KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/341 Esas
- Karar no
- 2024/1698
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/12/2022
- Numarası
- 2021/45 Esas, 2022/215 Karar.
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)|Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adı adına tescilli "..." markasının, müvekkiline lisans veren ...Limited'e ait tescilli ve tanınmış "..." markasına benzerliği ile tehlike düzeyinde iltibas yaratmakta olduğunu, hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, her iki marka da ortak olarak yer alan "..." kelimesinin aynı punto ve aynı yazı karakteri ile yazıldığını, aynı kompozisyonda kullanıldığını ileri sürerek, davalı adı adına tescilli "..." markasının 2. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, tecavüzün ve haksın rekabetin tespitine, durdurulması ve önlenmesine, şimdilik 1.000-TL maddi, 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markasının ..., davalı markasının ise ... olduğu, taraf markalarında ortak olarak kullanılan ... ibaresinin Türkçe' de ... anlamına gelip özellikle boya sektöründe de boyanın dekor amaçlı olarak kullanıldığı düşünüldüğünde tanımlayıcı mahiyette tanımlayıcı olmasa dahi zayıf bir ibare olduğu açık olup taraf markalarının esas unsurunun davacı markasının ... davalı markasının ise ... olduğu, bu yönüyle bu markalar arasında herhangi bir benzerlik görülmediği,
markalar arasında gerek bilirkişi heyeti gerekse mahkememizce benzerlik sebebiyle iltibas tehlikesi oluşmayacağı yönünde kanaat oluştuğundan, bu bakımdan hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gibi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten de söz edilemeyeceği bu sebeple herhangi bir maddi tazminat hesabı yapılmaksızın davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıa ve iddialarını tekrar ederek; ilk derece mahkemesi tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verildiğini, ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağını, YHGK kararı karşısında karıştırılma-iltibas” konusunda yerel mahkemece istihsal edilmiş olan bilirkişi raporunun davanın çözümünde nazara alınamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalının marka kullanımlarının, davacının hak sahibi olduğu markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabet ettiğini tespiti ve önlenmesi ve maddi manevi tazminat ile davalı markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yukarıda azılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının hak sahibi olduğu "..." markasının asli unsurunun ..., davalının "..." markasının asli unsurunun ... olduğu, markaların asıl unsurları üzerinden ve markaların bütüncül olarak yarattığı genel intiba göz önüne alındığında, markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının ve markaya tecavüzün ve haksız rekabetin oluşmadığı,
bu sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gerekçeli kararda "markalar arasında gerek bilirkişi heyeti gerekse mahkememizce benzerlik sebebiyle iltibas tehlikesi oluşmayacağı yönünde kanaat oluştuğundan" denilerek bilirkişi görüşünden faydanılmakla birlikte mahkemenin kendi kanaatine göre karar verdiği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/341, K. 2024/1698, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama