılmadan önce davalının çeki ciro ederek ... adına başka birine devrettiğini, bu çekle ilgili olarak ...'in başlattığı icra takibinin derdest olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu çek için hiçbir borcunun olmadığının tespitine, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacı bakımından takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan iddiaların gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas numaralı dosya alacaklısı ...'ye ait aracın satımı konusunda aracılık ettiğini, davacının söz konusu aracı almasına karşılık olarak müvekkili adına dava konusu 36.000 TL bedelli çeki keşide ettiğini, müvekkilinin de çekş takip alacaklısı ...'ye ciro ettiğini, çek bedelinin ödendiği ve sözleşme bulunduğu yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının iddia ettiği sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davada ispat külfetinin davacının üzerinde olduğu, davacı tarafından bu hususta dosyaya sözleşme başlıklı senedin sunulduğu, senet altındaki imzanın davalı alacaklı tarafından inkar edilmesi nedeniyle imza incelemesi yapıldığı, 02/02/222 tarihli grafol raporu ve 07/09/2022 tarihli ATK raporunda çelişki olmayacak şekilde imzanın davalıya ait olduğunun tespit edildiği, sözleşmenin hukuki anlamda takip ve dava konusu senedin altındaki temel borç ilişkisine ilişkin ibra sözleşmesi niteliğinde olduğu ve borcu sona erdiren sebep olduğu, bu sebeple dava ve İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi dayanağı senedin senedin bedelsiz kaldığı, icra takibinin iptali talebi yönünden ise bedelsizlik iddiasının düzenleyen ve lehtar arasında şahsi def'i niteliğinde olduğu, iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davalının takip alacaklısı olmadığı dikkate alındığında davanın tarafı olmayan alacaklı bakımından sonuç doğuracak şekilde takibin iptaline karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile,
davacının dava konusu 22/10/2014 keşide tarihli ... seri numaralı 36.000,00 TL bedelli çek nedeniyle yalnızca senet lehtarı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının icra takibinin davacı yönünden iptaline dair talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ATK raporuna itiraz edildiğini ve üst kuruldan rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını, ATK raporunda sözleşmede yer alan yazının müvekkilinin el yazısı olmadığının tespit edildiğini, işbu durum beyanlarımızı doğrular nitelikte olduğu,
bilirkişi raporunda yapılan tespitle ulaşılan sonuç arasında çelişki olması sebebiyle ATK raporu alındığını, bitiş hareketlere ilişkin inceleme yapılarak çelişkilerin giderilmesi gerekli olsada bu hususa ilişkin inceleme yapılmadığını, ATK tarafından hazırlanan raporda soyut ve inandırıcı niteliğe sahip olmayan genel ibareler içeren beyanlara yer verilerek çelişkili olarak imzanın müvekkiline ait olduğunun beyan edildiğini savunarak, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiğine ve çekin davalı tarafından davacıya iade edileceğine dair taraflar arasında 09/03/2015 tarihli sözleşme imzalandığı, grafolog bilirkişi ve ATK tarafından yapılan incelemede, söz konusu sözleşmedeki atfedilen imzaların davalıya ait olduğunun tespit edildiği, raporlar arasındaki çelişki bulunmadığı, bu nedenle yeniden rapor alınmasını gerektirir bir durum bulunmadığı,
imzanın davalıya ait olduğu tespit edildikten sonra, sözleşmedeki yazıların davalı tarafından yazılması gibi bir zorunluluk bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/143, K. 2024/1124, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama