İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1841 K.2026/637

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2024/1841Karar2026/637Tarih16 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.131 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Nisan 2026
Dosya no
2024/1841 Esas
Karar no
2026/637 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/02/2023
Numarası
2019/739 E. - 2023/79 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.131 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... A.Ş. tarafından, davacı müvekkilleri... ve ... A.Ş.'nin de aralarında olduğu 3 borçlu aleyhinde İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip konusu çekin zayi bir çek olduğunu, bu çekin de aralarında bulunduğu toplam 29 çek ve 2 adet senedin 10.08.2018 tarihinde müvekkillerinden çek lehdarı ....

A.Ş.'nin yetkilisi ...'in arabasından, arabanın camı kırılarak çalındığını, hırsızlık olayında anılan çeklerin büyük bir çoğunluğunun ... tarafından diğer gün müşterilere verilmek üzere imzalanıp kaşelenmek suretiyle cirolandığını, çekin son yetkili hamili ....

A.Ş.'nin yetkilisi ... tarafından Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/41865 Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/830 E. sayılı dosyası ile takip konusu çekin de aralarında bulunduğu çekler ve senetler hakkında zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, takiplerin iptali için başvurmuş oldukları icra mahkemeleri nezdinde ihtiyati tedbir kararı almanın mümkün olmadığını, icra takiplerinin büyük çoğunluğunun da ihtiyati haciz ile başlatıldığından,

ödeme emirlerini tebliğ almadan gerek keşideciler, gerekse çeklerin çalınması sırasındaki son yetkili hamil olan müvekkil ....

A.Ş.'nin banka hesaplarına blokeler konduğunu, çeklerin çoğunluğunda ciro silsilesinde aynı kişilerin yer aldığını, çoğunluğunda son hamilin davalı şirket olduğunu, davaya konu konu icra takibinin ilişkin olduğu çekin, keşideci müvekkili... tarafından 31.11.2019 tarihli olarak keşide edilmiş olmasına karşın, çalınmasından sonra keşide tarihinin çalınan diğer çeklerin çoğunda olduğu gibi 30.11.2018 olarak değiştirildiğini ve bu şekilde takibe konulduğunu, bahse konu keşide tarihi değişikliklerinin diğer tüm çeklerde olduğu gibi burada da sahte imza ile paraflanmış olup,

anılan keşide tarihi değişikliği imzasının keşideci müvekkilin ait olmadığını, bu hususun, çıplak gözle dahi anlaşılabilecek kadar bariz olduğunu, imza incelemesi ile sabit olacağını, çekin, çalınması sonrasında tahrif edildiğini, bu durumun başlı başına çekin kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırdığını, 07.03.2019 tarih ve ... başvuru numarası ile İstanbul Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, taraflar arasında 2019/22455 arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk sürecine girişildiğini, arabulucu tarafından tüm taraflara davet gönderildiğini, ...

A.Ş.'nin toplantıya katılmadığını, taraflardan ...'e gönderilen davette ise adres yanlışlığı yapıldığı anlaşıldığından adı geçen davalıya karşı dava şartı aşamasının tamamlanabilmesi için bir kez daha 05.04.2019 tarih, ... başvuru numarası ile yeniden arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ...'in, kendisine gönderilen davete rağmen toplantıya katılmadığını, telefon numaralarından da kendisine ulaşılamadığını belirterek, müvekkillerinden ....

A.Ş. tarafından dosyaya yapılmak zorunda kalınan 24.024,48-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan ... A.Ş.'den istirdadına, olayda ağır kusurlu ve kötü niyetli hareket eden davalı ... A.Ş. aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ...

A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... ile müvekkili şirket arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşme gereği davalı/borçluya ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, müvekkil şirketin, 6361 sayılı yasanın belirtmiş olduğu tüm yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle dava konusu çeki iktisap ettiğini, davacı vekilince öne sürülmüş olan kişisel nedenler ve def'ilerin müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı keşidecinin lehdarın iddialarına dayanarak istirdat talep etme hakkı bulunmadığını, keşideci çeki rızası dahilinde cirolamış olduğundan ve imzasını da inkar etmediğinden çek bedelinden sorumlu olduğunu,

bu bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, davanın keşideci yönünden mutlak şekilde reddedilmesi gerektiğini, davacı her ne kadar kendisine ait çekin elinden çıktığını iddia etmişse de, bu çekin iddia edildiği şekilde elden çıktığına ilişkin kesin bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının iddiaları haksız olup, müvekkili şirketin iyi niyetli hamil olduğunu, müvekkilinin hukuk sınırları içerisinde dava konusu çeki iktisap ettiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine yasal hakkını kullanarak icra takibi başlattığını, müvekkilin çeki ciro ve teslimini kanuna uygun şekilde gerçekleştirerek iyiniyetli yetkili hamili olmakla,

yasal haklarını kullanarak davacı aleyhinde icra takibi başlatmasında hukuki bir engel olmadığını savunarak, davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

MAHKEME KARARI

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 01/02/2023 tarihli 2019/739 E. -2023/79 K. sayılı kararıyla; "...Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere davanın hukuki tasvifi hakime aittir.

Buna göre, dosyadaki bilgi ve belgeler ile tarafların kabulünde olan hususlara göre davanın dayanağını teşkil eden icra takibine konu çekten kaynaklanan takip borcunu davacının davayı açmadan önce takip dosyasına ödediği ve bu paranın davalı-takip alacaklısına ödenmesi için onay verdiği, bu sebeple davanın konusunun 2004 Sayılı İİK'nın 72/7. maddesi kapsamında genel hükümlere açılmış bir alacak davası olduğu, İİK'nın 72/6. maddesi kapsamında istirdat davası olmadığı,

davacının borçlu olmadığı yönünde ayrıca menfi tespit talep etmiş olmasının da davayı bizatihi menfi tespit davası konumuna girdirmeyeceği, çünkü gerek İKK'nın 72/6. maddesi ve gerekse 72/7 maddesi kapsamındaki davalarda talebin özünün; borçlunun, alacaklıya iddia edilen sebeplere göre borçlu olmadığının mahkemece tespit edilmesi olduğu hukuken aşikardır.

İİK'nın 72/6 maddesi kapsamında açılan menfi tespit davası dolayısıyla tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edileceği yasal olarak hüküm altına alındığından başta menfi tespit davası için gerekmeyen zorunlu arabuluculuk şartının yargılama sırasında borcun ödenmesi sebebiyle davanın yasa gereği istirdat davasına dönüşmesi durumunda da aranmayacağı istikrar kazanan Yargıtay içtihatları ile sabittir.

Ancak, İİK'nın 72/7. maddesi gereğince genel hükümlere göre açılan davalarda ise borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan kişi ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, genel hükümlere göre dava açarak ödemiş olduğu paranın geri ödenmesini davalı alacaklıdan isteme dava hakkına sahiptir, bu davada da davacı öncelikli olarak davalı alacaklıya iddia etmiş olduğu sebeplerden dolayı borçlu olmadığını kanıtlamakla yükümlü olup davalıya karşı borçlu olmadığını talep etmiş olması işbu davayı İİK'nın 72/6. maddesi kapsamında bir menfi tespit davası olarak kabul edilmesini gerektirmediği,

davacının ödemiş olduğu parayı geri istemesinden dolayı davanın konusunun hukuken bir miktar paranın ödenmesine yönelik alacak davası olduğu, bu sebeplerle davanın TTK 5/A. maddesi kapsamında dava şartı olan arabuluculuk hükümlerine tabi olduğunun kabulü gerekmektedir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 08/12/2022 tarih, 2022/1652 Esas ve 2022/1700 Karar sayılı kararı).

Anlatılan kapsamda menfi tespit davası ile istirdat talebinin olduğu işbu davanın, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa tabi olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğu görülmekle haklılık durumuna göre arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

Açıklanan yasal gerektirici nedenlerine göre:

1-Davanın KABULÜNE,

Davacı/Borçlu .... A.Ş. ve Davacı/Borçlu...’ın, Davalı/Alacaklı ... A.Ş. ve davalı ...’e İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu 30.11.2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 17.000,00 TL bedelli çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

2-Davacılardan .... A.Ş. İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle ödemiş olduğu 24.024,48 TL’nin ödeme tarihi olan 22.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,

4-Karar kesinleştiğinde dosya içerisindeki evrak asıllarının ilgili kurum ve kuruluşlara iadesine..." karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF İSTEMİ

Davalı ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, yeterli imza incelemesi yapılmadığını,

Mahkemeden davacının çekin keşide tarihine yakın önceki ve sonraki tarihli imza asıllarının bulunduğu belge asıllarının getirtilmesi ve başkasına imza yetkisi verip vermediğinin araştırılması talep edilmişse de, bu taleplerinin gereğinin yapılmadığını,

Raporun Yargıtay kararlarında belirtilen hukuki kriterleri taşımadığından, ayrıca haklı talepleri kabul edilemeyerek hukuki dinlenilme hakları ihlal edildiğinden, kararın kaldırılması gerektiğini,

Raporda her iki imzanın farklı olduğu belirtilmişse de, her iki imzada bu hususların ayrı ayrı ne surette mevcut olduğunun açıklanmadığını, bu farklılıkların gerek sözel, gerekse görsel olarak karşılaştırmalı olarak ortaya koyulmadığını, raporun bu yönüyle de yeterli açıklıkta olmadığını,

Davada ispat yükü müvekkiline ait olmasına rağmen, rapora itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu,

Yargıtay kararlarında, ispat yükü üzerinde olan alacaklı tarafından yeni bir bilirkişi alınması talep edilmesi halinde yeniden uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğinin açıkça belirtildiğini,

Rapora itirazlarının teknik hususlara ilişkin olduğunu, Mahkemece itirazları doğrultusunda Adli Tıp Kurumu'ndan yeniden rapor alınması gerekirken, yetersiz raporun hükme esas alındığını,

Müvekkilinin dava konusu çeki 6361 sayılı Kanunda belirtilen yükümlülükleri yerine getirerek iktisap ettiğini, yetkili hamili olduğunu,

Çekin ciro silsilesinin düzgün olup olmadığını kontrol ederek çeki iktisap ettiğini, ciro zincirinde yer alan imzaların sahteliğini araştırma yükümlülüğünü bulunmadığını,

Müvekkilinin çeki iktisabında kusuru bulunmadığından, davacının çekin iptalini talep etme hakkının bulunmadığını,

Her ne kadar davacı çekin elinden isteği dışında çıktığını iddia etmişse de, bu konuda kesin bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu,

Kaldı ki davacının çek üzerindeki ciro ve imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, bu nedenle davacı ile diğer davalı ... arasında ticari ilişkinin tespit edilmesi amacıyla davacı ve diğer davalının defterleri üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, bu yöndeki taleplerinin dikkate alınmadığını,

Davacı...'ın çekteki imzasına itirazının bulunmadığını, çekin çalındığını iddia ettiğini, çekin kendisi tarafından ... A.Ş.'ye düzgün bir şekilde ciro edildiğini, çekin...'ın rızası olmaksızın elinden çıkmış olmadığını, bu nedenle davacının istirdat davası açma hakkının bulunmadığını, imzaların istiklali prensibi gereğince imzasından dolayı sorumlu olacağını, bu nedenle...'ın çek bedelini ödemesi gerektiğini,

Müvekkilinin tamamen hukuki sınırlar içinde çeki iktisap ettiğini ve alacağını tahsil etmek için icra takibi başlattığını, iyiniyetli yetkili hamil olduğunu belirterek, açıkladıkları nedenlerle, istinaf başvuruşlarının kabulüne, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/739 Esas, 2023/79 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... A.Ş., borçluları .... A.Ş., ... ve ... olduğu, 23/01/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla başlatılan takibe konu belgenin ... Bankası .... Yüzüncüyıl/Antalya şubesine ait ... seri numaralı, 30.11.2018 keşide tarihli ve 17.000,00 TL bedelli çek olduğu, takip kapsamında ihtiyati haciz kararı alındığı da tespit edilmiştir.

Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankası .... Yüzüncüyıl/Antalya şubesine ait ... seri numaralı, 30.11.2018 keşide tarihli ve 17.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşide tarihinin 31/11/2019 olarak yazılıyken üzeri okunur şekilde çizilerek, 30/11/2018 olarak yazıldığının göründüğü, keşideciye atfen bu değişikliğin yanına imza atılmış olduğu, çekin keşidecisinin..., lehdarının ... A.Ş. oldukları, çekin arkasına sırasıyla, ... A.Ş., ... ve ... A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, çekin 30/11/2018 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve ödeme yasağı nedeniyle işlem yapılamadığının çekin arkasına yazıldığı tespit edilmiştir.

Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/830 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusu çekin de aralarında bulunduğu 29 çek ve 2 adet senedin 10.08.2018 tarihinde çalındığından bahisle zayi nedeniyle iptal davası açıldığı anlaşılmıştır.

Davalı tarafından dosyaya sunulan 15/08/2028 tarihli Faktoring Sözleşmesi ve ekleri incelendiğinde; davalılar ... A.Ş. ve ... arasında 500.000,00 TL limitli olarak imzalandığı, davaya konu çeke ilişkin 28/08/2018 tarihli çek tevdi bordrosu ile ... tarafından ... A.Ş. Adına düzenlenen 28/08/2018 tarihli, 17.000,00 TL bedelli fatura örneğinin de mevcut olduğu tespit edilmiştir.

İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda; inceleme konusu ... Bankası ... Yüzüncü Yıl/Antalya Şubesine ait, keşidecisi..., keşide yeri Antalya olduğu, 17.000,00- onyedibin TL tutarlı, ... seri nolu çekte, keşide tarihi bölümündeki değişikliği onaylar mahiyette atılmış imza ile...'a ait mevcut mukayese imzalar arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığını, söz konusu keşide tarihi bölümündeki değişikliği onaylar mahiyette atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla...'ın eli ürünü olmadığına dair görüş belirtilmiştir.

GEREKÇE

Dava, borçlu olmadığının tespiti ve istirdat davasıdır.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

Davaya konu çek, faktoring sözleşmesi kapsamında çeki lehtardan sonra ciro eden ve ikinci ciranta durumunda olan davalı ... tarafından diğer davalı ... A.Ş.'ye ciro edilmiş ve bu davalı tarafından çek takibe konulmuştur.

Davacılar, takibe konu edilen çekin lehtarda iken çalındığını ve keşide tarihinin 30/11/2018 tarihi olarak değiştirilerek takibe konulduğunu, bu değişiklikte keşideci parafının bulunmadığını, çekte tahrifat yapılması nedeniyle çekin kambiyo vasfını yitirdiğinden bahisle menfi tespit isteminde bulunmuş, davalı ... A.Ş. iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

Çekte lehtar olan davacı ... A.Ş.’nin çekteki ciro imzasının kendisine ait olmadığına dair bir iddiasının bulunmadığı, aksine pek çok çekin çalınmadan önce şirket yetkilisi tarafından ciro edildiğini dava dilekçesinde açıkça beyan ettikleri tespit edilmiştir.

İlk derece mahkemesince dava dosyasında yaptırılan imza incelemesinde, denetime uygun ve yeterli bilirkişi raporu ile, çekin ön yüzü üst tarafında değiştirilen keşide tarihi altında atılı düzeltme imzasının davacı keşidecinin eli mahsulü olmadığı tespit edilmiştir. Sahtecilik defi herkese karşı ileri sürülebileceğinden, davalı ... A.Ş.’nin iyiniyetli hamil olup olmadığının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

Dava konusu çekin keşide tarihinin 31/11/2019 iken 30/11/2018 olarak tahrif edildiği, 30/11/2018 tarihinde ibraz edilmekle 5941 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinin 5. fıkrası ve Geçici 3. maddesinin 5. fıkrası uyarınca üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazının geçersiz olduğu, somut olayda usulüne uygun bir şekilde ibraz bulunmadığından dava konusu çek ile ilgili olarak kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirilmiş olduğunun kabul edilmesi gerekir.

Tüm bu nedenlerle; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... AŞ. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 1.641,11 TL nispi harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.213,51 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4-İstinaf yargılama giderleri olarak;

a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 96,30 TL (posta-teb-müz) masrafının davalı ... A.Ş.' den alınarak, davacıya verilmesine,

b)Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1841, K. 2026/637, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkeme Kararı
  7. Hüküm
  8. İstinaf İstemi
  9. Deliller
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1841
Karar No
2026/637
Tarih
16 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi E.2024/1844 K.2026/860
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1847 K.2026/578
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2024/1848 K.2026/702
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1854 K.2026/833
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1863 K.2026/579
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1864 K.2026/632

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.