KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Birleşen Bakırköy 4.ASLİYE Ticaret Mahkemesi'nin 2009/144 Esas,2009/184 Karar Nolu Karar Dosyası;
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2019/3369 Esas
- Karar no
- 2023/636
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/05/2019
- Numarası
- 2014/688 Esas, 2019/534 Karar
- Davanın konusu
- Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
Karar Metni
1.970 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DOSYA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ...
Blok ... nolu daire ile tanımlı kooperatif ortaklık payını 09/01/2005 tarihinde dava dışı ...'dan devraldığını, ancak 2005 yılı Mayıs ayında müvekkilinin imzası taklit edilerek, payın ...'ye devredildiğini, 2005 yılı içerisinde ...'nin payı ...'a, onun da ...'na devrettiğini, olaya ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını, sahte imza ile ortaklık payının devrinin yok hükmünde olduğunu belirterek sahte devir sözleşmelerinin iptali ile müvekkilinin üye olduğunun tespitine,
bunun mümkün olmaması halinde dairenin rayiç değeri olarak şimdilik 100.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili süresinde davaya cevap vermemiş, 21/09/2006 tarihli dilekçesi ile; davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri, yetkili mahkemenin ise taşınmazın bulunduğu Büyükçekmece Mahkemeleri olduğunu, davacının sahte kimlikle devir sözleşmesi yapanlara karşı girişimde bulunmayıp kendisine sunulan kimlik bilgileri ile işlem yapan müvekkili kooperatifi dava etmesinin yasal olmadığını, devir esnasında kooperatifin tüm özeni göstererek devralanı ortaklığa kabul ettiğini, davacının daireyi teslim almasından sonra kooperatife hiçbir ödeme yapmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN DOSYA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline ait kooperatif ortaklık payının müvekkilinin sahte imzası ile davalı ...'ye devredildiğini, davalı ...'nin de payı davalı ...'a, onun da ...'na devrettiğini, sahtecilik ile yapılan kooperatif ortaklık payı devrinin yok hükmünde olduğunu belirterek sahte devir sözleşmelerinin iptali ile müvekkilinin üye olduğunun tespitine, bunun mümkün olmaması halinde dairenin rayiç değeri olarak şimdilik 100.000,00 TL'nin faizi ile birlikte müvekkilinin üyeliğini devralan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevabında; müvekkilinin kooperatif payını, bedelini ödeyerek ve iyiniyetli olarak davalı ...'den satın aldığını, davacının, payının sahte imza ile devredildiği iddiasını ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevabında; müvekkilinin davacının ortaklık payının devri işleminden haberi olmadığını, davalı ...'ın kooperatif ortağı olup olmadığı ve borcu bulunup bulunmadığını araştırarak, yönetim kurulunun da onayını alarak iyiniyetli payı devraldığını, dairenin tapusunu da aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının ortaklık payının devrine dair belge aslı bulunamasa da fotokopi üzerinde yapılan imza incelemesine göre belgedeki imzanın davacıya ait olmadığı, asıl ve birleşen dosyada davalıların kesin süreye rağmen belge aslını sunmadığı, bu nedenle HMK'nın 220. maddesi gereğince ortaklık payının devrine ilişkin belgedeki imzanın davacıya ait olmadığının kabulü gerektiği, payı devreden ve devralanın gerçekten o şahıslar olup olmadığını denetlemeyen davalı kooperatifin sahte imza ile ortaklık payının devrinden sorumlu olduğu,
birleşen dosya davalıların gerekli özen ve dikkati göstermeleri halinde usulsüz devir işlemini bilebilecek durumda olduklarından, bu davalıların da usulsüz devir işleminden sorumlu oldukları, Yargıtay'ın altılı formül hesaplama yöntemine göre davacının talep edebileceği tazminat tutarının 130.104,00 TL olduğu, ancak davacının davasını ıslah etmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 100.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde asıl dosyada davalı kooperatif vekili ile birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Asıl dosyada davalı kooperatif vekili istinaf nedenleri olarak; yargılama sırasında davacı ...'nun üyeliği davacı ...'a devrettiğini, yenilik doğuran hakların temlik edilemeyeceğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili kooperatifin devir sözleşmesindeki imzaların aidiyetini sorgulama yetkisi bulunmadığını, devir sözleşmesi gereği davacının üyeliğinin devralana geçtiği ve yeni üyenin ortaklığa kabul edildiğini, devir sözleşmesindeki usulsüzlük iddialarının müvekkiline değil sözleşmenin tarafına yöneltilmesi gerektiğini, üyeliği devraldıktan sonra davacının hiçbir mali yükümlülüğünü yerine getirmediğini,
mali yükümlülüklerin üyeliği devralan davalı ... tarafından yerine getirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.
Birleşen dosyada davalı ... vekili istinaf nedenleri olarak; temlik eden davacının üyeliği temlik alan davacıya devrettiği tarihte, üyelik müvekkili adına kayıtlı olduğundan temlikin yasaya uygun olmadığını, davaya konu talebin muhatabının kooperatif olması gerektiğini, ceza dosyasında kooperatif yöneticilerinin cezalandırılmasını talep eden davacının bu davada yöneticilere husumet yöneltmediğini, davacının üyeliğinin sahte imza ile devredildiği kabul edilse dahi, iyiniyetli üyeliği devralan müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, mahkemenin,
davacının üyeliğinin devrinden sonra müvekkiline kadar yapılar devirlerinde sahte olduğunu kabul etmesinin doğru olmadığını, davacının kendisi adına yapılan devirden sonraki üyelik devir sözleşmelerinin sahte olduğunu iddia etmediğini belirterek kararın kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Asıl ve birleşen dava, kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin sözleşmenin sahte olduğunun tespiti ile üyeliğin tespiti, bunun kabul edilmemesi halinde dairenin rayiç değerinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL'nin asıl ve birleşen dosya davalılarından tahsiline karar verilmiş, asıl dosyada davalı kooperatif ile birleşen dosyada davalı ... hükmü istinaf etmiştir.
1-Asıl dosyada davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusu yönünden ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede; a-Davacı, sahte imza ile üyeliğinin devredildiğini ileri sürdüğünden, devir belgesindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.
Ancak verilen kesin süreye ve süresinde belge sunulmazsa imzanın kendisine ait olmadığına dair davacının iddiasının kabul edileceğine dair ihtara rağmen davalı kooperatif belge aslını sunamamıştır. Bu durumda mahkemece HMK'nın 220/3 fıkrası gereği, devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığının kabul etmesi yerindedir. Ayrıca davalı kooperatif devir esnasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden davacının uğradığı zarardan sorumludur.
Diğer taraftan üyeliği sahte imza ile devredilen ve kendisine bağımsız bölüm teslim edilmeyen davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerekir. İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre, kendisine bağımsız bölüm teslim edilemeyen davacıya ödenmesi gereken tazminat tutarı 130.104,00 TL olarak hesaplanmıştır.
Ancak dava değerinin 100.000,00 TL olduğu gözetildiğinde, mahkemece 100.000,00 TL'nin davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Kaldı ki davacının ve davalının bu konuda bir istinafı da söz konusu değildir. b-Ancak davacının kooperatife açtığı asıl dava ile üyeliği devralan şahıslara açtığı dava birleştirilmiş, asıl ve birleşen dava yönünden tek hüküm oluşturulmuştur.
Davalar birleştirilmiş olsa dahi her bir dava bağımsız niteliğini koruyacağında asıl ve birleşen dava yönünden taleplerle bağlı kalınarak ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde tek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. 2- Birleşen dosyada davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede. Birleşen dosya davalısı ... kooperatif ortaklığını diğer davalı ...
Kutluaydan devralmış olup, devrin kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığından, mahkemece birleşen davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca asıl ve birleşen dava yönünden taleplerle bağlı kalınarak ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde tek hüküm kurulması da yukarıda belirtildiği gibi usul ve yasaya aykırıdır.
Davacı, üye olduğunun tesptini, bunun mümkün olmaması halinde tazminat talep etse de, verilen karara karşı davacı istinaf kanun yoluna başvurmadığı gibi davalılarında bu konuda istinafı söz konusu değildir.
Açıklanan nedenler ile asıl dosyada davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun 1.b bendinde belirtilen nedenler ile birleşen dosyada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 2. maddede belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında asıl davanın kabulüne, birleşen davada hükmü istinaf eden birleşen dosyada davalısı ... yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/3369, K. 2023/636, 26 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama