KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2019
- Dosya no
- 2018/3095 Esas
- Karar no
- 2019/459
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/04/2018
- Numarası
- 2014/920 2018/462
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.109 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile. Müvekkili bankanın Uşak Şubesi ile ... San. ve Tic. A.Ş. firması arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların söz konusu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarından borcun tamamından sorumlu olduklarını, sözleşmeye istinaden asıl kredi borçlusu ...San. ve Tic.
A.Ş. firmasına kredi kullandırıldığını, kredi lehtarlarının ödemelerini ifa etmemesi üzerine, kredi hesabının 15.02.2013 tarihinde kat edildiğini, işbu hususun davalılara Uşak .... Noterliğinin 15.02.2013 tarih ve ... yev. nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı, dosyasıyla 25.02.2013 tarihinde toplam 1.196.322,42 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe borca ve faize itiraz ettiklerini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında.
Müvekkili davalılar ile banka arasındaki hukuki ilişkiye uygulanacak faiz oranlarına yasal dayanak olarak Genel Kredi Sözleşmesinin gösterildiğini, oysaki kredi sözleşmesi karşılıklı taahhütleri havi bir akit olduğundan, eğer bu sözleşmelere ilişkin kurallar yalnızca kredi veren kurumca belirlenir ise genel işlem koşullarına aykırılık ortaya çıkacağından sözleşmenin geçersizliğinin dahi sözkonusu olacağını , davacı bankaca ikame edilen işbu davada, faiz oranlarının iyi niyeti suistimal eder nitelikteki yüksekliklerine itiraz ettiklerini belirterek davaya konu icra dosyasında, davacı bankanın talep etmiş olduğu meblağ,
haksız ve hukuka aykırı hesaplamalar neticesinde tespit edilmiş olduğundan, alacaklı olduğunu iddia eden davacının, talep edilen miktarda bir alacağı bulunmadığından, davanın reddi ile reddedilen miktar üzerinden kötüniyetli takip yapıp dava açan davacının % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir .
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi; Müflis ... San. Tic. A.Ş., Müflis ...San. Ve Tic. A.Ş., Müflis ...San. Ve Tic. A.ş. yönünden kayıt kabule karar verildiğinden konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Müflis ...San. Tic. Ltd. Şti. Yönünden davanın kayıt kabul olarak devamı ile bu müflis ve diğer borçlular ..., ...ve ... yönünden de davanın kabulüne karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sanayi Ve Ticaret A.ş. ,.... San Ve Tic. A.Ş. , ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.
Vekili İstinaf Taleplerinde;1-Mahkeme kararı HMK.nun 304 ve 305 maddeleri gereğince tavzih edilmiş ise de ek karar ile taleplerinin reddedildiğini, 2-Söz konusu dava icra takibine itiraz üzerine ikame edilen itirazın iptali davasının kayıt kabule dönüştüğü ve basit yargılamaya tabi olduğu, nispi vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gibi icra inkar tazminatına da mahkum edilemeyeceği, karar başlığında müflis şirketlerin iflas masalarının gösterilmediği, belirtilerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiş.
İstinaf dilekçesi Davacı ... A.Ş vekiline 18/10/2018 tarihinde ve diğer tüm taraflara Tebligat kanunu usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, istinaf dilekçesine cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararı bir kısım davalılar vekili tarafından mahkeme tarafından tanınan süre içinde istinaf edildiği anlaşılmakla;Dava, itirazın iptali davası olup, yargılama sırasında davalılardan bir kısım şirketlerin iflasına karar verilmesi ile kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Davacı banka (temlik eden) ile davalılardan asıl borçlu ... San. Ve Tic. A.Ş.
Arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların kefil olduğu, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine, kredi alacağının tahsili amacıyla İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itiraz edildiği, davacı tarafından itirazın iptalinin talep edildiği, yargılama sırasında davalı şirketlerin iflasına karar verilmesi ile davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Yine yargılama sonunda, iflas eden davalı şirketler Müflis ... San. Tic. A.Ş., Müflis ...San. Ve Tic. A.Ş., Müflis ... San. Ve Tic.
A.ş. yönünden kayıt kabule karar verildiği gerekçesi ile konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer müflis şirket ...San. Tic. Ltd. Şti. Yönünden davanın kayıt kabul olarak devamı ile denildikten sonra diğer borçlular ..., .... ve ... ile birlikte aynı parağrafta davanıın kabul edilerek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilerek davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, müflis şirketlerin sorumluluğu ile gerçek kişi kefillerin sorumluluğunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak. Davalı şirketler hakkında iflas kararı verilmekle, bu davalılar hakkındaki uyuşmazlık kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Bilindiği üzere kayıt kabul davaları basit yargılama usulüne tabi olup dava sonunda maktu vekalet ücretine hükmedilebilir. İcra inkar tazminatına hükmedilemez.
İtirazın iptali davaları ise yazılı yargılama usulüne tabi olup, dava sonunda nispi vekalet ücretine ve icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Kaldı ki itirazın iptali davaları ile kayıt kabul davalarının istinaf süreleri de farklıdır. Kayıt Kabul davaları İİK'nun 164. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 10 günlük, itirazın iptali davaları ise HMK.nun 341-345.maddesi gereğince 2 haftalık süreye tabidir.Her ne kadar istinaf talebinde bulunmayan davalılardan ... San.
Tic. Ltd.
Şti.nin, kısa kararda müflis olduğu belirtilmiş ise de İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin, bu şirketin iflası talebiyle açılan davanın 26/02/2015 tarih ve 2014/952 E. 2015/139 K.sayılı kararıyla reddedildiği, hükmün temyizi üzerine kararın Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2015/5179 E. 2016/4540 K.sayılı kararıyla eksik araştırma gerekçesiyle bozularak mahkemesine gönderildiği, dosyadaki bilgilere göre bu şirket hakkında İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/444 E..sayılı dosyasında 30/09/2015 Tarihli kararla iflasına karar verildiğinin belirtildiği, ancak iflas kararının kesinleşmiş bir örneğinin dosyada olmadığı,
bu şirket ile birlikte diğer davalı şahıslar hakkında itirazın iptaline ilişkin hüküm kurulduğu gözetilerek bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.Bu nedenle mahkemece, davalı müflis şirketlere ilişkin davanın tefrik edilerek, bu müflis şirketler yönünden (Her ne kadar davalılardan müflis şirket ...San. Tic. Ltd. Şti.
İstinaf kanun yoluna başvurmamış ise de HMK.nun 355.maddesi gereğince bu durum kamu düzenine aykırılık olarak görüldüğünden) davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü göz önüne alınarak hüküm tesisi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı şirket yönünden, dava kayıt kabul davasına dönüşmüş ise alacağın masaya kaydına karar verilmesi gerekirken itirazın iptaline karar verilmesi çelişkili olmuştur.
Bu sebeplerle, bir kısım davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının açıklanan gerekçelerle kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/3095, K. 2019/459, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama