KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/1277 Esas
- Karar no
- 2023/1416
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2019
- Numarası
- 2018/330 Esas, 2019/563 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
2.120 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen Bilet Satış ve Dağıtım Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında müvekkiline ait işletmelerde gerçekleşen etkinlikler için bilet satışları yapıldığını, davalı tarafın bilet bedellerini ödemekten imtina ettiğini, iş bu nedenle davalı tarafa Beyoğlu ...
Noterliği'nin 12/07/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ödeme ihtarının keşide edildiğini, ihtarname neticesinde de karşı tarafça borçların ödenmemesi nedeni ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, davalı taraf aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sırasında kayıtlı takip dosyası ile 321.584,24-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının borca, borcun faizine ve takibe itirazı neticesinde icra takibinin durduğundan bahisle borçlunun itirazının iptaline, davalının inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen Bilet Satış ve Dağıtım Sözleşmesinin imzalanma tarihinin 13/11/2015 olmasına rağmen sözleşmenin ifasına 2015 yılının Temmuz ayında başlandığını, davacı karşı davalı tarafın sözleşme kapsamında kendisine düzenlenen faturalar uyarınca verilen hizmetler için müvekkili şirkete her bir etkinlik için aylık ödeme yaptığını, ana sözleşmeye ek olarak karşı tarafın müvekkili şirket ile iletişime geçerek 01/01/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ... etkinlikleri için ana sözleşmenin eki uyarınca 2.000,00-USD+KDV değerinde premium hizmet desteği talep ettiğini,
ilk 9 ay boyunca müvekkili şirket tarafından premium hizmete ilişkin olarak düzenlenen faturaların davacı-karşı davalı tarafından kabul edildiğini ve bu tutarların tarafların karşılıklı olarak tuttuğu cari hesaplarına yansıtılarak mahsup edildiğini ancak daha sonra davacı karşı davalının Eylül 2016'da sözleşmeyi feshettiğini, Ocak 2018 tarihine kadar aldığı premium hizmetlerden doğan borcunu ödemekten imtina ettiğini, müvekkili şirketin belirttiğinin aksine tam eksiksiz ve sözleşme ile uyumlu olarak hizmet verdiğini, buna rağmen davacı karşı davalı tarafından ticari ilişkinin haklı bir sebebe dayanmadan feshedildiğini,
davacı karşı davalı tarafından yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını, davacı tarafından talep edilen icra dosyasına konu 321.584,24-TL'lik tutarın herhangi bir dayanağı olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshi üzerine müvekkili şirketin davacı karşı davalıdan alınan hizmete dair keşide edilen faturalar ve sözleşmenin haksız feshinden doğan bakiye cari hesap alacağını ödemesi için davacı karşı davalıya ihtarname gönderildiğini, davacı karşı davalının bu ihtarname ekinde bulunan faturalara itiraz ettiğini,
taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin muaccel olan sözleşmesel aylık hizmet bedeli ile premium hizmet alacaklarından davacı karşı davalı alacaklarının mahsup edildiğinde davacı karşı davalının müvekkili şirket nezdindeki cari hesabında 37.576.26-TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, davacı karşı davalının söz konusu ödemeleri yapmaması üzerine müvekkili şirketin 15/03/2018 tarihinde İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayısı ile kayıtlı dosyası kapsamında davacı karşı davalı aleyhine icra takibi başlattığını belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davacı karşı davalının borca, borcun faizine ve takibe itirazı neticesinde icra takibinin durduğundan bahisle borçlunun itirazının iptaline, karşı davalının inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasında bilet satış ve dağıtım hizmetleri sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşme konusunun davacı şirketin düzenleyeceği etkinliklerin bilet satışı amacı ile davalı şirketin satış ağından yararlanması ve ayrıca davalı şirketin davacının müşteri etkinlik gişesinde müşteri basılı biletlerinin teslimi için gerekli yazılım ve donanım desteğini vermesi olduğu, anılan sözleşme kapsamında davacıya ait işletmelerde gerçekleşen etkinlik bilet satışlarının yapıldığı,
sözleşmenin "Ödeme" başlıklı 2/d maddesinde davalı ... tahsil edilen tüm bilet bedellerini haftalık periyotlarda düzenlenecek müşteri faturalarının teslimi ardından ilk iş gününde davacı şirkete sözleşme ekinde belirtilen banka hesabına banka havalesi yolu ile transfer edeceğinin düzenlendiği, davacı şirket tarafından davalı ... A.Ş.'ye keşide edilen Beyoğlu ...
Noterliği'nin 12/07/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar tarihi itibari ile davacı şirket cari hesap kayıtlarında görülen alacak tutarının ödenmesinin talep edildiği, davalı ... A.Ş. tarafından ödeme yapılmadığından bahisle asıl davaya konu icra takibinin açıldığı, davalı ...
A.Ş.'nin de anılan sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiği halde sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinden doğan aylık hizmet bedellerinin muaccel olduğundan bahisle keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 22/02/2018 tarihl ihtarnamesi ile bu bedellerin ödenmesinin talep edildiği, davacı ....
A.Ş. tarafından ödeme yapılmadığından bahisle karşı davaya konu icra takibinin açıldığı, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerin incelenmesi sonucunda davalı ... A.Ş.'den 321.584,24-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davacı ... A.Ş.'ye 310.417,53-TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının davalı .... A.Ş. tarafından davacı ...
A.Ş.'ne düzenlenen, toplam tutarı 11.645,68-TL olan 4 adet faturanın davacı ... A.Ş.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, iş bu 4 adet faturaya konu hizmet teslimine ilişkin belge ibraz olmadığından faturalar tutarının davacı .... A.Ş.'nin alacağından mahsup edilemeyeceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespite göre davacı .... A.Ş.'nin takip tarihi itibari ile davalı ...
A.Ş.'den 321.584,16-TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalının İstanbul .... icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 321.584,16-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına, hüküm altına alınan alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 64.316,83-TL icra inkar tazminatının davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacı ....
A.Ş.'ye verilmesine ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde Davalı-karşı Davacı ... A.ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı-karşı Davacı ...
A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; yerel mahkemenin sözleşme uyarınca müvekkilinin aylık hizmet bedeli ile premium hizmet bedelinden kaynaklı alacaklı olduğunu göz önünde bulundurmadığını, bu hususun yerel mahkeme tarafından değerlendirmediğini, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun davrandığını, davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, yerel Mahkemenin sözleşme uyarınca haksız fesih gerçekleşmediğine dair beyanlarının incelenmediğini ve gerekçeli kararda sözleşmenin feshine ilişkin bir değerlendirmeye yer verilmediğini,
yerel mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davacı/karşı davalı tarafından haklı sebeple feshedildiği varsayımıyla itirazın iptaline karar verilmesinin yerinde olmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik olarak tanzim edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve sözleşmeden doğan alacak kalemlerinin taraflarca ifa edilen hizmetlerin ve sözleşmenin haklı sebeple feshedilip edilmediği değerlendirilmeden salt ticari defterlerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını,
eksik inceleme sonucu tanzim edilen işbu bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacak likit olmadığından müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, davacı / karşı davalı aleyhine asıl dava bakımında kötü niyet tazminatına ve karşı dava bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl davanın reddini karşı davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava ve karşı dava sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasınının incelenmesinde; alacaklı ... Şirketi tarafından borçlu ...
A.Ş. aleyhine 37.576,26-TL asıl alacağın 15/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek %9 oranında yasal faiz ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsili talebi ile 15/03/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ...Tic.
A.Ş. aleyhine 321.584,24-TL asıl alacağın 21/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek %9 oranında yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsili talebi ile 21/02/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
08/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle "...Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davalı şirketten 321.584,24-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davacı şirkete 310.417,53-TL borçlu olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının davalı ... Tic. A.Ş.
Tarafından davacı ...'ne düzenlenen faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. davalı ... Tic. A.Ş. Tarafından ...Tic. A.Ş.'ne düzenlenen faturanın sehven davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı şirket tarafından düzenlenen ve davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 11.645,68-TL tutarındaki 4 adet faturaya konu hizmet teslimine ilişkin belge ibrazı olmadığından davalı şirketin kestiği faturaların davacı şirketin alacağından düşüm yapılamayacağı ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ancak davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı 479,05-TL'nin dikkate alınması sureti ile davacının davalı şirketten 321.584,24-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda alınan ticari defter kayıtları davacı karşı davalının davalı karşı davacıdan 321.584,16-TL alacaklı olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir. Taraflar arasında bilet satış ve dağıtım hizmetleri sözleşmesi akdedildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme konusunun davacı şirketin düzenleyeceği etkinliklerin bilet satışı amacı ile davalı şirketin satış ağından yararlanması ve ayrıca davalı şirketin davacının müşteri etkinlik gişesinde müşteri basılı biletlerinin teslimi için gerekli yazılım ve donanım desteğini vermesi olduğu anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin "Ödeme" başlıklı 2/d maddesinde davalı ... tahsil edilen tüm bilet bedellerini, haftalık periyotlarda düzenlenecek müşteri faturalarının teslimi ardından, ilk iş gününde davacı şirketin sözleşme ekinde belirtilen banka hesabına banka havalesi yolu ile transfer edeceği düzenlenmiştir.Sözleşme kapsamında davacıya ait işletmelerde gerçekleşen etkinlik bilet satışlarının yapıldığı, davacı şirket tarafından davalı ... A.Ş.'ye keşide edilen Beyoğlu ....
Noterliği'nin 12/07/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar tarihi itibari ile davacı şirket cari hesap kayıtlarında görülen alacak tutarının ödenmesinin talep edildiği, davalı ... A.Ş. tarafından ödeme yapılmadığından bahisle asıl davaya konu icra takibinin açıldığı, davalı ...
A.Ş.'nin de anılan sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiği halde sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinden doğan aylık hizmet bedellerinin muaccel olduğundan bahisle keşide edilen Beyoğlu .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 22/02/2018 tarihli ihtarnamesi ile bu bedellerin ödenmesinin talep edildiği, davacı ... A.Ş. tarafından ödeme yapılmadığından bahisle karşı davaya konu icra takibinin açıldığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamındaki delillere göre, taraflar arasındaki sözleşmenin "Ödeme" başlıklı 2/d maddesine göre davalı karşı davacının tahsil ettiği tüm bilet bedellerini sözleşmede kararlaştırılan şekilde davacı karşı davalıya ödemekle yükümlü olduğu, bu madde kapsamında davalı tarafından davacıya ödeme yapılmamış olması nedeniyle davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiği ve davacı müşterinin sözleşmenin 9. Maddesi kapsamında fesih hakkını kullandığı, HMK 222.
Madde kapsamında taraf şirketlerin defterlerinin incelendiği ve davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerin incelenmesi sonucunda, davalı .... A.Ş.'den 321.584,24-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davacı .... A.Ş.'ye 310.417,53-TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının davalı .... A.Ş. tarafından davacı ....
A.Ş.'ne düzenlenen, toplam tutarı 11.645,68-TL olan 4 adet faturanın davacı .... A.Ş.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bilirkişi raporunun teknik açıdan yeterli ve denetime elverişli olduğu, iş bu 4 adet faturaya konu hizmet teslimine ilişkin belge ibraz olmadığından faturalar tutarının davacı .... A.Ş.'nin alacağından mahsup edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Bu durumda dosyadaki mevcut deliller ile davacının, sözleşmenin 2/1.d maddesi gereğince alacağını ispat ettiği, davalı karşı davacının ise iş bu 4 adet faturadan kaynaklı olarak sözleşme kapsamında alacağı olduğuna ilişkin belge ibraz etmediği ve sözleşme kapsamında davacı karşı davalıdan alacaklı olduğu iddiasını HMK 200 vd maddeleri gereğince yazılı delilleri ile ispat edemediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle Mahkemece asıl dava yönünden davalının takibe itirazının iptaline ve alacağın % 20'si tutarında icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, yine karşı davada da davacının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu anlaşılamadığından karşı davada davalının kötü niyet tazminat talebi kabul edilmeyerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davalının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/330 Esas, 2019/563 Karar sayılı ve 27/06/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan Davalı-Karşı Davacı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harcın Davalı-Karşı Davacı ... Tic.
A.Ş tarafından peşin olarak yatırılan 6.654,40 TL (istinaf karar harcı nispi 6.600,00 TL+ maktu 54,40 TL olmak üzere) harçtan mahsubu ile bakiye 6384,55 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı-Karşı Davacı ... Tic.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1277, K. 2023/1416, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama