İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/681 K.2025/1661

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;

Esas2025/681Karar2025/1661Tarih24 Aralık 2025Okuma12 dk · 2.394 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Aralık 2025
Dosya no
2025/681 Esas
Karar no
2025/1661
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
04/11/2021
Numarası
2018/406 Esas, 2021/192 Karar
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Dava tarihi
28/09/2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.394 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2013 61678 no'lu, 2013 61683 no'lu ve 2016 15360 mo'lu markalarının tescilli olduğunu, 2017/83573 ve 2017/83579 no'lu markasını 36. sınıfta tescili için yaptıkları başvurunun, davalının yayına itiraz üzerine başvuruların reddedildiğini, "..." markasını sigortacılık alanında ilk ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getirenin müvekkili şirket olduğunu, davalı tarafın sigortacılık alanında hizmet vermemesine rağmen bu alanında marka tescili yapmasının kötü niyetli olduğunu, davalının 36. sınıfta tescilli olmasına rağmen 2010/28470 no'lu markasını kullanmadığını ileri sürerek,

36. sınıfta yer alan hizmetler bakımından "..." markası üzerinde davacının gerçek hak sahibi olduğunun tespitine, davalıya ait "..." markasını içeren 2017 26561 numaralı "...", 2017 44445 numaralı "... ...", 2017 48479 numaralı "... ...", 2010 28470 numaralı "... ... BİR ... ... ...=...

ŞEKİL" markalarının 36. sınıfa yer alan hizmetler bakımından sicilden terkinine, 2010 28470 numaralı markanın 36. sınıfta yer alan "... hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" bakımından kullanılmaması nedeniyle iptaline, kararın yüksek tirajlı üç adet günlük gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hükümsüzlüğü talep ettiği 2017 48479 sayılı “... ...” ibareli markanın davadan sonra tarihinde tescil edildiğini, davacının 2015 yılı kullanımı için gerçek hak sahipliği iddiasında bulunurken hükümsüzlüğü talep ettiği müvekkiline ait markalar arasında 2010 28470 sayılı markanın da olduğunu, müvekkilinin 2010 28470 sayılı marka dahil 96 adet markayı devir sözleşmeleri ile ... Şirketler Grubu ...

AŞ'den devir aldığını, davacının bu hususu bildiğini, müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddiasının haksız olduğunu, müvekkilinin markayı aldıktan sonra iki yıl geçtiğini, henüz beş yıllık süreç geçmediğinden markanın kullanılmadığı iddialarının hukuka aykırı olduğunu, sigortacılık hizmeti ile iştigal eden davacının, 36.sınıfın tüm alt sınıfları yönünden hükümsüzlük talep ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporu ile, davalıya ait 2010 28470 tescil numaralı markanın tescil tarihinden dava tarihine kadar 36. sınıfta tescilli olduğu "... hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" için ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle kısmi iptal koşullarının mevcut olduğu sonucuna varıldığı,

davalıya ait 2010 28470 tescil numaralı markanın tescil başvuru tarihinin davacı şirketin kuruluş tarihinden ve markalarının tescil tarihinden daha eski tarihli olduğundan ve davacı şirket kuruluş tarihinden önce sigortacılık faaliyetine başladığına dair bir iddiada bulunmadığından, bu markayla ilgili öncelik hakkına dayanılarak hükümsüzlük davası açılamayacağının anlaşıldığı, diğer iki markayla ilgili ise, davacı şirketin kuruluş tarihinin 02/04/2013, davalının ise 21/03/2007 olduğu,

davacının dayanak markalarının davalının hükümsüzlüğü talep edilen markalarından daha önce tescil edilmiş olduğundan SMK'nun 6/1. maddesi uyarınca markaların benzerliği iddiasıyla hükümsüzlük talep edildiği açık olduğu, her ne kadar alınan bilirkişi raporlarında davacının 2013 61678 numaralı "DGS ... ...+Şekil" markası, 2013 61683 numaralı "... ...+Şekil" markası ve 2016 15360 numaralı "DGS ... ..." markası ile davalı adına tescilli 2017 26561 numaralı "..." ve 2017 44445 numaralı " ... ..." markalarının benzer olmadığı yönünde görüş bildirilmişse de, her iki tarafın markalarının da esas unsurunun "..." ibaresi olduğu,

diğer ibarelerin tanımlayıcı veya yer bildiren kelimeler oldukları, "..." ibaresini 36. sınıfta daha önce kullanmaya başlayan ve tescil ettirmiş olan davacı şirketin öncelikli hak sahibi olduğu, daha önce 36. sınıfta tescil edilmiş 2010 28470 tescil numaralı "... ..., BİR ... ..., ...= ...+ŞEKİL" markası mevcutsa da, sonraki markalarının seri marka oluşturmak amacıyla tescil edildiğinin kabul edilemeyeceği, zira bu markanın 36. sınıftaki mal ve hizmetler için hiç kullanılmadığı,

önceki marka zaten fiilen kullanılmayan bir marka ise bu markanın sonraki markalar yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği, bu nedenle davalıya ait 2017 26561 numaralı "..." ve 2017 44445 numaralı " ... ..." markalarının 36. sınıftaki mal ve hizmetler için hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu sonucuna varıldığı, her ne kadar davacı, davalının dava konusu markalarının 36. sınıftaki mal ve hizmetler için kötü niyetli olarak tescil edildiğini savunmuşsa da, 2010 28470 tescil numaralı markanın "..." esas unsurlu başka markalarla birlikte 13 Mayıs 2016 tarihinde ...

Şirketler Grubu ...

A.Ş.‘den devralındığı, markanın tescil başvurusu yapılırken kötü niyetli olarak başvuru yapıldığının kanıtlanamadığı, yine diğer 2017 26561 ve 2017 44445 tescil numaralı markaların da kötü niyetle tescil edildiğine dair iddianın davacı tarafça kanıtlanamadığı, davalının daha önce "..." esas unsurlu başka markaları devraldığı şirket ortağının davacı şirket ortağı olmasının, devir sözleşmesinden daha sonra tescil edilen davalıya ait 2017 26561 ve 2017 44445 tescil numaralı markalarla ilgili davacının hükümsüzlük davası açmasının kötü niyetli bir davranış olarak kabulü de mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile;

davalıya ait 2017 48479 tescil numaralı " ... ..." markası için açılan davanın usulden reddine, davalı adına tescilli 2017 26561 numaralı "..." ve 2017 44445 numaralı " ... ..." markalarının tescilli oldukları 36. sınıfta yer alan "... hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2010 28470 numaralı "... ..., BİR ... ..., ...= ...+ŞEKİL, " markasının 36.sınıfta yer alan "... hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve hizmetleri,

gümrük müşavirliği hizmetleri" bakımından kullanılmaması nedeniyle kısmen iptaline ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

DAİREMİZ KARARI

Dairemizin 2022/770 Esas, 2024/428 Karar sayılı kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalıya ait 2017 48479 tescil numaralı " ... ..." markası için açılan davanın usulden reddine, davalı adına tescilli 2017 26561 numaralı "..." ve 2017 44445 numaralı " ... ..." markalarına ilişkin hükümsüzlük davasının esastan reddine, davalı adına tescilli 2010 28470 numaralı "... ..., BİR ... ..., ...= ...+ŞEKİL" markasının 36.sınıfta yer alan "... hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayri menkul komisyonculuğu,

müşavirliği ve hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" bakımından kullanılmaması nedeniyle kısmen iptaline ve sicilden terkinine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

YARGITAY BOZMA İLAMI

Dairemizin 06/03/2024 tarih ve 2022/270 Esas, 2024/428 Karar sayılı ilamı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 26/02/2025 tarih ve 2024/2982 Esas, 2025/1315 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.

Yargıtay Dairesi bozma ilamında. "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (HMK) 221. maddesinde “Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır.

Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” hususu düzenlenmiştir. Davalı vekili Kadıköy 30. Noterliğince onaylanan 13.05.2016 tarihli 30474 ve 30477 yevmiye numaralı marka devir sözleşmelerinde dava dışı ... Şirketler Grubu ...

A.Ş. tarafından davalı tarafa 96 adet markanın devredildiğini, devir edilen markalar içerisinde dava konusu olan 2010/28470 numaralı markanın da bulunduğunu, dava konusu markaları devraldığı şirket ortağının davacı şirket ortağı olduğunu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince devir öncesi kullanım olup olmadığı hususunda yazılan müzekkereye dava dışı üçüncü kişiyle aralarındaki ortaklık ilişkisi nedeniyle cevap verilmediğini iddia etmiştir.

Devirden önceki kullanımın ispatı yönünden, HMK'nın 221. maddesi uyarınca dava dışı üçüncü kişiyi ticari defterlerini ibrazı, ibraz edilmemesi halinde bunun sebebini açıklaması, yapılan açıklama yeterli görülmezse tanık olarak dinlenilmesi usullerinin zorunlu olduğu, bu nedenle dava dışı ... Şirketler Grubu ...

A.Ş.’ne HMK'nın 221. maddesine uygun ihtarlı davetiye gönderilerek defter ve kayıtlarının istenmesi, sunulduğunda bilirkişi incelemesi yapılması, böylece davalı tarafın 2010/28470 numaralı markanın devrinden önce tescilli olduğu mal ve hizmetlerde etkin ve ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesine yer vermiştir.

Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında işaret edildiği şekilde yeniden değerlendirme yapılmıştır.

GEREKÇE

Dava, davalıya ait 2017 26561, 2017 44445, 2017 48479, 2010 28470 sayılı markaların 36. sınıftaki mal ve hizmetlerle ilgili kısmen hükümsüzlüğü ve 2010 28470 numaralı markanın hükümsüzlük talebi kabul edilmezse 36. sınıftaki mal ve hizmetlerde kullanılma nedeniyle kısmen iptali talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilinin istinafı üzerine ilk derece mahkemesi kararı, Dairemizin 2022/770 Esas, 2024/428 Karar sayılı kararı ile.

"Emsal Yargıtay kararları ve 36. sınıf hizmetlerin hitap ettiği ortalama düzeydeki tüketici kesiminin dikkat ve özen düzeyi de dikkate alındığında, davacı markaları ile davalı adına tescilli 2017 26561 numaralı "..." ve 2017 44445 numaralı " ... ..." markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Bu nedenle davacı markaları ile davalıya ait "..." ve 2017 44445 numaralı " ... ..." markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gözetilerek, bu iki marka yönünden de hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamıştır.Alınan bilirkişi raporu ile,

davalıya ait 2010 28470 tescil numaralı markanın tescil tarihinden dava tarihine kadar 36. sınıfta tescilli olduğu "... hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" için ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle kısmi iptal koşullarının mevcut olduğu sonucuna varılmıştır.

Davalının daha önce "..." esas unsurlu başka markaları devraldığı dava dışı şirket ortağının davacı şirket ortağı olmasının tek başına organik bağ olarak kabulü mümkün değildir.

Bu nedenle davalı vekilinin kullanmama nedeniyle kısmen iptal kararına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Yine hükümsüzlük davası yönünden de, 2017 26561 ve 2017 44445 tescil numaralı markalarla ilgili, organik bağ iddiasına dayalı olarak, davacının hükümsüzlük davası açmasının kötü niyetli bir davranış olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.

İlk derece mahkemesince, her ne kadar alınan bilirkişi raporlarında davacı markaları ile davalı markalarının benzer olmadığı yönünde görüş bildirilmişse de, her iki tarafın markalarının da esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, diğer ibarelerin tanımlayıcı veya gibi yer bildiren kelimeler olduğu gerekçesiyle, davalıya ait 2017 26561 numaralı "..." ve 2017 44445 numaralı " ... ..." markalarının 36. sınıftaki mal ve hizmetler için hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2020 tarih, 2019/2468 E. 2020/605 K. sayılı emsal ilamında; “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük seviyede olduğu belirtilerek, "... ..." ibareli marka ile "..." asıl unsurlu markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı kabul edilmiştir.

İşbu davanın tarafları arasında görülen başka bir davada, söz konusu Yargıtay kararına dayanarak, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, 2020/179 E- 2021/1185 K.sayılı ilamı ile, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük seviyede olduğu, "... ..." ibaresinde, tamamen davacı şirketin iştigal konusuna yollama yapıldığı gerekçesiyle, ... esas unsurlu taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığına karar verilmiş, verilen bu karar.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/179 E-2021/1185 K. kararı ile onanmıştır.Emsal Yargıtay kararları ve 36. sınıf hizmetlerin hitap ettiği ortalama düzeydeki tüketici kesiminin dikkat ve özen düzeyi de dikkate alındığında, davacı markaları ile davalı adına tescilli 2017 26561 numaralı "..." ve 2017 44445 numaralı " ... ..." markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Bu nedenle davacı markaları ile davalıya ait "..." ve 2017 44445 numaralı "... ..." markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gözetilerek, bu iki marka yönünden de hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kaldırılmasına, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce verilen bu kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 26/02/2025 tarih ve 2024/2982 Esas, 2025/1315 Karar sayılı ilamı ile; "... dava dışı ...

Şirketler Grubu ...

A.Ş.’ne HMK'nın 221. maddesine uygun ihtarlı davetiye gönderilerek defter ve kayıtlarının istenmesi, sunulduğunda bilirkişi incelemesi yapılması, böylece davalı tarafın 2010/28470 numaralı markanın devrinden önce tescilli olduğu mal ve hizmetlerde etkin ve ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozulmuştur.Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda dava dışı ...

Şirketler Grubu ... A.Ş.’ne HMK'nın 221. maddesine uygun ihtarlı davetiye gönderilmiş, adı geçen dava dışı şirket vekili Av.... tarafından Mahkememize verilen 19/12/2025 tarihli beyan dilekçesinde. "Müvekkil tarafından yapılan incelemeler neticesinde, Müvekkilin kuruluş tarihinden itibaren markanın devir tarihi olan 13/05/2016 tarihine kadar markayı işbu dava ile iptali talep edilen 36. sınıfta yer alan "... hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler.

Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri." yönünden ticari faaliyetlerinde ve defterlerinde kullanılmadığı tespit edilmiştir." şeklinde beyanda bulunulmuştur.

Davalıya ait 2010 28470 tescil numaralı markanın tescil tarihinden dava tarihine kadar 36. sınıfta tescilli olduğu "... hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" için ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığının ispatlanamadığı, davalının markayı devraldığı dava dışı şirketin de, ... hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri yönünden kullanılmadığı beyan edildiği,

bu nedenle kısmi iptal koşullarının mevcut olduğu sonucuna varılmış olup Dairemizin önceki kararı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,

Davalıya ait 2017 48479 tescil numaralı "... ..." markası için açılan davanın usulden REDDİNE,

Davalı adına tescilli 2017 26561 numaralı "..." ve 2017 44445 numaralı " ... ..." markalarına ilişkin hükümsüzlük davasının ESASTAN reddine,

Davalı adına tescilli 2010 28470 numaralı "... ..., BİR ... ..., ...= ...+ŞEKİL, " markasının 36.sınıfta yer alan "... hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" bakımından kullanılmaması nedeniyle kısmen iptaline ve sicilden terkinine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,

2-İlk derece yargılaması yönünden;

a)Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

b)Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 71,80 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c)Davacı tarafından yapılan 8.837,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre (%25) 2.209,25 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

d)Davalı tarafından yapılan 69,83 TL yargılama giderinden, davanın red ve kabul oranına göre, (%75) 52,37 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

e)Kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

f)Reddedilen kısım üzerinden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

g)Davanın usulden reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3-İstinaf yargılaması yönünden;

a)Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,

b)Davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 2.107,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı ile 345,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.673,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve birden fazla duruşma icra edildiğinden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 42.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/681, K. 2025/1661, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. Dairemiz Kararı
  8. Yargıtay Bozma İlamı
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/681
Karar No
2025/1661
Tarih
24 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/681 K.2025/1018
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/681 K.2025/918
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/682 K.2025/1017
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/683 K.2025/891
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/683 K.2025/1627
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/683 K.2025/868

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.