KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
- Dosya no
- 2020/1775 Esas
- Karar no
- 2024/86
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2020
- Numarası
- 2018/1195 Esas, 2020/121 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.978 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, davacı şirketin davalı şirkete vermiş olduğu hizmet karşılığında 13/02/2018 tarihinde 39.490,22 TL, 28/02/2018 tarihinde 47.971,20 TL bedelli faturaların düzenlediğini, davalının bu faturalar karşılığında 27/12/2017 tarihinde 15.000,00 TL, 21/02/2018 tarihinde 20.000,00 TL, 30/03/2018 tarihinde 22.000,00 TL, 13/04/2018 tarihinde 10.000,00 TL ödemeler yaptığını, davalının davacı şirkete cari hesap ekstresi uyarınca 20.461,42 TL bakiye borcunun bulunduğunu, davalının davacı şirketin sözlü uyarılarına rağmen borcunu ödemediğini, bunun üzerine Mersin ...
Noterliğinin 08/08/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cari hesap ekstresi ve fatura içeriklerinin ihtarname ekinde davalıya tebliğ edilerek bakiye borcun ödenmesi hususunun yazılı olarak talep edildiğini, ihtarnamenin 13/08/2018 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalıya tebliğ edilen fatura ve fatura içeriklerine yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, davalının temerrüde düştüğünü, ardından da İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibine geçildiğini belirterek davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş, süresi içinde cevap dilekçesi verilmemiştir.
Davalı vekili 15/03/2019 tarihli dilekçesinde özetle; davacı tarafın davaya konu cari hesaplarda bahsedilen bedellere ilişkin yapılan alım ve satımın davacı tarafın beyanı olmadan 13/02/2018 ve 28/02/2017 tarihli iki faturada aynı işin 22,86 TL'den, 27,66 TL'ye yükseltildiğini, dolayısı ile tek taraflı irade beyanı ile oluşturulan hesaplamalar ve bunlara ilişkin yapılan takiplerin kabulünün mümkün olmadığını, hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davacı şirketin lojistik ve taşımacılık alanında hizmet veren bir şirket olduğunu, davalı şirkete ait çuvalları 28/02/2018 tarihinde teslim aldıklarını,
bu teslimat sonrasında '' ...' olarak tabir edilen çuvalların davalı şirkete iade edilmesi gerekirken davacı şirket tarafından iadesinin gerçekleştirilmediğini, davalının icra takibine haklı itirazının sebebinin ''...'' olarak tabir edilen çuvalların davacı şirket tarafından iade edilmemesi olduğunu, çuvalların bedellerinin takip konusu olan faturadan çok daha fazla olduğunun açıklığa kavuşacağını,
davacı şirketin davalı şirkete çuvalları iade etmesinden sonra taşıma bedellerini istemesi gerekirken söz konusu olayda kendi iade şartını gerçekleştirmeden taraflarına haber verilmeden fatura düzenleyerek haksız ve hukuka aykırı bir şeklide iş bu davanın ikame edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 maddeleri uyarınca ticari defter ve belgeler nezdinde mali yönden bilirkişi incelemesi yapıldığı, yapılan bilirkişi incelemesiyle taraflar arasında süregelen ticari ilişkinin tespit edildiği, dava konusu cari hesap alacağına ilişkin faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından toplam 52.000,00-TL tutarlı ödeme yapıldığı, davalı tarafça faturalara süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı,
davalı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belge sunulmadığı ayrıca davalı tarafça ... çuval bedeli olarak 01.10.2018 tarihinde kesildiği iddia edilen 6.789,89-USD'lik faturanın davacı tarafa tebliğ edilmemiş olduğu gibi çuval bedellerinin mahsup edileceğine dair herhangi bir sözleşme hükmü vs.bulunmadığı anlaşılmakla cari hesap ilişkisi doğrultusunda takibe konu edilen miktar üzerinden davalının davacıya borçlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile, İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasında yapılan icra takibine davalının itirazının 20.461,42-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, İcra İflas Kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca asıl alacak miktarının %20.'si oranında hesaplanan 4.092,28-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak.
Lojistik ve taşımacılık alanında hizmet veren davacı şirketin, müvekkili şirkete ait "..." olarak tabir edilen piyasa fiyatı yüksek çuvalları 28.02.2018 tarihinde davalı müvekkillerine iade etmek üzere teslim aldığını, çuvalların davalı müvekkili şirkete iade edilmesi gerekirken aksine ne çuvalların iadesine de çuval bedellerine ilişkin müvekkili şirkete bir ödeme gerçekleştirildiğini, çuvalları iade ile yükümlü olan davacı şirket borcunu ifa etmeksizin 87.461,42 TL toplam bedelli iki fatura kestiğini ve taşıma hizmetinin bedeli olduğunu ileri sürerek ifasını talep ettiğini,
ancak TBK m. 97 uyarınca daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça kendi borcunu ifa etmemiş olan tarafın, ifa isteminde bulunamayacağını, bu sebeple davacı şirketin fatura bedelinin ifasına ilişkin talebinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, buna rağmen;
müvekkili şirketin, davacı ile arasındaki mevcut ticari ilişkiye dayanarak faturalar karşılığında 27.12.2017 tarihinde 15.000,00-TL, 21.02.2018 tarihinde 20.000,00-TL, 30.03.2018 tarihinde 22.000,00-TL ve 13.04.2018 tarihinde 10.000,00-TL olmak üzere toplamda 67.000,00-TL ödeme gerçekleştirdiğini, iş bu iki adet faturaya karşılık yapılan 67.000,00-TL toplam ödeme dışında ayrıca 10.01.2018 tarihinde 3.784,40-TL bedelinde bir ödeme daha yapılmış olduğunu ancak bu ödemenin yok sayıldığını, tüm ödemelere ilişkin makbuzların dosyada bulunduğunu,
iade edilmesi gereken "..." olarak adlandırılan çuvalların davacı şirket tarafından iade edilmemiş olmasına rağmen müvekkili şirket tarafından taşıma hizmetinin karşılığı olarak kesilmiş faturalara ilişkin toplam 70.784,40-TL tutarında ödeme gerçekleştirildiğini, ayrıca iadesi yapılmayan "..." olarak adlandırılan çuvalların bedelinin 5.761,75-USD olduğunu, bu bedelin de müvekkili şirkete ödenmediğini, "..." olarak adlandırılan çuvalların bedeli ve borca ilişkin olarak yapılan ödemeler göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin davacı şirkete karşı herhangi bir borcu olmadığı aksine 24.049,07-TL alacağının olduğunu,
yerel Mahkemenin bilirkişi raporuna itirazları dikkate almadan hüküm kurduğunu belirterek kararın kaldırılmasına, davanın reddi ile davacının alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; çuvallama ve yükleme hizmet bedeline ilişkin fatura alacağına dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı hükmü istinaf etmiştir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından; davacı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan 20/11/2018 harç tarihli icra takibinde, alacaklısının ... Petrol Tic Ltd Şti, borçlusunun ... Dış Tic.
Ltd Şti. olduğu, borcun sebebinin cari hesap alacağı olarak gösterildiği, takipte istenen miktarın 20.461,42-TL asıl alacak miktarı olduğu; borçlunun 28/11/2018 tarihli itirazında borcun tamamına, faizine ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, icra takibinin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekillerine tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 31/12/2018 tarihinde bir yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında hizmet sözleşmesi kurulduğu ve davacı tarafından davalı aleyhine davaya konu iki adet fatura düzenlendiği, davalının bu faturalara istinaden bir kısım ödemelerde bulunduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan taraflar arasındaki hizmet sözleşme kapsamında takip tarihi itibariyle bakiye hizmet bedeli alacağı olup olmadığı ve bu fatura içeriklerinin tarafların anlaştığı bedel üzerinden düzenlenip düzenlenmediği,
davacının davalı tarafından davacıya iade edilmek üzere teslim edildiği iddia edilen çuvalların iadesine yönelik borcu bulunup bulunmadığı ve davalı tarafından faturalara istinaden yapılan ödemelerin miktarı noktasında toplanmaktadır.İlk derece mahkemesince aldırılan 20/09/2019 tarihli raporda; davacı tarafın defterlerinin, TTK.m. 64,65 VUK.m. 229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK.m.
222 sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete 13/02/2018 tarihli 39.490,22 TL ve 28/02/2018 tarihli 47.971,20 TL olmak üzere toplam 87.461,42 TL fatura kesildiği, davalı şirketin 2017 yılında avans olarak 15.000 TL ödeme yaptığı, 2018 yılı içinde Nisan/2018 ayına kadar 3 kez toplamı 52.000 TL tutarlı ödeme gönderdiği, faturaların kanuni süreler içinde davacı şirket tarafından kayıt altına alındığı, faturalara davalı tarafından kanuni itiraz süresinde itiraz olmadığı, 20/11/2018 takip tarihi itibariyle davacı ...
Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'den 20.461,42 TL asıl alacağı olduğu, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, taleplerine bağlı kalınarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren itibaren yıllık %10,50 yasal faiz (taleple bağlı kalınarak) işletilebileceği belirtilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında hizmetin verilip verilmediğine ilişkin bir ihtilafın bulunmadığı, davacı tarafın yükleme ve çuvallama hizmetine ilişkin fatura alacağının usulüne uygun ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacının defter ve kayıtlarına göre davalıdan 20.461,42 TL alacağının olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça davaya konu faturalarda iş bedelinin davacının tek taraflı irade beyanı ile yükseltildiği ve buna istinaden oluşturulan hesaplamanın kabul edilmediği iddia edilmiş ise de davaya konu faturaların Mersin ...Noterliğinin ... yevmiye nolu 08.08.2018 tarihli ihtarnamesi ile davalı şirkete 13/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından faturayı aldığı tarihten itibaren TTK 21/2 maddesi gereğince sekiz gün içinde itiraz ettiğine dair herhangi bir belge dosyada bulunmamaktadır.
Buna göre davalı vekilince, fatura içeriği iş bedelinin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak davacı tarafın tek taraflı iradesi ile yükseltilerek düzenlendiği istinaf konusu yapılmış ise de, davalının bu faturalara itiraz etmediği, dolayısıyla fatura içeriğinini kesinleştiği anlaşılmış, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte davalı şirket, ... olarak tabir edilen çuvalların 28.02.2018 tarihinde davacı tarafından müvekkillerine iade etmek üzere teslim aldığını, çuvalların davalı müvekkili şirkete iade edilmesi gerekirken iade edilmediği, buna ilişkin davacıya fatura edilen bedelinin de ödenmediğini, davalının davacıdan alacaklı olduğunu, davacının TBK m. 97 uyarınca ifa isteminde bulunamayacağını istinaf konusu etmiş ise de, davalı tarafından ... olarak tabir edilen çuvalların iade edilmek üzere davacıya teslim edildiği iddiasına yönelik herhangi bir delil sunmadığı,
davalı tarafça ... çuval bedeli olarak 01.10.2018 tarihinde kesildiği iddia edilen 6.789,89-USD'lik faturanın davacı tarafa tebliğ edilmemiş olduğu ve defterlerinde de kayıtlı olmadığı, somut olayda TBK 97 maddenin uygulama yeri bulunmadığı, yine davalının bu iddiasına yönelik usulüne uygun süresinde açılmış bir karşı dava yada takas - mahsup defi bulunmadığından bu yöndeki savunmasına da itibar edilmemiştir.
Diğer taraftan, davacının ileri sürdüğü bir diğer istinaf nedeni de, davacı ile arasındaki mevcut ticari ilişkiye dayanarak faturalar karşılığında 27.12.2017 tarihinde 15.000,00-TL, 21.02.2018 tarihinde 20.000,00-TL, 30.03.2018 tarihinde 22.000,00-TL ve 13.04.2018 tarihinde 10.000,00-TL olmak üzere toplamda 67.000,00-TL ödeme gerçekleştirdiğini, iş bu iki adet faturaya karşılık yapılan 67.000,00-TL toplam ödeme dışında ayrıca 10.01.2018 tarihinde 3.784,40-TL bedelinde bir ödeme daha yapılmış olduğunu ancak bu ödemenin yok sayıldığını ileri sürmüştür.
Davalı taraf bu itirazını bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de ileri sürmüş ve 10/01/2018 tarihli 3.784,40-TL lik ödeme dekontunu dilekçesine eklemiştir. Her ne kadar davalı tarafından ileri sürülen bahse konu ödemenin davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmış ise de, davalı tarafın sunduğu ödeme dekontuna davacının açık bir itirazı görülmemiştir.
Bu nedenle davalı tarafından yapılan bu ödemenin de mahsup edilerek bakiye alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece, davanın bu şekilde kabulüne dair verilen karar isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1775, K. 2024/86, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama