KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Dosya no
- 2024/1024 Esas
- Karar no
- 2025/1686
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/04/2024
- Numarası
- 2023/747 Esas, 2024/392 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/08/2023
Karar Metni
1.047 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine davalı tarafından Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkillerine ödeme emirleri usulsüz olarak tebliğ edildiği için icra takibinden süresinde haberdar olamadıkları için itiraz edemediklerini, icra takibinin kesinleştiğini, müvekkillerinin icra takibinden Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından 31/07/2023 tarihinde tebliğ edilen ödeme emri ile haberdar olduklarını, müvekkillerinin takip alacaklısına hiçbir borcu bulunmadığını,
icra takibine konu edilen 18/10/2019 tediye tarihli 240.000-TL bedelli senetteki imzalar ve yazıların müvekkillerine ait olmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin borcunun bulunmadığının tespitinie, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasında borçlu olan davacı tarafından imzaya, borca ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, itirazın haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu yapılan senetler borçlu tarafından imzalanarak müvekkiline teslim edildiğini savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve %10 para cezasına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan 27/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu senette, ... adına atılmış borçlu imzalarının ...'in eli ürünü olduğunun, ... adına atılmış kefil imzalarının ...'in eli ürünü olmadığının bildirildiği, ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından davalı lehine tazminat verilmesine yer olmadığı, lehtar konumunda olan davalının senedin ön yüzüne atılmış olan imzanın davacılardan ...'e ait olmadığını bilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile;
davacı ...'in Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı ... lehine 48.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden açılan davanın reddine, tedbir uygulanmadığından davalı lehine tazminat verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin takibe konu senette yer alan ve davacılardan ...’e ait olduğu iddia edilen imzaların renkli fotokopi olabileceği, senet üzerindeki rakam ve yazı ile yazılmış 240.000-TL rakamında ekleme yada tahrifat yapılmış olabileceği, kısacası bononun sahte olarak tanzim edilmiş olabileceği yönündeki itirazlar doğrultusunda senet üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir karar vermesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...'in müvekkilinde güven duygusu yaratmak ve borcun ödeneceğini garanti etmek amacıyla diğer davalı karısı ...'in kefil olacağını belirtmekle senet üzerine atılan imzada sahte imza kullanılarak müvekkil yanılttığını, müvekkil aleyhine kararda kötü niyet tazminatına karar verildiğini, ilgili hükmün yeterince gerekçelendirilmediğini, kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, takibin haksız olmasının tek başına yetmediğini, ayrıca kötü niyetli olması da gerektiğini, müvekkilin kötü niyetle hareket ettiği ispat edilmediğini,
müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde davaya konu senetteki yazı ve imzaların davacılara ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açtığı, alınan bilirkişi raporunda davaya konu senetteki keşideci imzasının ...'in eli ürünü olduğunun, kefil imzasının ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği,
davacılar vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, dava dilekçesinde yer almayan imzanın taşınması, bedel kısmında tahrifat yapıldığı vb.davanın genişletilmesi yasağına aykırı iddiaları hakkında, ilk derece mahkemesince inceleme yapılmamasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, anlaşılmakla, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.2-Davaya konu senetteki kefil imzasının ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, adı geçen davacının davaya konu senedin keşidecisi olan diğer davacı ...'in eşi olduğu,
keşideci imzasının davacı ...'e aidiyetinin tespiti karşısında, davalının kefil olan davacı ...'e takip yapmakta kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1024, K. 2025/1686, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama