KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2021
- Dosya no
- 2018/1941 Esas
- Karar no
- 2021/1056
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2018
- Numarası
- 2016/1132 Esas, 2018/555 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya verdiği hizmet nedeni ile 11.800,00 TL alacaklı olduğunu, alacağın tahsili konusunda davalı aleyhinde Bakırköy ... İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; davalı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirkete 11.800 TL borçlu gözüktüğü gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin devamına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, gerekçeli karar tebliğ edildiğinde detaylı beyanda bulunacaklarını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili gerekçeli istinaf dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, İİK'nun 67 maddesi gereğince, davacının sözleşmeden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı takibe karşı davalı itirazının iptali istemine ilişkindir. Bursa ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhinde 16.11.2016 tarihinde 11.800 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Gerekçeli karar davalı vekiline 21/06/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dosya kapsamında 22.05.2018 havale tarihli istinaf dilekçesi görülmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde gerekçe belirtmemiş, gerekçeli istinaf dilekçesinin kararın tebliğinden sonra ibraz edileceğini bildirmiştir. Ancak kararın tebliğden sonra yasal süresi çerisinde gerekçeli istinaf dilekçesinin ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin süresinde gerekçeli istinaf dilekçesi ibraz etmediği, süre tutum dilekçesindeki istinaf iradesi gözetilerek HMK’nun 352 ve 355. maddeleri uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. HMK 355/1.2 cümle gereğince dosya kamu düzeni açısından incelendiğinde ise yargılamada herhangi bir kamu düzenine aykırılığa rastlanmamıştır.
Sonuç olarak dairemizce istinaf incelemesine konu olabilecek süresinde, usulüne uygun ve gerekçeli bir istinaf başvuru dilekçesi bulunmadığı, dosyada yapılan yargılamada kamu düzenine aykırılığa rastlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin usulüne uygun olmayan istinaf başvurusunun HMK 353/1b-1 ve 355. Maddeleri uyarınca reddine dair karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/1941, K. 2021/1056, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama