KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2018
- Dosya no
- 2017/2102 Esas
- Karar no
- 2018/1971
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/06/2017
- Numarası
- 2017/117 2017/563
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
961 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREGİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan 05/02/2017 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait .. ve ... plaka sayılı araçların ihlalli geçişleri nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarları ve yasadan kaynaklı para cezalarının tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 22/12/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından 27/12/2016 tarihinde borcun tamamına itirazda bulunularak takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirkete, kaçak geçiş yapıldığına dair herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacı tarafça bildirimde bulunulmuş ise bu bildirim belgesinin dava dilekçesi veya ödeme emri belgesi ekinde taraflarına tebliğinin gerektiğini, ogs ve hgs geçiş ücreti tahsilatı yapılmaması durumda geçiş esnasında gişede yer alan bariyerlerin açılmadığını belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/117 Esas, 2017/563 Karar sayılı 12/06/2017 tarihli kararında özetle; 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2- İcra inkar tazminatı talebinin alacağın yargılama gerektirmesi ve idari para cezasına ilişkin olması nedeniyle reddine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin yasal süresi içinde sunduğu, 22/08/2017 havale tarihli istinaf dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirketin kamu kurum ve kuruluşu olmadığından idari yaptırım kararı alma yetkisinin bulunmadığı, tahakkuk ettirilmiş bulunan para cezasının da idari para cezası niteliğinde olmadığı,
6100 sayılı kanunun 30/5 fıkrasında, 4046 ve 3565 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin 10 katı tutarındaki para cezasının tahsil edileceğinin düzenlendiği,
Başvuruya konu geçiş ücret ve cezasının 6183 sayılı AATUHK kapsamında değil, Borçlar Kanunu kapsamında, genel hükümlere göre tahsil edilmekte olduğu, bu nedenle de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, buna aykırı olarak ilk derece mahkemesince icra inkar tazminatına hükmedilmemesi hatalı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği hususları istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Dava, İİK 67 maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.
Davalıya ait araçlar, davacı tarafından işletilen otoyol ve köprülerden ihlalli geçiş yapması sebebiyle ödenmeyen geçiş tutarlarının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi yapılmıştır. Ödenmeyen geçiş tutarları ve yasadan kaynaklı para cezalarının tahsiline ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davacı iş bu dava ile itirazın iptalini talep etmektedir. Dava açıldıktan sonra takibe konu miktar davalı tarafından icra dosyasına yatırılmıştır. İlk derece mahkemesi, davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, İcra inkar tazminatı talebinin ise alacağın yargılamayı gerektirmesi ve idari para cezasına ilişkin olması nedeniyle reddine karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesinin 2017/166 Esas- 2018 / 8 Karar sayılı kararında da açıklandığı gibi, işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında işletici şirketlerce işletme hakkının bir uzantısı olan kontrolsüz geçişlerde takdir edilen para cezalarının geçiş ücreti ile ve işletme gelirleriyle bağlantılı olduğu, bu nedenle klasik anlamda idari para cezası niteliğinde olmadığı, kendine özgü bir yaptırım olup geçiş ücreti ve bununla irtibatlı para cezasının tahsilinin özel hukuk hükümlerine tabi kılındığı, somut olayda da İİK çerçevesinde başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itiraz üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında, dava konusu alacağın idari para cezası niteliğine haiz olduğuna dair gerekçesi yerinde değildir. Ayrıca alacağın miktarı da ilgili yasal mevzuat çerçevesinde belirlenmiş olduğundan davalı tarafça bilinebilir ve likit niteliktedir.
Yargılama sırasında icra takibine konu alacak davalı tarafından ödendiğinden dava konusuz kalmış ise de, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden ve icra dosyasında haksız bir şekilde takibe itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğundan davacı yararına İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddi isabetli olmamıştır. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvuru haklı görülmekle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/2102, K. 2018/1971, 22 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama