KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2026
- Dosya no
- 2024/1534 Esas
- Karar no
- 2026/392
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/05/2024
- Numarası
- 2022/181 Esas, 2024/126 Karar
- Davanın konusu
- Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tescil numaralı ... ibareli markanın müvekkili adına tescil edildiğini, davalı şirketler tarafından müvekkili firmanın web sitesinde tanıtılan tescilli ürünlerinin görselleri taklit edilerek aynı şekilde kendi web sitelerine eklenerek kendi ürünleri gibi lanse edildiğini, ihtarnameye karşın davalı, web sitelerinde yayımladıkları görselleri kaldırmadığını, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkil şirketin tescil edilmiş markasına karşı haksız saldırının tespitine, önlenmesine, şimdilik 5.000-TL maddi tazminat ile 10.000-TL manevi tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ... Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, müvekkili şirketin ihtarnamenin tebliğ edildiği gün sitelerinde yer alan tüm görselleri kaldırdığını, müvekkili tarafından kullanılan fotoğrafların internet tarayıcısına makinenin ismi yazıldığında çıkan ilk resimlerden olduğunu, fotoğrafların herhangi bir yerinde davacı şirkete ait olduğuna ilişkin bir amblem veya yazı bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan 2 ... resmi arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ...Ltd.Şti. cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, somut olayda ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının 07.sınıfta davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, davanın mahiyeti gereği tecavüzün varlığını ve tecavüzün varlığı halinde maddi ve manevi zararını ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, yapılan bilirkişi incelemelerinde ttp://www.....com/tr, http://www.....com, http://www.....com.tr/, sitelerinde ve bu sitelerin arşiv kayıtlarında davacı tarafa ait markanın kullanımının bulunmadığı,
internet arama motorlarında yapılan aramalarda davalılarca davacı tarafın markasını kullanmak suretiyle marka hakkına tevcavüzde bulunduklarının ispat edilemediği, yine davalı ...şirketine ait üründe ve bu ürünün teşhir edildiği görselin bulunduğu kayıtlarda davalı tarafında ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının aynısı ya da iltibas oluşturacak benzerinin kullanılmadığı sabit olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; davalı ... ... tarafından ise ihtarnameden sonra söz konusu görselleri internet sitelerinden kaldırdıkları beyan edilmişse de, web sitelerinde yayımladıkları görselleri kaldırmadıklarını, müvekkil firmanın kanunlarla korunan marka hakkına tecavüz teşkil eden bu durumun, haksız rekabet oluşturmakta olduğunu, fotoğraf ve sesi izinsiz kullanılan kişinin FSEK’te yer alan davaları açma hakkı bulunmakta olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinin netice-i talep bölümünde, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat talep ettiği, haksız rekabete ve FSEK'e dayalı talepte bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemelerinde, davalıların internet sitelerinde ve bu sitelerin arşiv kayıtlarında davacı tarafa ait markanın kullanımının bulunmadığı,
internet arama motorlarında yapılan aramalarda davalılarca davacı tarafın markasını kullanmak suretiyle marka hakkına tevcavüzde bulunduklarının ispat edilemediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1534, K. 2026/392, 11 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama