KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Dosya no
- 2023/1881 Esas
- Karar no
- 2024/395
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/10/2023
- Numarası
- 2023/222 Esas
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2015 yılından itibaren ... tescil numaralı "..." ibareli markasını tekstil alanında başta ayakkabı ve şapka olmak üzere aktif bir şekilde kullandığını, ancak davalının müvekkilinin tanınırlığından faydalanmak sureti ile davaya konu ... tescil numaralı "..." ibareli markayı haksız bir şekilde tescil ettirdiğini ve müvekkilinin markasını ürünlerinin etiketinden, fotoğraflarının çekim açısı ve hatta arka planı dahi çalınmak suretiyle birebir aynısını ürettiğini, davalının söz konusu eylemleri neticesinde müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI
Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/10/2023 tarih ve 2023/222 Esas sayılı ara kararıyla; "Dava dilekçesi eki delillere göre bu aşamada yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. .
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
"Davalı tarafından müvekkil markasının tanınırlığından faydalanılarak müvekkil markasının ürünlerinin etiketinden, fotoğrafların çekim açısı ve hatta arka planı dahi çalınarak birebir aynısının üretilerek müvekkilin marka hakkına tecavüz edildiğini, Tarafımızca işbu davada delil olarak bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, Mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yapılmadan ihtiyati tedbir talebimizin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilin 2015 yılına dayanan “...” marka tescili ve kullanımlarına karşın,
Davalı’nın internet sitesi üzerinden hem yurt içine hem de yurt dışına satışını yaptığı müvekkilin markasının bire bir aynısı olan “...” marka kullanımı, Müvekkil’in öncelikli hak sahibi olduğu “..” markasıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayniyet derecesinde benzer olduğunu, Netice itibariyle, markaları yan yan görme fırsatı olmayan tüketicilerin farklı iki markayla karşı karşıya olduklarını anlamaları dahi neredeyse imkansız olup markalar arasındaki ayniyet derecesindeki benzerlik gözetildiğinde, internet üzerinden yurt dışına işbu kot pantolonlarının satışını yapan davalının,
müvekkile ait tanınan “...” marka satışını da yaptığı algısı yaratıldığını, bu bağlamda orta düzeydeki bir tüketicinin anılan iki markayı veya işletmeyi ayırt etmesi veya markalar arasında idari-ekonomik bağ olduğunu düşünmemesinin mümkün olmadığını, Müvekkilin tescilli marka ve logosunun aynı/benzer şekilde Davalı’nın ticari faaliyetleri kapsamında kullanılmasının Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca müvekkilin marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu’nun “Haksız Rekabet” başlıklı 54. ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini,
İzaha çalışılan sebeplerle davalının müvekkile ait marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet suretiyle gerçekleştirilen “..” marka kullanımlarının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise, davacının ihtiyati tedbir talebinin mahkemece reddine dair verilen kararın istinafına yöneliktir. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE." karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının TPMK nezdinde tescilli "..." markasının bulunduğunu ve davalının "..." ibareli markası altında kendi markasına ait ürünlerinin etiketinden, fotoğraflarının çekim açısı ve hatta arka planı kopyalayarak üretim yaptığını, davalının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ederek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, dava konusu kullanımların durdurulmasını, önlenmesini, ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği;
mahkemece yapılan yargılama sırasında "..Dava dilekçesi eki delillere göre bu aşamada yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verildiği; dosyadaki delil durumu ve henüz somut bir tespitin bulunmadığı da gözetildiğinde HMK'nun 390/son maddesi uyarınca bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinden davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1881, K. 2024/395, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama