İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1947 K.2024/180

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2020/1947Karar2024/180Tarih8 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.983 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Şubat 2024
Dosya no
2020/1947 Esas
Karar no
2024/180
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04/02/2020
Numarası
2018/545 Esas, 2020/101 Karar
Davanın konusu
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.983 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin finansal danışmanlık hizmeti verdiğini ve davalı şirket ile de bu kapsamda ticari ilişki kurulduğunu, yapılan anlaşma gereğince verilecek hizmet nedeniyle alınacak kredilerden %2 oranında ücret ödeneceğinin belirlendiğini, davalı ...'nun bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, verilen hizmet kapsamında çekilen kredilerden ötürü davalı tarafça müvekkiline bir kısım ödemeler yapıldığını ancak yapılmayan bakiye ödemenin bulunduğunu, 26.668,00-TL'lik alacağa ilişkin fatura kesildiğini ve davalıya tebliğ edildiğini fakat davalı tarafça fatura karşılığının ödenmediğini,

bu nedenle müvekkilinin sözleşmede belirtilen 11.300,00-TL cezai şart alacağının da doğduğunu belirterek davanın kabulü ile 37.968,00-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini ve davanın müvekkili ... yönünden husumet eksikliği nedeniyle reddinin gerektiğini, kullanılan kredi üzerinden ücretlendirilme yapılmasının kötü niyetli olduğunu, çekilecek kredinin miktarının bilinmediğini, müvekkiline toplamda 2.120.000,00-TL kredi kullandırıldığını ve bunun karşılığı olarak 42.400,00-TL + 7.632,00-TL KDV ödendiğini, bunun üzerinden 6 ay geçtikten sonra davacının 22.600,00-TL + KDV bedelli başka bir fatura kestiğini, kesilen faturanın sahte olduğunu, bu nedenle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun davrandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın kabulüne, 26.688,00-TL fatura bedelinin 20/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, gecikme cezası bedeli olan 11.300,00-TL'nin davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalılar vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasında imzalanan 22/11/2017 tarihli hizmet sözleşmesinde her ne kadar sözleşmenin en son kısmında müşterek ve müteselsil kefil olarak ... yazılmış olsa da kendisinin şahsi olarak adının altında imzası bulunmadığını, o kısım boş bırakıldığını, ... şirketi temsilen, şirket kaşesinin üzerine imzasını attığını, Şirket kaşesi üzerine atılan imzaların tüzel kişiliği bağladığını, şahıs sorumluluğuna gidilmeyeceğini, mevcut sözleşmede de taraf sıfatının ... firmasına ait olduğunu, ...'nun sözleşmede taraf yada müteselsil kefil olmadığını,

davanın öncelikle müvekkili ... yönünden usulen reddi gerekirken müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesinin bilirkişi raporundaki tespitlere dayanarak hüküm tesis ettiğini. yeni rapor alınması yönündeki taleplerinin göz ardı edildiğini ve hatalı rapor ile sonuca gidildiğini, 13.11.2019 tarihli bilirkişi raporunun hiçbir ticari teamüle dayanmadan salt evrak üzerinde yazan hususlar ile hesaplamalar yapıldığını, davacı firma tarafından kullandırılmayan krediler için müvekkilinden para tahsil edilme yoluna gidildiğini, yapılan sözleşmelerin kanuna,

ahlaka ve adaba aykırı olmaları halinde mutlak butlan hükümlerine tabi ve yok hükmünde olacağı, müvekkili tarafından hiçbir şekilde istenilmeyen ve kullanmadığı krediler dolayısı ile borçlu duruma sokulmasının kanuna, ahlaka ve adaba açıkça aykırı olduğunu, davacı yanın düzenlemiş olduğu faturanın sahte olması sebebiyle, müvekkil tarafından 19/04/2018 tarihinde ... barkod numaralı iadeli taahhütlü gönderi ile mevcut sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini, ayrıca müvekkili tarafından davacı yana Kartal ...

Noterliği'nin 17/05/2018 tarih ...

Yevmiye numaralı ihtarname çekilerek 22/11/2017 tarihli danışmanlık sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini bildirildiğini, sahte fatura olayının ortaya çıkmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından, müvekkilinin sahte fatura için ödeme yapmasına hükmedilmesinin hukuken izahının bulunmadığını, bilirkişi raporunda, müvekkilinin, davacının suç sayılan eylemleri nedeni ile 7.632,00 TL KDV indiriminden yararlanamayarak zarar gördüğünün yazdığını, bahsedilen tutarın da, dava dilekçesinde istenilmiş olan tutardan mahsubunu / takasını talep etmelerine rağmen bu hususun göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu,

yine raporunun 11. sayfasının sonunda " dava tarihi itibari ile davalının davacı şirkete borcunun veya alacağının bulunmadığını " tespit ettiğini açıkça beyan etmesine rağmen, gerekçeli karardaki şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, istenilen %50 cezai şart ise fahiş olup reddi gerektiğini ilk derece mahkemesi tarafından müvekkilinin 11.300,00 TL gecikme cezasından borçlu olduğu yönündeki kararının tamamına itiraz ettiklerini, sözleşmenin 3-c maddesinde bulunan %50'lik cezai şart miktarının günümüz koşullarına,

ticari teamüllere ve kanuna göre çok yüksek olup reddi gerekmesine rağmen bu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya açıkça aykırı olup kaldırılması gerektiğinden bahisle ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında imzalanan danışmanlık ve hizmet sözleşmesi nedeniyle hizmet bedeli ve cezai şart istemine ilişkindir. Taraflar arasında 22.11.2017 tarihli danışmanlık ve hizmet sözleşmesi düzenlendiği ve davalının davacıya sözleşme kapsamında 50.032,00-TL hizmet bedeli ödediği konusunda bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan işbu sözleşmeye dayanarak müvekkili şirketin finansal danışmanlık hizmetlerine başladığını, bu çalışmalar neticesinde ... Bankası A.Ş. Gebze Şubesi'nden 2.100.000,00 TL bedelli ve ... bank A.Ş.

Osmanbey Şubesi'nden 1.150.000,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 3.250.000,00 TL bedelli kredinin davalı şirkete tahsis edilmesi nedeniyle tahsis edilen kredilere istinaden ve sözleşmenin 3/C maddesine dayanarak tahsis edilen toplam 3.250.000,00-TL'nin % 2 si oranında hesap edilen 65.000,00 TL+ KDV %18 (76.700,00 TL) hizmet bedeli alacağı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 27.11.2017 tarihinde 42.400,00 TL + KDV %18 (50.032,00 TL) bedelli faturanın davalı şirketçe süresi içerisinde ödendiğini, müvekkili şirketin,

sözleşmeden kaynaklı 09.04.2018 tarihinde 22.600,00 TL + KDV %18 (26.668,00 TL) bedelli fatura alacağı bulunduğunu ve bu bedelin ödenmediğini iddia ederek hizmet bedeli ve cezai şart isteminde bulunmuştur.

Davalı taraf, kullanılan kredi üzerinden ücretlendirilme yapılmasının kötü niyetli olduğunu, çekilecek kredinin miktarının bilinmediğini, müvekkiline toplamda 2.120.000,00-TL kredi kullandırıldığını ve bunun karşılığı olarak 42.400,00-TL + 7.632,00-TL KDV ödendiğini, bunun üzerinden 6 ay geçtikten sonra davacının 22.600,00-TL + KDV bedelli başka bir fatura kestiğini, kesilen faturanın sahte olduğunu, bu nedenle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun davrandığını savunmuştur.

İstinafa konu uyuşmazlık, davalılardan ...'nun sözleşmede kefil olarak imzasının bulunup bulunmadığı, davacı tarafından sözleşme konusu finansal danışmanlık hizmetinin verilip verilmediği, bu hizmete istinaden davalı şirkete ... AŞ'den 1.150.000,00 TL bedelli kredi tahsisi... A.Ş den 2.100.000,00-TL kredi tahsisi sağlanıp sağlanmadığı, davacının bakiye hizmet bedeline hak kazanıp kazanmadığı ve cezai şartın fahiş olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Davalı taraf sözleşmede, müşterek ve müteselsil kefil olarak ... yazılmış olsa da şahsi olarak adının altında imzasının bulunmadığını belirterek davanın öncelikle müvekkili ... yönünden usulen reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de davalı ...'nun sözlemede müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, bu sebeple davalı ...'nun pasif husumetinin bulunduğu anlaşılmış ve davalının bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Davacı şirket ve davalı şirket arasında 22/11/2017 tarihinde imzalanan Danışmanlık ve Hizmet Sözleşmesinin, Sözleşmenin Konusu başlıklı 2.maddesinin. "Danışman, Müşterinin istek ve talepleri doğrultusunda finans kuruluşları üzerinden Müşteriye finansman çalışmaları yapacaktır. İşbu sözleşmenin konusu. Danışman'ın Müşteri'ye yapacağı finansman çalışmaları ile ilgili, tarafların karşılıklı görev ve sorumluluklarının hüküm altına alınmasıdır."düzenlenmiştir.

Sözleşmenin Danışmanlık ve Hizmet Bedelinin Ödenmesi başlıklı 3/C maddesinde;" Müşteri tarafından iş bu sözleşme kapsamında Danışman'a aşağıda belirtilen Danışmanlık ve Hizmet bedeli ödenecektir.

1-)Müşteri Danışman'ın hizmetleri sonucu kendisine tahsis edilecek her türlü ticari kredi, işletme kredisi, yatırım kredisi, proje kredisi, rotatif kredi, araç kredisi, işletme kartı, çek karnesi vb. her ne başlık altında olursa olsun tüm tahsis edilecek kredi miktarının % 2 + KDV (yüzde iki + KDV) si ile hesaplanan tutarı Müşteri, Danışmana finansman tahsili ile eş zamanlı olarak defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder....

TC kimlik numaralı ... iş bu Danışmanlık ve Hizmet bedelinin ödenmesine müşterek ve müteselsil kefil olmayı kabul, beyan ve taahhüt eder."düzenlemesi yer almaktadır.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda özetle; taraflara ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğunu, davacı şirket tarafından düzenlenen 27/11/2017 tarih ve ... seri/sıra no.lu ve 42.400,00 TL + 7.632,00 TL ile toplam 50.032,00 TL bedelli faturanın gerek davacı gerekse davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup davalı şirket tarafından ödendiği, 09/04/2018 tarih ve ... seri/sıra no.lu ve 22.600,00 TL + 4.068,00 TL ile toplam 26.668,00 TL bedelli faturanın sadece davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,

davalı tarafından bu fatura bedelinin ödenmediği ve davacı şirkete ait kayıtlara göre bu faturadan dolayı dava tarihi itibari ile davalıdan 26.668,00 TL alacaklı olduğu, Beyoğlu ...

Noterliğinin 15/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fatura bedelinin, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesinin davalı şirketten talep edildiği ve ihtarnamenin davalı tarafından 16/05/2018 tarihinde tebliğ alındığı ancak fatura bedelinin ödenmediği, tarafların borçlarını düzenleyen danışmanlık ve hizmet sözleşmesi hükümleri doğrultusunda, danışan davalının, danışmanın edimleri karşısında yalnızca bir miktar para verme borcunu üstlendiği, danışmanın da bunun karşılığında sonuç taahhüdü içermeyen/içeren birden fazla iş görme borcu altına girdiği,

sözleşmeye göre davacının finansman tahsisini sağlamakla, danışmanlık hizmet bedeli almaya hak kazanacağı, bu nedenle davalı danışanın kendisine tahsis edilen kredileri kullanılmadığından bahisle bedel ödemekten kaçınmasının taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesine aykırılık oluşturduğu, yine hizmetlerin verilmesinden sonra danışman tarafından kesilen faturanın sahte olduğunun belirlenmesi sonucu danışmanlık sözleşmesinin feshedilmiş olmasının ise somut olaya etkisinin bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Dosya kapsamına sunulan banka cevabi yazılarına göre, davacı şirket tarafından ... Bankası AŞ Gebze Şubesinden 2.100.000,00 TL, ...

AŞ Osmanbey Şubesi'nden 1.150.000,00 TL olmak üzere toplam 3.250.000,00 TL kredi tahsisinin sağlandığı, bu kapsamda sözleşmenin 3/C maddesine göre 3.250.000,00 TL bedelli kredi nedeniyle % 2 sine tekabül eden hizmet bedelinin 76.700,00 TL olduğu, bu bedelin 27/11/2017 tarih ve ... no.lu faturaya istinaden 50.032,00 TL'sinin davalı şirket tarafından ödendiği, bakiye kısmın 26.668,00 TL (KDV dahil) olduğu ve ödenmediği anlaşılmıştır.

Davalı şirket her ne kadar kredinin kullanılmadığını istinaf itirazı olarak ileri sürmüş ise de sözleşmenin 3/C maddesinde düzenlenen hizmet bedelinin kredinin kullanılması değil tahsis şartına bağlı olduğu ve kredinin ise davalı şirket adına tahsis edildiği banka müzekkere cevaplarından anlaşılmıştır.

Yine davalı şirket tarafından davacı yanın düzenlemiş olduğu faturanın sahte olması sebebiyle mevcut sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini, sahte fatura olayının ortaya çıkmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından müvekkili şirketin sahte fatura için ödeme yapmasına hükmedildiğini istinaf dilekçesinde olarak ileri sürülmüştür. TTK 20. maddesi uyarınca hizmet verilmesi halinde tacirin bir bedel isteyebileceği hükmü düzenlenmiştir.

Taraflar arasında bu bedelin istenebilmesi için sözleşme bulunmasına, fatura kesilmesine ihtiyaç yoktur. Fatura kesilmesi vergi hukukunu ilgilendiren bir husustur.

(Yargıtay 23 Hukuk Dairesi 2016/9338 E- 2019/5036 K. Sayılı 02.12.2019 tarihli kararı ) Mahkemece, davacı şirket tarafından hizmetin sunulduğu ve davacı şirketin hizmet bedeline hak kazandığı ve bu bedelin hem davalı şirketten hem de sözleşmede müşterek ve müteselsil kefil olarak imzası bulunan davalı ...'ndan tahsilinin gerektiği sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Diğer taraftan davalı vekili davacının suç sayılan eylemleri nedeni ile 7.632,00 TL KDV indiriminden yararlanamayarak zarar gördüğünden bahisle bu tutarın takas ve mahsubunu talep etmelerine rağmen bu hususun göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu ileri sürmüş ise de, davalı tarafından cevap dilekçesinde takas mahsup defi'inde bulunmadığı, takas def'inin süresinde olmadığı ve HMK 141. maddesinde belirtilen gerekli şartları taşımadığından yerinde olmadığı anlaşılmış, davalıların bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Sözleşmenin Genel Şartlar Başlıklı 3.maddenin 4.bendinde. "Müşteri tarafından yukarıda belirtilen ödemelerin belirtilen sürelerde yapılmaması durumunda Danışman, Müşteri'ye bir ödeme ihtarnamesi göndererek geciken ödemenin yapılmasını talep edecektir. Müşteri, ihtarnamede belirtilen ihtar süresi içerisinde ödemesini hala yapmamışsa, bu durum Danışman'a sözleşmeyi herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın tek taraflı fesih hakkı tanıyacaktır.

Danışman'ın sözleşmeyi tek taraflı fesih etmesi ile birlikte, bu sözleşme kapsamında hak ettiği bedeller, yaptığı harcamalar ile uğradığı zarar, ziyan ve kar mahrumiyeti bedellerini Müşteri'den tazmin etme hakkı doğmuş olacaktır.

Böyle bir durumda Müşteri ayrıca yukarıda 3-C maddesinde belirtilen hizmet bedelinin % 50 (yüzde elli) oranında gecikme cezası ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmünün yer aldığı, davacı şirket tarafından Beyoğlu ...Noterliği tarafından düzenlenen 15/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile hizmet bedelinin 3 gün içinde ödenmesinin davalı şirkete ihtar edildiği,

ihtarnamenin davalı şirkete 16/05/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen 3 gün içinde ödeme yapılmadığı anlaşılmış, davalı şirketin 20/05/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve sözleşmenin 3.4.maddesi gereğince davacı şirketin cezai şarta hak kazandığı bu nedenle 22.600,00 TL'nin %50'si olan 11.300,00 TL cezai şartın davalı şirketten tahsiline karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

Açıklanan nedenler ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.

1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/545 Esas, 2020/101 Karar sayılı ve 04/02/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 648,26 TL harçtan mahsubu ile bakiye 220,66 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE, 3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.08/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1947, K. 2024/180, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  6. Hükü M
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1947
Karar No
2024/180
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1955 K.2024/189
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1956 K.2024/181
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1963 K.2024/211
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1965 K.2024/290
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1968 K.2024/212
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1975 K.2024/235

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.