KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2020
- Dosya no
- 2019/3264 Esas
- Karar no
- 2020/236
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/04/2019
- Numarası
- 2015/402 Esas, 2019/354 Karar
- Dava
- ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesinde kain ... ada, ... nolu parsel sayılı taşınmazda davalı kooperatife ait villalar bulunduğunu, davalının ... nolu villaya, projeye aykırı müdahale ettiğini belirterek projeye aykırılığın giderilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ... nolu villayı devir sözleşmesi ile satın aldığını, el atmanın söz konusu olmadığını, imara aykırılık ifadesi ile kaçak yapı ifadesinin birbirinden farklı olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi kararında, ... nolu villanın dava tarihi itibari ile yapı kullanım izin belgesi bulunmadığı, projeye aykırı imalat var ise bunun, davalı ortaklığından önce yapıldığı, davalının projeye aykırı imalat yaptığına dair belge sunulmadığı, yapı ruhsatı alındıktan sonra yapı kullanım izin belgesi alınamadığından ruhsatın hükümsüz hale geldiği, yapıların tamamen ruhsatsız olduğu, bu durumda davalının projeye aykırı davrandığından bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine ve davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmetmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince 25/12/2015 tarihinde harcın 312.540,00 TL'ye tamamlatıldığını, bu sebeple maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, davalı kooperatif üyesinin imara ve projeye aykırı tadilat yaptığı gerekçesi ile aykırılığın giderilerek eski hale getirilmesi talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi 17/11/2015 tarihli ön inceleme tutanağında ve 09/12/2015 tarihli ara kararı ile, dava değerinin 312.540,00 TL olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden harcın davacı tarafından tamamlanmasına karar verilmiş, davacı 25/12/2015 tarihinde harcı ikmal etmiştir.
İlk derece mahkemesi davanın esastan reddine karar vermesine rağmen maktu vekalet ücretine hükmetmiştir. AAÜT'nin 13.maddesinde, hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyorsa avukatlık ücreti maktu vekalet ücretinin altında kalmamak şartıyla tarifenin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenir.
Dava 50.000,00 TL üzerinden nispi harç ödenerek açılmış, yargılama aşamasında, dava değerinin 312.540,00 TL olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden harç ikmal edilmiştir.
Bu durumda dava esastan reddedildiğine göre davalı lehine AAÜT'nin üçüncü kısmına göre nispi oran üzerinden vekalet ücreti verilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti verilmesi hukuka aykırı olduğundan 353/1b-2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak nispi vekalet ücretine hükmedilmesine dair şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/3264, K. 2020/236, 30 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama