KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi İncelenen Kararın Mahkemesi...11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Dosya no
- 2023/1697 Esas
- Karar no
- 2025/851
- Tarihi
- 02/02/2022
- Numarası
- 2019/6 Esas, 2022/81 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
885 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;davalı ...
Şti. yetkililerince 13/07/2019 vade tarihli 7.500,00-USD tutarlı, 10/08/2019 vade tarihli 10.000,00-USD tutarlı ve 07/09/2019 vade tarihli 12.500,00-USD tutarlı 3 adet bononun sahte olarak düzenlendiğini, bahsi geçen bonolarda müvekkili şirketin keşideci (borçlu) olarak gösterildiğini, senetlerin takip için diğer davalı ...Ş.'ye verildiğini, müvekkili şirketin bonoların varlığından davalı ...Ş. tarafından kendilerine gönderilen ihbarname sonucunda haberdar olduğunu, dava konusu bonolar üzerindeki yazı ve imzaların kesinlikle müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını,
ayrıca müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, takip konusu bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın dava öncesinde dava şartı olan arabuluculuğa gitmemiş olması nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu senetlerin müvekkili şirkete diğer davalı ... Şti. tarafından ciro edilerek verildiğini, müvekkilinin iyi niyetli son hamil olduğunu, müvekkili banka ile diğer davalı arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında...
Şti.’ne krediler kullandırıldığını, davalı tarafça kredi borçları karşılığında müvekkili bankaya dava konusu senetlerin ciro edilmek suretiyle teslim edildiğini, müvekkili bankanın davacı keşidecinin dava konusu bonolarda bulunan imzalarının gerçekliğini inceleme şansının bulunmadığını, davacı tarafça müvekkili bankanın bonoları kötüniyetli olarak ciro yoluyla aldığına dair dosyaya sunulmuş somut bir delil ve belgenin de bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"....Her ne kadar davalılardan ... vekili tarafından cevap dilekçesinde davacı tarafça dava öncesinde arabuluculuğa başvurulmadığı ileri sürülerek, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuş ise de; mahkememizce 25/12/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve menfi tespit davalarında arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu dikkate alınarak, davalı banka vekilinin dava şartı yokluğuna yönelik itirazlarının reddine karar verilmiş ve işin esasına girilmiştir. ...Somut olayda;
tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, dava konusu bono asılları ile dosyada alınan ve mahkememizce benimsenen grafolog bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilmiş, davaya konu bonolar üzerinde davacı şirket adına atılan imzaların hiçbirinin davacı şirketin tek yetkilisi olan ...'ın eli mahsulü olmadığı, davacı tarafça bonolardaki keşideci imzalarının sahte olduğuna yönelik olarak ileri sürülen def'inin dava konusu bonoların hükümsüzlüğüne yönelik mutlak bir def’i nieliğinde olduğu,
bu nedenle herkese karşı (yani tüm dosya davalılarına karşı) ileri sürülebileceği kanaatine varılmış, böylece davanın kabulü ile dava konusu bonolar nedeniyle davacı şirketin davalılara ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olarak; -Davanın kabulü ile; dava konusu keşidecisi ... Şti., lehtarı ... Şti. olan, 08/08/2018 tanzim, 13/07/2019 vade tarihli, 7.500,00 USD meblağlı, keşidecisi ... Şti., lehtarı ...
Şti. olan, 08/08/2018 tanzim, 10/08/2019 vade tarihli, 10.000,00 USD meblağlı ve keşidecisi ... Şti., lehtarı ... Şti. olan, 08/08/2018 tanzim, 07/09/2019 vade tarihli, 12.500,00 USD meblağlı bonolardan dolayı davalılara ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitine, " Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Temlik alan davalı Gelecek Varlık yönetim AŞ vekili istinaf isteminde;dava konusu senetlerin dava dışı...BANK A.Ş.'ye diğer davalı ... tarafından ciro edilerek verilmiş olup dava dışı Temlik eden ...BANK A.Ş. iyiniyetli son hamil konumunda olduğunu,DAVA DIŞI ...BANK A.Ş., diğer davalı ... ile akdetmiş olduğu Genel Kredi Sözleşmeleri yönünden bu şirketten alacaklarının temini için ödeme mahiyetinde davaya konu senetlerin dava dışı ...BANK 'a ciro edilerek teslim edildiğini, yetkili hamil konumunda olan müvekkilinin imza yönünden araştırma yapma zorunluluğu bulunmadığını, çekte düzgün ciro silsilesi olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu,
eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının diğer davalı şirkete borçlu olunmadığını iddia ettiğini, mahkemece bu hususun aydınlatılmadığını, müvekkili yönünden kötüniyet yahut kast ispatı da olmadığını, Mahkemenin müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi usule ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılardan temlik alan ... AŞ vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İmza inkarı mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilir.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece alınan bilirkişi raporunda dava konusu senetlerdeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.Temlik eden davalı, senetlerde hamil konumunda olup mahkemece, keşideci ile lehtar arasında borç ilişkisi olup olmadığı hususunda inceleme yapılmaksızın imza incelemesine ilişkin rapora göre davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.
Davanın kabulü ile birlikte yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasında da usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından temlik alan davalı... AŞ vekilinin istinaf istemlerinin HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1697, K. 2025/851, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama