KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2026
- Dosya no
- 2025/9 Esas
- Karar no
- 2026/688
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/09/2024
- Numarası
- 2023/945 Esas, 2024/638 Karar
- Davanın konusu
- 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyaları üzerinden kambiyo takibi başlatıldığını, çeklerdeki imza ve kaşe müvekkil firmaya ait olmadığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, takibibn haksız ve kötü niyetli şekilde olduğunu ileri sürerek, davalının davacıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin dava konusu çeklerde lehtar olmayıp , ciranta olduğunu, ... firmasından teslim aldığını, davalıyı/ciro silsilendeki diğer firmaları tanımadığını, müvekkili şirketin iyi niyetli kişi konumunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporunda, dava konusu çeklerdeki keşideci imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirildiği, kambiyo senetlerinin geçerli olabilmesi için keşidecinin imzasını taşımasının şart olduğu, sahtelik iddiasının mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebileceği, dava konusu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı- hamilin kötü niyeti ispatlanmadığından davacı lehine İİK m. 72/5 uyarınca şartlar oluşmadığından tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; ilk derece mahkemesince, dosyada yeterli araştırma yapılmadığını ve delillerinin toplanmadığını, eksik inceleme yapılarak usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini, ATK Fizik İhtisas Dairesinden tanzim edilmeyen raporun hükme esas alınmaya elverişli olmasının mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesince sağlıklı bir sonuca ulaşmaya yetersiz olan verilerle tanzim edilmiş, Yargıtay kriterlerine uygun olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ile sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu çeklerdeki keşideci imzalarının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, raporun denetim elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/9, K. 2026/688, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama