KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/961 Esas
- Karar no
- 2024/1984
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/09/2017
- Numarası
- 2017/233 Esas, 2017/193 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.443 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkilinin senaryo yazarı olduğunu, davalı ... kanalında 01/12/2002 'den 30/11/2004 tarihine kadar ve 2006 yılı boyunca gösterilen Türk filmlerinin diyalog ve senaryo yazarı olduğunu, ancak davalının müvekkiline herhangi bir gösterim - telif ücreti ödemediğini, müvekkilinin bunun üzerine davalıya ihtarname çektiğini ancak sonuç alamadığını, müvekkilinin gerek FSEK gerekse Anayasa Mahkemesi'nin 2010/73 Esas 2011/176 Karar sayılı ilamı ile,
eser sahibi olup bu filmlerinin gösterimi ile ilgili mali - telif haklarına sahip olduğunu, alacağı tahsil için başlattıkları icra takibi için davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili;
davacının daha önce İstanbul 2. FSHHM'nin 2004/999 Esas sayılı dosyada aynı konuda dava açtığını, mahkemenin hangi sıfatla hangi filmler üzerinde hak sahibi olunduğunun dava dilekçesinde açıkça belirtilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin iptaline karar verildiğini, kararın davacı yönünden kesinleştiğini, yine davacının İstanbul 1. FSHHM'nin 2005/431 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, bu davanın da açılmamış sayılmasına karar verildiğini, alacak iddialarının zaman aşımına uğradığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İSTANBUL 1.FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 21/09/2017 TARİH, 2017/233 E., 2017/193 K. sayılı kararı ile; "davacının davasının esastan reddine" karar verilmiş, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DAİREMİZ 29/04/2024 TARİH, 2018/2310 ESAS, 2021/944 KARAR SAYILI KARARI:"..Dosya içeriğinde davacının senaryo yazarı olduğu 46 adet filmin 1961 ve 1993 yılları arasında çekildiği anlaşılmaktadır. 12/06/1995 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5846 Sayılı FSEK'in 8.maddesi uyarınca bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir.
1995 yılında 4110 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle "yönetmen, özgün müzik bestecisi ve senaryo yazarının" eserin birlikte sahibi olduğu düzenlenmiştir.
Yine 2001 yılında 4630 Sayılı Kanun ile 8.maddede yapılan değişiklikle "diyalog yazarı ve canlandırma tekniği ile yapılan filmlerde animatörlerin de " eser sahibi olarak eklendiği, FSEK'in ek - 2/son maddesinde 21/12/2011 tarihinde 4630 Sayılı Kanun'nun 35.maddesiyle yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2011 tarihli 2010/73 Esas 2011/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiği,
iptal gerekçesinde "diyalog yazarı ve animatör yönünden eser sahipliğine ilişkin hükümlerin geriye yürütülerek 12/06/1995 gününden 03/03/2001 gününe kadar meydana getirilmiş eser sahiplerinin 5 kişiye çıkarıldığı ve eser sahipliğinden kaynaklanan hakların geriye yürütülerek kazanılmış hak ve hukuk güvenliğinin ihlal edildiğinin" gösterildiği ve iptal kararıyla diyalog yazarı ve animatörler yönünden eser sahipliğine ilişkin hükümlerin 12/06/1995 ila 03/03/2001 arasında meydana getirilecek eser sahipliği ortaya çıkmış,
sinema eserlerinde "diyalog yazarı ve animatör" yönünden eser sahipliğine ilişkin hükümlerin geriye yürütülmemesinin engellenmesinin amaçlandığı anlaşılmıştır.
Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacının 1995 yılından önce yapımına başlanan filmler yönünden eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakları bulunmamaktadır.Dolayısıyla mahkemece davacının eser sahibi olmaması nedeniyle davanın husumetten reddi gerekirken esastan reddine karar vermesi yerinde görülmemiş olup bu husus resen bağlamında dikkate alınarak HMK'nun 353/1-a-4 ve 353/-b-2 maddeleri gereğince kararın kaldırılmasına ve davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine" şeklinde karar verilmiş,
davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;1995 yılı sonrası yapılan değişiklikler ile Kanun koyucunun hak sahiplerinin haklarını korurken yasal düzenlemede geç kalındığının farkına vardığını ve korumaları en üst düzeyde geçmişe etkili olarak sunmak için gerekli düzenlemeleri yaptığını, söz konusu yasal değişikliklerden önce de zaten Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması (TRIPS), Roma Sözleşmesi,
Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Anlaşması gibi uluslararası sözleşmelerle senaryo ve diyalog yazarı ile icra sanatçılarının haklarının korunduğunu, Mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un Ek 2 nci maddesini yanlış ve dar yorumladığını, ancak 1995 yılında meydana gelen değişikliğin esasen sanatçılara sağlanan bağlantılı hakların 1995 yılından sonraki yapımlarla sınırlı tutulması olmadığını, Kanun koyucunun asıl amacının 1995 yılı öncesinde yapımı gerçekleşen filmler yönünden bu hakların uygulamasının ancak 1995 sonrası için geçerli olacağı olduğunu,
1995 öncesi filmler üzerinde 1995 sonrası değişiklikler ile sağlanan haklar nedeniyle ortaya çıkan mali imkanların, bu filmler üzerinde emeği olan ve yasal düzenlemede belirtilen tüm eser sahipleri ile bağlantılı hak sahipleri arasında adil şekilde dağıtılması gerekeceğini, müvekkilinin diyalog, senaryo yazarı olarak 5846 sayılı Kanun'a göre hak sahibi olduğunu, Türk sinema tarihi içerisinde çok önemli bir yeri olan Guinness rekorlar kitabına en fazla filme çekilmiş senaryo sahibi kişi olarak dahil edilen müvekkilinin filmlerinin,
TV kanallarında yüksek reyting saatlerinde yayınlanması ve müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmamasının kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 16/01/2023 TARİH, 2021/5117 ESAS, 2023/297 KARAR SAYILI BOZMA İLAMI:"..senaryo eseri sahiplerinin gerek 4110 sayılı Kanun öncesinde gerekse sonrasında eser sahibi olmaları nedeniyle, Dairemizin 4110 sayılı Kanun öncesinde eser sahibi ve hatta bağlantılı hak sahibi olduğu dahi kabul edilmeyen icracı sanatçılar yönünden vermiş olduğu içtihatlar (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarih ve 2018/409 E., 2019/5485 K.) ile bu olay arasında bağlantı kurulması da doğru değildir.
O halde Mahkemece yapılması gereken iş, davacının davaya konu senaryo eserleri yönünden davalı ve/veya selefleri ile yapılan sözleşme ile 5846 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi kapsamında davacının senaryodan doğan haklarını hangi süre ile ve ne suretle devir (tam devir, tam ruhsat, basit ruhsat) edildiği incelenip tartışılması gerekirken gerek yerel Mahkemece ve gerekse istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince hatalı gerekçeyle 4110 sayılı Kanun öncesinde ilk gösterimi yapılan ve anılan Kanun ile koruma süresi uzatılan sinema eserleri yönünden,
bir işleme eser olan sinema eserine kaynak teşkil eden senaryo eserinden doğan hakların koruma süresinin uzatılmasından sonra ileri sürülemeyeceğine ilişkin gerekçeleri isabetli görülmemiş ve hükmün bu sebeple davacı yararına bozulması" yönünde karar vermiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, senaryo yazarı olduğunu belirttiği filmlerin davalıya ait tv kanalında oynatıldığını belirterek telif ücreti alacağı bulunduğunu iddia etmiş, davalı taraf davanın reddini savunmuş, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde ise; ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Karar Yargıtay aşamasında bozulmakla Dairemizce duruşmalı inceleme yapılmış ve usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilerek esas yönünden bilirkişi raporu alınmıştır.Bilirkişi heyetinin yeterli ve hükme elverişli nitelikteki ek raporunda; dava konusu filmlerin eser niteliğinde olduğu tespit edilerek, dosyada mevcut delillere göre 45 filmin senaristinin davacı ... olduğu, filmlerin 1995 öncesi yapımlar olduğu, davalı ...nin, Ocak 2006 - Aralık 2006 tarihleri arasında, davaya konu olan filmleri senaristlik ve yönetmenlikten kaynaklanan eser sahipliğinin toplamda 892 defa olmak üzere yayınladığı,
... tarafından gönderilen 07.10.2015 tarihli cevabi müzekkere uyarınca, filmlerin meslek birlikleri ortak tarifesi gereğince ödenmesi gereken bedelin her bir film için her bir gösterim sayısı başına 160 TL olduğu, gösterim sayısının bu bedel ile çarpımı yoluyla elde edilen hesaplama uyarınca, davacının 142.720 TL mali hak bedeli talep edebileceği belirlenmiştir.Kök bilirkişi raporunda mali hakların davacı uhdesinde olduğunun kabul olunacağına yer verildiği, kök rapora karşı itirazların ek raporda değerlendirildiği,
davacı yanın yeni rapor talep etmediklerini beyan ettiği de dikkate alındığında neticeten davacının istinafının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davalının takibe itirazın kısmen iptaline dair Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/961, K. 2024/1984, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama