KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/688 Esas
- Karar no
- 2024/1973
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/03/2023
- Numarası
- 2022/45Esas, 2023/40 Karar.
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun süredir tescilli ve yoğun ve ciddi olarak kullanmakta olduğu “...” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, bu markaların uzun süredir kullanılmaları nedeniyle ayırt edicilik kazandıklarını, davalı tarafın 08/12/2016 tarih ve ... tescil numaralı “...” markasını tamamen kötü niyetli olarak,
davacı şirket ile aynı ve türdeş mal ve hizmetlerde tescili için başvurduğunu ve kullandığını, markanın davacının markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, aynı mal ve hizmetler için tescil edildiğini, davalının ... başvuru numaralı “...” ibareli önceki markasına karşı dava açılması üzerine bu markanın tescili için TPMK’na başvurduğunu ileri sürerek, ... numara tescilli “...” markasının hükümsüzlüğüne, verilecek kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının "..." markasını dava dışı .... Ltd. Şti'den 14/05/2018 tarihli devir sözleşmesi ile devraldığını, ... ibaresi dünya, hayat gibi genel nitelikte bir ibare olup, bir kişi veya kurumun kullanımına tahsis edilemeyecek nitelikte kelimeler olduğunu, bu iddiaya göre "doğal maden suyu" " doğal meyve suyu" "..." gibi tüm ibarelerin de davacı tarafın hak iddia edebilecekleri nitelikte unsurları barındırdığını, "..." markasını kullanmasının davacı tarafa böyle bir hak tanımadığı için müvekkili tarafından "..." markasının tescil olunmasının davacı tarafa zarar verebilecek ya da bu ibare ile karşılaşanları aldatabilecek nitelikte olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalının davaya konu ... tescil numaralı "..." markasını dava dışı ... Ltd.
Şti'den 14/05/2018 tarihinde devraldığı, bu şirketin tescil başvurusu yaptığı ... tescil başvuru numaralı “... ” markasının hükümsüzlüğü için davacı tarafça 16/05/2016 tarihinde dava açıldıktan hemen sonra 08/12/2016 tarihinde yeniden aynı markanın tescili için ... başvuru numarası ile başvuru yaptığı, bu nedenle marka başvurusunun kötü niyetli olduğu, daha sonra markanın davalıya devredilmesinin tescil başvuru aşamasındaki kötüniyeti ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki davalı şirket ile marka başvurusunu yapan şirketlerin ticaret unvanlarının "..." ibaresini içermesi,
ayrıca marka devir sözleşmesini devreden şirket yetkilisi olarak imzalayan Sinan Aslan'ın aynı zamanda davalı şirketin de ortağı ve yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle birbirleriyle bağlantılı oldukları, bu durumun da davalı tarafın kötüniyetli olduğunu gösterdiği, marka kötüniyetle tescil edilmişse tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." markasının SMK'nun 6/1 ve 6/9. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, ... markasının 29 ve 30.sınıfta yer alan mallar dahil, diğer mal ve hizmetlerde tanınmış marka olmadığı, bu nedenle davalı markasının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerde kullanması halinde davacıların markalarının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin somut olarak ispatlanamadığı, davalı markasının SMK 6/6 mad uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı,
davalının sözkonusu marka başvurusunu yaparken kötüniyetle başvuruyu yaptığına dair somut bir veri olmadığı yönünde tespit yapıldığını, doğa ibaresinin dünya, hayat gibi genel nitelikte bir ibare olduğu, bir kişi veya kurumun kullanımına tahsis edilemeyecek nitelikte kelime olmadığını, davacı tarafın ... markasını uzun süreden beri kullanıyor olmasının bu kelimenin tüm türevlerinin kendilerine ait olacağı ya da bu kelimeden türeyecek tüm marka ibarelerinin benzerlik arz ederek marka hakkına zarar verebileceği anlamına gelmeyeceğini, bilirkişi raporundaki lehe hususlar da göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken,
yerel mahkemenin teknik konuda görüşüne başvurduğu bilirkişinin görüşlerini dikkate almayarak davanın kabulüne karar vermiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ... tescil başvuru numaralı “...” markasının hükümsüzlüğü için dava dışı ... Ltd.
Şti. aleyhine dava açtıktan sonra, adı geçen dava dışı şirketin davaya konu ... tescil numaralı "..." markasını tescil ettirip daha sonra davalı şirkete devrettiği, marka devir sözleşmesini devreden şirket yetkilisi olarak imzalayan ...'ın aynı zamanda davalı şirketin de ortağı ve yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle birbirleriyle bağlantılı oldukları, marka tescilin kötü niyetli olduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin hükümsüzlük kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/688, K. 2024/1973, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama