İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1871 K.2020/2145

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2020/1871Karar2020/2145Tarih10 Aralık 2020Okuma10 dk · 2.093 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Aralık 2020
Dosya no
2020/1871 Esas
Karar no
2020/2145
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/03/2020
Numarası
2019/633 Esas, 2020/176 Karar
Davanın konusu
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.093 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve şirketin ortağı/yöneticisi/kefili gerçek kişil için İİK'nun 285. ve devamı hükümleri gereği konkordato geçici mühlet kararı verilmesini ve konkordatonunun tasdikini talep ve dava etmiştir. Alacaklılardan bir kısmı, davaya katılarak yazılı ve/veya sözlü beyanda bulunmuşlardır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; komiser heyeti raporları ve tüm dosya kapsamına nazaran; konkordato projesinin başarı şansının bulunmadığından davacıların konkordato taleplerinin reddi ile borca batık şirketin iflasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece geçici mühlet kararı verilmesi ile müvekkilleri hakkında İİK 294, 295, 296, 297 maddelerinin uygulanmasına karar verildiğini, kararın ilgili bankalara gönderildiğini, buna rağmen müvekkili şirketin ... Bankası Levent Sanayi Şubesi ... numaralı Türk Lirası hesabına 15.11.2019 tarihli geçici mühlet kararından sonra 18.11.2019 tarihinde ... A.Ş.' den 3.513,45 TL, 26.11.2019 tarihinde ... A.Ş.'den 1.959,45 TL ve ...

A.Ş.'den 14.110,44 TL olarak gönderilen toplam 19.583,34 TL'ye bloke konulduğunu, müvekkili şirketin bu parayı kullanmasına izin verilmediğini, 16.01.2020 tarihinde blokelerin kaldırılması için yerel mahkemeye talepte bulunulduğunu, mahkemece 17.02.2020 tarihinde talepleri gibi karar verdiğini ancak müvekkili şirketin geçici mühlet süresinin tamamını iş bu banka hesabında yer alan nakdi bedelleri kullanamadan geçirdiğini, bu durumun müvekkili şirketin konkordato ön projesinde yer alan hedeflerin bir kısmını yerine getirememesine neden olduğunu, Konkordato geçici komiser heyetinin 07.02.2020 tarihli 2 nolu raporunda;

müvekkili şirketin %50,65 oranıyla tahmini satışlarını tutturmasının ve 38 işçiyi istihdam eder durumda olmasının komiser heyetince olumlu bulunduğu, müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan ... adına kayıtlı olan 17 adet taşınmazın satılması ile elde edilecek tutarın şirkete sermaye olarak eklenmesi halinde şirketin ticarete devam edebileceğinin düşünüldüğünün belirtildiğini, komiser heyetinin geçici mühlet kararının 2 ay daha uzatılması yönünde kanaat bildirmesine rağmen mahkemece mühletin 1 ay uzatılmasına karar verildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin revize proje hazırlamak için yeterli süreye sahip olamadığını,

müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkisi olan ...'in, şirketin borçlarının tamamına müteselsilen kefil olduğunu, şirketin borçlarının ödenmesi halinde kendi kefalet borcunun da sona ereceğini, bu sebeple şirketten bağımsız olarak ... için bir konkordato projesi sunulmadığını, Konkordato geçici komiser heyetince düzenlenen 11.03.2020 tarihli 3 nolu ara raporda; borçlu şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan ... adına kayıtlı 17 taşınmazın nakte çevrilmesi ve bu satışlardan elde edilecek en az 4.000.000,00 TL'nin sermaye olarak şirkete aktarılacağının ... tarafından taahhüt edilmesi,

en büyük borcu olan bankalarla bir noktada anlaşabilmesi halinde müvekkillere 3 veya 6 ay olarak makul bir kesin süre verilebileceğinin düşünüldüğü görüşüne varıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin 13.03.2020 tarihli karar duruşmasına katılarak iş bu hususlarda taahhütte bulunduğunu, aynı raporda müvekkili şirketin dünyanın ve ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik krize ve yaşadığı mali sorunlara rağmen 38 işçiyi istihdam etmesinin olumlu düşünülebileceğinin ifade edildiği,

müvekkil şirketin geçici mühlet süresi içerisinde ticari faaliyetlerinin düşüş göstermesinin sebebinin mevsim şartları olduğunu, şirket adına kayıtlı ve rayiç değerleri bilirkişi raporuna göre 5.000.000,00 TL olarak hesaplanan araçlar ile .. adına kayıtlı 17 adet taşınmazın satılması halinde şirket borçlarının ödenmesinin mümkün olduğunu, müvekkili şirketin iflasına karar verilmesinin, borçluların önemli bir bölümünün zarara uğramasına neden olacağını, mahkemenin bu hususları değerlendirmediğini,

kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, İİK 285 vd maddelerinde düzenlenen konkordato istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK'nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, İflasa tabi olan borçlu için İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır.

Somut olayda, davanın, davacı şirketin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde ve ayrıca davacı gerçek kişilerin ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinde açıldığı, yargılamanın yetkili mahkemece gerçekleştirildiği ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde, davacıların vermiş olduğu vekaletnamede konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, davacıların, konkordato taleplerinin yerinde olup olmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı, kesin mühlet şartlarının oluşup oluşmadığı, diğer usulü işlemler ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. Davacılar tarafından, 11.11.2019 tarihli İhtiyati tedbir istemli dava dilekçesi ile iş bu dava açılmıştır.

Mahkemece, 15.11.2019 tarihli tensip zabtı davacılar hakkında 15.11.2019 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, bir kısım ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile geçici konkordato komiseri atanmasına ve geçici komiser heyetinin yapacağı işlemler ve sunacağı raporlar, verilen yetkiler belirlenmiş ve diğer usulü işlemlere ilişkin karar oluşturulmuştur.

Geçici mühlet süresinin sona ereceği tarihte göz önünde bulundurularak, 14.02.2020 tarihi inceleme tarihi olarak belirlenmiştir. 14.02.2020 tarihli ara karar ile geçici mühlet süresinin bir ay uzatılmasına karar verilmiş, 13.03.2020 tarihli duruşmada da istinaf incelemesine konu hüküm tesis edilmiştir.

Davacı şirketin İstanbul Ticaret Sicilinde ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı olup, 24.11.2009 tarihinde tescil edildiği, davacı gerçek kişinin şirketin tek ortağı ve 7.000.000,00 TL sermayeye sahip olduğu, şirketin iş konusunun yurt içinde ve dışında her nevi deniz nakil vasıtaları ile yük ve eşya taşımacılığı, nakliye komisyonculuğu, her türlü menkul, gayrimenkul haklar iktisap etmek olduğu anlaşılmıştır.

Davacı şirket konkordato ön projesinde, konkordatonun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce onanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren dört yıl içerisinde üçer aylık eşit taksitlerle ödeme teklifinde bulunmuştur. Mali kaynak olarak sadece sermaye arttırım taahhüdünde bulunulmuştur.

Konkordato geçici komiser heyeti 28.11.2019 tarihli ön raporlarında; şirkete gerekli uyarıların yapıldığı, ön projenin başarı şansının davacılar tarafından ibraz edilecek belgelerin incelenmesinden sonra değerlendirileceği belirtilmiştir.

07.02.2020 tarihli geçici konkordato komiser heyeti raporunda, Şirketin 30.09.2019 tarihi itibariyle bilançodaki kaydi değerlerine göre, aktif toplamının 16.851.485,40 TL, borç toplamının, 18.756.761,65 TL olduğu, dolayısıyla şirketin öz varlığının -1.905.276,19 TL eksi (Negatif) düzeyde, 31.12.2019 tarihlî bilançoda ise; aktif toplamının: 12.713.437,46 TL, borç toplamının 15.377.080,45 TL olduğu, dolayısıyla şirketin bu tarih itibariyle öz varlığının -2.663.642,99 TL eksi (Negatif) düzeyde olduğu gözüktüğü, şirketin 3 aylık süreçte -758.366,80 TL Öz varlıklarını eksiye düşürdüğü, rayiç değerlere göre ise;

borçlu Şirketin 31.12.2019 tarihli kaydi değerlere göre -2.663.642,99 TL eksi negatif olan borca batıklık halinin Rayiç değerlere göre 1.273.641,10 TL artarak -3.937,284,09 TL'ye çıktığı, ön projede proforma gelir tablosunda 2019 yılı 3 aylık (Ekim, Kasım, Aralık) Satışlarının 1.500.000,00 TL olarak öngörüldüğü, şirketin 3 aylık bazda 759.735,00 TL satış elde ettiği, 3 aylık satışın yapılması gereken satışa oranının %50,65 olduğu, borçlu şirketin Konkordato ön projesinde sunmuş olduğu nakit akım tablosunda 190.000,00 TL kardan sağlanan kaynak olabileceğinin öngörüldüğü,

Şirketin yıl sonu itibariyle 1.669.836,29 TL zarar ettiğinden bahsi geçen öngörüye ulaşılamadığı, borçlu şirketin öngörmüş olduğu 3 aylık satış hedefine yaklaşık % 50,65 oranında ulaştığı, ancak karlılık (nakit akım) ve öz varlık bazında öngördüğü hedeflere ulaşamadığı, şirketin 31.12.2019 tarihli bilançosunda ödenecek vergi ve yasal yükümlülüklerin 1.259.845,70 TL gözüktüğü, şirketin 131 nolu hesabının 30.09.2019 tarihi itibariyle 3.559.062,55 TL, 31.12.2019 tarihi itibariyle ise 396.701,42 TL olduğu, bu durumun nedeni araştırıldığında;

şirket ortağının işçi ücretlerinin bankalardaki blokelerden dolayı yapılamayan ödemeleri kendisi tarafından yapıldığı, alınan sipariş avanslannm şirket ortağı tarafından ödendiği ve bu hesabın piyasa deyimiyle torba hesap olarak düzeltilmesi gereken ne varsa bu hesapta yer aldığının gözlemlendiği, bu hesapta yapılan işlemlerin Protokol, sözleşme ve ödeme dekontuna bağlanması gerektiğinin bildirildiği, şirket yetkilisinin bu durumu yerine getireceği ve şirketin tek ortağı olan ...’in 17 adet taşınmazının satıldığında Şirketin rahatlayacağı ve nakte kavuşarak bu hesabın kapatılacağının beyan edildiği,

borçlu Şirketin mali verilerinden sadece satışlarının %50,65 oranında tutturması ve 38 isçi istihdam etmesinin olumlu bulunduğu, diğer mali verilerinin öngörülen seviyede olmadığı, ortaklardan alacaklar hesabının belgeye davalı olarak düzeltilmesi, şirket tek ortağı olan ...’in taşınmazlannın satılması İle elde edilecek tutarın şirketin sermayesine eklenmesi, aynca mali verilere göre ayağı yere basan bir Konkordato revize projesi sunulması halinde şirketin ticari faaliyetlerine devam edebileceği, ...'e ait 17 adet taşınmazın 30.12.2019 tarihli itibari ile değerlerinin 10.207.142,86 TL olduğu,

bahsi geçen taşınmazlan nakle çevrilmesi ve bunun Şirkete sermaye olarak eklenmesi durumunda borçların büyük bir bölümünün kapanacağı, revize projenin sunulması halinde geçici mühlet kararının 2 ay daha uzatılabileceği belirtilmiştir. Davacı vekili 10.03.2020 tarihli dilekçesinde.

10.207.142,86 TL rayiç bedelli 17 adet taşınmazın şirkete devri için yaklaşık olarak 500.000,00 TL tapu harcı gerektiğini, bu sebeple devrin yapılamadığını, bu garimenkullerin satışı için bir takım görüşmeler gerçekleştirildiğini, satışların bir kısmında sona yaklaşıldığını, tüm satış bedellerinin şirket sermayesinin arttırılmasında kullanılacağını bildirmiştir.

İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “konkordatonun başarı şansı“ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir.

(Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). İsv. İİK‘da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, “ borçlunun iyileşmesi“ kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir.

Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır.

Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. ( Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187) İİK'nun 286/1-a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını,

borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir.

Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1-a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır.

Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.

Mühlet içinde faaliyetine devam edecek bir işletmenin nakit biriktirebilmesi için oldukça yüksek karlılığa sahip olması gerekir. Mali durumu bozulan işletmeler kural olarak karlılıklarını yitirmiş işletmelerdir. Taşınmazların nakte çevirilerek kaynak sağlanabilmesi için öncelikle o varlıklar üzerinde rehin olmaması gerekir. Diğer yandan, projede, mevcut durumun, likitide sıkıntısının veya borca batıklığın giderilmesi için tedbirlere yer vermek gerekir.

Bunlar, gelir artırıcı veya tasarruf tedbirleri olabilir. Konkordato süreci içinde özellikle iyileşmenin sağlanabilmesi için yeni kredi sağlanması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, davacıların İİK'nun 286/1-a maddesi gereğince borçlu gerçek kişi ve şirketlerin faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı olarak gösterildiği ancak bu şartın sağlanabilmesi içinde şirket ortağının sahip olduğu taşınmazların satışından elde edilecek gelirin gösterildiği, geçici mühlet süresi içerisinde bu konuda somut bir adım atılmadığı, şirkete nakit girişinin sağlanamadığı,

borçlu Şirketin 31.12.2019 tarihli kaydi değerlere göre -2.663.642,99 TL eksi negatif olan borca batıklık halinin rayiç değerlere göre 1.273.641,10 TL artarak -3.937,284,09 TL'ye çıktığı, Konkordato ön projesinde 190.000,00 TL faaliyet karı öngörüldüğü ancak yıl sonu itibari ile 1.669.836,29 TL zarar ettiği, şirketin karlılık ve verimliliğinin kalmadığı, gerçek kişi davacılar yönünden projenin başarısının şirketlerin başarısına bağlandığı, davacılar tarafından sunulan ön projenin başarıya ulaşmasının mümkün görülmediği, revize projenin ibraz edilmediği,

mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/633 Esas, 2020/176 Karar ve 13/03/2020 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/1. bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince her bir davacılardan alınması gereken 83,50 TL başvuru harcı ile istinaf kanun yolu başvuru harcı 148,60 TL olmak üzere her birinden 232,10 TL toplam 464,20 TL harçtan davacıların yatırmış olduğu 406,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 58,20 TL harcın davacılardan eşit olarak tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ve davanın niteliği gereği vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı gerçek kişi yönünden 2004 sayılı İİK’nun 293/2 fıkrası gereğince kesin, davacı şirket yönünden 2004 sayılı İİK’nun 293/3. fıkrasının atfıyla aynı yasanın 164/2.fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.10/12/2020

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1871, K. 2020/2145, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1871
Karar No
2020/2145
Tarih
10 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2020/1872 K.2020/1565
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/1875 K.2020/1374
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/1884 K.2020/1396
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2020/1886 K.2020/1317
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/1886 K.2020/1399
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2020/1886 K.2020/1570

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.