İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/82 K.2024/227

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2023/82Karar2024/227Tarih6 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.219 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Şubat 2024
Dosya no
2023/82 Esas
Karar no
2024/227 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
07/07/2022
Numarası
2021/310 E. - 2022/92 K.
Davanın konusu
Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.219 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 06/01/2015 tarihinde akdedilen sözleşme ile özel tasarım içki standı yapılması için yapılan anlaşma çerçevesinde müvekkilince standın üretilerek davalıya teslim edildiğini, davalı şirketin müvekkilince tasarlanan özgün ve yeni tasarım standını başka üreticilere haksız olarak ürettirdiğini ve kullanmaya devam ettiğini, bu suretle müvekkilinin tasarım haklarının ihlal edildiğini, gönderilen ihtarnameye davalı tarafça verilen cevapta tasarım hakkının satın alındığı,

üretilen standın da kalitesiz ve ayıplı olduğunun bildirildiğini, taraflar arasında hak devrine ilişkin yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, davalıya kesilen faturanın da stant üretimine dair kesildiğini, tasarım devir bedeli gibi bir bedelin de tahsil edilmediğini, tasarımın hukuken koruma altında olduğunu ve haklarını ihlal ettiğini, davalının fiillerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkilinin FSEK kapsamında korunan haklarını da ihlal ettiğini, tecavüz nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zararının da oluştuğunu, davalının müvekkiline ait tasarımı hukuka aykırı şekilde çoğaltarak umuma arz ettiğini belirterek,

bu nedenlerle tecavüzün ref'i taleplerinin kabulüne, davalı ... ile fikir ve eylem birliği içinde olan imalatçı şirketin tespit edilmesi ile diğer davalı sıfatıyla işbu davaya dâhil edilmesine, belirsiz alacak davası nitelemesi ile şimdilik 5.000-TL ödenmesi istemli olarak açılan, ancak fazlaya ilişkin her türlü alacak haklarının saklı tutulduğu işbu davada, davacı müvekkilinin maddi zararlarının tespit edilerek FSEK 68. maddesi gereği bu zararların (3) misli tutarının maddi tazminat olarak davalılardan alınıp taraflarına ödenmesine,

davacı müvekkilinin manevi zararlarına karşılık 10.000-TL davalılardan alınıp manevi tazminat olarak taraflarına ödenmesine, alacaklarına dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, hükmün basın yolu ile ilanına ve ilan giderlerinin davalılara yükletilmesine, davalı ...'in SPK'ya kayıtlı olması nedeniyle davanın SPK'ya ihbarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilleri cevap dilekçesinde; davacının tüzel kişi olması nedeniyle FSEK kapsamında eser sahibi olamayacağını, eser sahibinin ancak bir gerçek kişi olabileceğini, davacının eser üzerindeki mali hakları veya bunları kullanma yetkisini devraldığına dair bir belge de sunmadığını, manevi hakların ise sahibinin rızası ile dahi devredilemeyeceğini, dolayısıyla davacı tüzel kişinin manevi haklara ilişkin bir talepte bulunamayacağını, stantların müvekkilleri firma tarafından verilen birebir ölçüler üzerine tasarlandığını, tasarımcıya herhangi bir serbesti veya özgünlük alanının bırakılmadığını,

tüm alkollü içki stantlarının birbirine benzediğini, hususiyetin bulunmadığını, ürün üzerinde kullanılan marka, logo, desen vb. unsurların müvekkillerine ait olduğunu, bu unsurlar çıkarıldığında ürünün özgün, estetik ve yaratıcı herhangi bir yanı kalmayacağını, davacının ürünleri eser niteliğini haiz olmadığından,

FSEK kapsamında korunamayacağını, davacının 554 sayılı KHK'ya dayanarak bir hak talebinde bulunamayacağını, KHK korumasından yararlanması için ortada tescilli bir tasarımın mevcut olması gerektiğini, ancak davacının böyle bir tasarımının bulunmadığını, müvekkillerinin tasarım ve üretimler için ayrı ayrı ödeme yaptığını, ortada tescilli bir tasarım da mevcut olmadığından "yazılı devir" koşulunun aranmayacağını, davacının tasarım üzerindeki hakların geçerli bir şekilde devredilmediği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını,

davacı tarafından üretilen standın müvekkillerince istenen ölçü ve biçime uygun olarak yapılmadığını ve ayıplı olduğunu, müvekkilleri tarafından söz konusu eksikliklerin giderilmesi talep edilmişse de olumlu bir yanıt alınmadığını, asıl zarara uğrayanın müvekkilleri olduğunu, davacının tüm ücretinin ödendiğini, bu davanın ikame edilmesinin kötü niyetli olduğunu, yokluklarında İzmir Adnan Menderes Havalimanı'nda yapılan keşfi kabul etmediklerini, yapılan bilirkişi incelemesinin yalnız davacı tarafından sunulan resimler çerçevesinde tesis edildiğini, eksik incelemede bulunulduğunu ifade ederek davanın reddini talep etmişlerdir.

TEFRİK KARARI; Mahkemenin 06/03/2018 tarihli karar duruşmasında; " davacı yanın haksız rekabete ilişkin talepleri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmakla haksız rekabete ilişkin dava bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmek suretiyle verilecek görevsizlik kararıyla İstanbul Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun tespitiyle, dosyanın mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.

MAHKEME KARARI

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 06.03.2018 tarihli 2016/186 E. - 2018/40 K. sayılı kararıyla; "... Davacı ... Ltd Şti. Tarafından davalı ... AŞ. aleyhine açılan davada davacı yanın FSEK kapsamındaki tecavüz ref ve tazminat talepleri ile 554 sayılı KHK kapsamındaki tecavüz ve ref taleplerine ilişkin davasının reddine" karar verilmiştir.

DAİREMİZ KARARI

Dairemiz 15/04/2021 tarihli 2018/2226 Esas, 2021/828 Karar sayılı kararı ile; "...Güzel Sanat Eserleri ise FSEK 4. madde de düzenlenmiş ve estetik değere sahip olması aranmıştır. Dolayısıyla estetik değere sahip olmayan ilim ve edebiyat eserleri, hususiyet taşıması koşuluyla "eser" olarak korunabilecektir. Bilirkişi heyeti raporunda, davacı tasarımının hususiyet taşımadığı açıklanmışsa da, somut gerekçeye yer verilmemiştir.

Bilirkişi heyetinde eser konusunda uzman bir bilirkişinin olmadığı anlaşılmaktadır.

Davacı vekilinin 06/02/2018 tarihli dilekçesinde itirazlarını bildirdiği, raporda çelişkili ifadeler bulunduğunu beyanla yeni bir heyetten rapor alınmasını talep ettiği görülmekle mahkemece, eser konusunda uzman bir bilirkişinin bulunduğu yeni bir heyetten, davacı stant tasarımının eser türlerinden birine girip girmediği ve hususiyet içerip içermediği konusunda rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi raporu ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına,

dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.

KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 07.07.2022 tarihli 2021/310 E. - 2022/92 K. sayılı kararıyla;"...Tüm dosya kapsamını, usul ve yasaya uygun İstanbul Bam 16. Hukuk Dairesi 2018/2226 Esas, 2021/828 Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu, FSEK ve 554 s.KHK birlikte değerlendirildiğinde dava konusu stant tasarımının “eser” olarak nitelendirmeyeceği bu nedenle sübut bulmayan davanın reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU

Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı ...’in İzmir Adnan Menderes Havalimanı Yurt Dışı Çıkış Terminali Duty Free Bölümünde ... ve ... içkilerinin sergilenmesi için davacı ...’nin tasarlamış olduğu standın aynısını başkaca bir şirkete yaptırdığının tespiti için, İzmir Fikri Sınaî Haklar mahkemesi 2016/12 Talimat sayılı dosyası ile 04.10.2016 tarihinde keşif yapıldığını, 10.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline ait stant tasarımlarının aynısının İzmir Adnan Menderes Havalimanı Yurt Dışı Çıkış Terminali Duty Free bölümünde davalı tarafından aktif olarak kullanıldığının tespit edildiğini,

Yerel mahkemeye sunulan içerisinde hukukçu bilirkişi olmayıp, ticaret hukuk araştırma görevlisinin ve iki tane endüstriyel tasarımcının olduğu, ama konusunda uzman yeterliliğe sahip olmadığını düşündükleri çelişkili rapora itirazlarının mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davacı müvekkilinin tasarladığı standın aynısının davalı tarafından başkaca bir firmaya yaptırdığının yargılama esnasında ortaya çıkmış olmasına rağmen davanın reddine karar verildiğini, Yerel Mahkemece alınan en son bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığını, stant tasarımının korunması için bir yere tescil edilmesine gerek olmadığını,

eserin vücuda getirilmesinin ve eserin sahibi olduklarını kanıtlamalarının yeterli olduğunu, Bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, Mahkemece SMK uyarınca davaya konu tasarımların korunup korunamayacağının araştırılmadığını, Tasarım hakkının davalı tarafça satın alınmadığı ve davacı müvekkiline ait olmasına rağmen Mahkemece bu hususun yanlış değerlendirildiğini, Mahkemenin uygulanacak kanunu yanlış belirlediğini, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 554 sayılı KHK’nın 22/12/2016 tarihinde kabul edilen SMK ile yürürlükten kaldırıldığını,

SMK’nun 192. maddesi kapsamında kalmayan bu davada SMK’nun uygulanması ve tasarımların tescilsiz tasarım olarak korunması gerektiğini, kaldı ki 554 sayılı KHK uyarınca da tescilsiz tasarımların genel hükümlere göre korunması gerektiğinin belirtildiğini, Mahkemece maddi tazminatın hesaplanması ve manevi tazminat talepleriyle ilgili genel hükümlere göre değerlendirme yapılması gerektiği halde davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek,

İstanbul 4.Fikri Haklar Mahkemesi’nin 07.07.2022 tarih, 2021/310 Esas, 2022/92 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ile yeniden yargılama ve karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Davacı firmanın İzmir FSHHM''nin 2016/12 talimat sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; davacının stant tasarımlarının aynısının davalı tarafından İzmir Adnan Menderes Havaalanı Dış Hatlar Duty Free alanında bulunduğu ve davalı tarafından aktif olarak kullanıldığının tespit edildiği beyan edilmiştir.

Mahkemece iki endüstriyel tasarım uzmanı ve bir tasarım hukukçusu bilirkişi heyetinden alınan 11/12/2017 tarihli raporda; davacı firma tarafından tasarlanmış ve davalı firmanın çizimler üzerinden onaylamış olduğu stant tasarımlarının, işlevsel, estetik ve anlatımsal niteliklere sahip olduğu ve KHK kapsamında tescil edilebilir bir "tasarım" olduğu, söz konusu tasarımların ürüne dönüştürülmüş halini gösteren fotoğraflar incelendiğinde, tasarımların bütününü gösteren fotoğrafların dosyada bulunmadığı için davacı firmanın stant üretimine yönelik değerlendirme yapılamadığı,

somutlaşmış/şekillenmiş fikri ürünün mevcudiyeti, bu ürünün sahibinin hususiyetini taşıması ve ürünün Kanunda öngörülen eser sınıflarından birine dahil edilebilmesi halinde bu unsurları taşıyan fikir ve sanat ürünleri FSEK kapsamında eser olarak korunabileceği, somut olayda mevcut tasarımların somutlaşmış bir fikri ürün olduğu, her ne kadar tasarımların FSEK'te yer alan "güzel sanat eserleri" sınıfına dahil edilebilmesi mümkünse de, yapılan teknik incelemeler neticesinde, somut olaydaki tasarımların işlevsel niteliğinin ön planda olduğu,

estetik nitelik taşısa da bunun eser olarak kabul edilebilmek için gerekli olan estetik seviyesinde olmadığı sonucuna ulaşıldığı, dolayısıyla, somut olayda yer alan tasarımların güzel sanat eseri olarak korunabilmenin şartı olan estetik niteliğe sahip olmamaları ve ayrıca hususiyet de taşımamaları neticesinde FSEK kapsamında eser olarak korunabilmelerinin mümkün olmadığı., haksız rekabet iddiası bakımından dosya kapsamında değerlendirilebilecek tek haksız rekabet halinin başkasının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma olduğu,

davalının tasarımları üçüncü kişilere ürettirmesinin "yetkisiz" olarak değerlendirilemeyeceği, zira tasarımlar KHK'ya göre korunsa dahi tasarımlar için ayrı ücret ödenmiş olması neticesinde KHK m. 16 hükmü çerçevesinde davalı fiillerinin yetkisiz olduğu sonucuna ulaşılamayacağı, ürünlerin üçüncü kişilere ürettirilmesinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği iddia edilse de, hem sözleşmeye aykırılığın KHK, FSEK ve haksız rekabet hükümleri dışında kalması,

hem de iddiaları ve özellikle sözleşmede ürünlerin üçüncü kişilere ürettirilebilmesini düzenleyen hükmü incelemeye yeterli delilin dosyada bulunmaması nedeniyle herhangi bir tespit yapılamadığı beyan edilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince iki tasarım uzmanı ve bir FSEK uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda.

"Bir tasarımın / standın eser olarak korunabilmesi için herhangi bir makama tescil ettirilme zorunluluğu yoktur, eserin sahibi olunduğunun ve eserin vücuda getirildiği tarihin kanıtlanabilir olması yeterlidir. Heyetimiz teknik bilirkişisince yapılan değerlendirmelerde, dava konusu tasarımın/standın FSEK md. 1/B anlamında hususiyet taşıyan bir çalışma olmadığı ve bu meyanda FSEK'de sayılan herhangi bir eser türü kapsamında değerlendirilmeyeceği kanaati oluşmuştur.

Yine Teknik anlamda yapılan değerlendirmede taraflara ait ürünler stant tasarımı olduğu, tasarımların genel geometrik biçimleri, oranları, yüzey özellikleri ile farklılaştığı ve ayırt edici nitelik kazandığı, bu bağlamda benzer teşhir amaç ve işlevini yerine getirmek üzere farklı biçim, oran ve özelliklerde tasarlanıp üretildiği, gerek işlevsel, gerekse biçimsel özellikleri sebebi ile eser olarak değil seri olarak ya da yerine özel ölçülerde üretilebilecek bir tasarım ürünü olarak tanımlanabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.

Ancak, Davacı içki stantlarını 554 sayılı KHK ya göre tescille koruma imkanına sahip iken bundan yararlanmamış, tasarımlarını tescil ettirmemiştir.6769 Sayılı yasa ile tescilsiz tasarımların 3 yıl süre ile korunması da mümkün hale gelmiştir, ancak, bunun için söz konusu tasarımın ilk kez Türkiye de piyasaya sürülmesi şartı bulunmaktadır. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de mevcut dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 54. vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet aldatıcı hareket ve iyiniyet kurallarına aykırı çeşitli şekillerle iktisadi rekabetin her türlü kötüye kullanılmasıdır. Haksız rekabetin varlığı için kusur aranmasa da, rekabete dayalı tazminat davaları için aranır. Somut olay bakımından, bu konuda bir korumadan yararlanılmayacağı konusunda nihai-hukuki takdir sayın Mahkemenindir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

GEREKÇ E

Dava, davalının siparişi üzerine davacı tarafça üretilen içki standını davalının başkasına ürettirerek izinsiz kullandığı iddiasıyla açılan tasarım hakkına tecavüzün, haksız rekabetin ve FSEK’ten kaynaklanan haklara tecavüzün ref’i ve maddi-manevi tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince haksız rekabetin iddiasıyla açılan dava asıl davadan tefrik edilmiş, yalnızca tasarım hakkına tecavüz ile FSEK’ten kaynaklanan haklara tecavüz iddiasıyla açılan davayla ilgili yargılama yapılmış, davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.Alınan bilirkişi raporları ile dava konusu standın, seri olarak ve işlevine uygun nitelikte üretilen tasarım ürünü olduğu, alınan her iki bilirkişi raporunda da sanat eseri sayılmasını gerektirecek estetik özelliklere sahip olmadığının tespit edildiği, bu konuda her iki bilirkişi raporu arasında bir çelişki bulunmadığı, bu nedenle davacının bu stant tasarımı üzerinde FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi bir hakkının mevcut olmadığı,

ayrıca davacı tüzel kişi olduğundan FSEK’te korunan manevi hakların da sahibi olamayacağı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf talepleri yerinde bulunmamıştır.Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 554 sayılı KHK’nın 5. maddesi uyarınca yeni ve ayırt edici niteliklere sahip tasarımların belge verilerek korunacakları belirtilmiş olup, davaya konu stant tasarımının tescilsiz tasarım olması nedeniyle 554 sayılı KHK kapsamında korunması mümkün değildir.

Dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren SMK’nun 56. maddesi uyarınca tescilsiz tasarımların da bazı şartların mevcut olması halinde SMK kapsamında korunacağı düzenlenmiştir. Kural olarak kanunlar geriye yürümez ve ileriye etkili olarak sonuç doğurur ise de, TBMM’nin geçmişe etkili olacak şekilde kanun çıkarmasına da bir engel bulunmamaktadır.

Ancak 6769 sayılı SMK’nun tescilsiz tasarımların korunmasını düzenleyen 56 ve devamı maddelerinin yürürlük tarihi konusunda özel bir düzenleme yapılmadığı için Resmi Gazetede yayını tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, bu nedenle yürürlük tarihinden önce açılan bu davada SMK hükümlerinin uygulanamayacağı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf talepleri de yerinde bulunmamıştır.Davaya konu tescilsiz tasarımların genel hükümlere göre, yani TTK’nun 56 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümleri uyarınca korunması mümkünse de, haksız rekabet iddiasıyla açılan dava bu davadan tefrik edildiğinden,

ilk derece mahkemesince tasarım hakkına tecavüz ve FSEK’ten kaynaklanan haklara tecavüz iddiasıyla açılan davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, işbu davada tasarım hakkının davalı tarafça davacıdan devralınıp alınmadığının incelenmesine de gerek bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/82, K. 2024/227, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkeme Kararı
  7. Dairemiz Kararı
  8. Kaldırma Sonrası Mahkeme Kararı
  9. İstinaf Başvurusu
  10. Deliller
  11. Gerekç E
  12. Hükü M
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/82
Karar No
2024/227
Tarih
6 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/82 K.2024/113
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/83 K.2024/177
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/84 K.2024/103
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/84 K.2024/113
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/85 K.2024/86
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/90 K.2024/70

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.